ABD'nin 45. başkanı Donald Trump başkanlık koltuğuna oturduğundan bu yana İsrail'in işgal ve saldırı politikalarında belirgin bir hızlanma yaşandı.
Ortadoğu'da İsrail merkezli gelişmelere değinmeden önce, Trump'ın gelişinin İsrail'e neden cesaret verdiğini izah etmeye çalışalım.
Trump başkanlık yarışındayken, seçilirse, ABD'nin Tel Aviv'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyacağını ilan etmişti.
Trump'ın seçim kampanyası merkezinden yapılan açıklama şöyleydi: "Trump, Kudüs'ün Yahudi halkının 3 bin yıllık ebedi başkenti olduğunu benimsiyor. ABD, Trump yönetiminde Kongre'nin uzun süre önce verdiği Kudüs'ü İsrail'in bölünmemiş başkenti olarak tanıma kararını kabul edecek."
ABD büyükelçiliklerinin yeriyle ilgili karar yetkisi, 1995'de çıkarılan yasayla ABD başkanlarına bırakılmıştı. Kongre, aynı yıl ABD Büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasıyla ilgili bir yasayı kabul etmişti.
Önceki başkanlar Bill Clinton ve George W. Bush yasayı yürürlüğe koymamış, ABD Başkanı Obama da 2011'de güvenlik gerekçesiyle Tel Aviv'deki büyükelçiliği Kudüs'e nakletmeyeceği konusunda ABD Kongresi'ni bilgilendirmişti.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Aralık 2016'da İsrail'den yasa dışı yerleşimlerine son vermesini isteyen bir karar geçirdi. ABD oylamada kararı veto etmek yerine ilk defa çekimser kaldı. Bunun üzerine İsrail, yerleşimlere yönelik meclis oylamasını ertelemek zorunda kaldı.
BM'de çıkan kararda, "yasal geçerliliğinin olmadığı, uluslararası hukukta göze çarpan bir ihlal oluşturduğu, iki devletli çözümün adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışa ulaşılmasının önünde büyük bir engel teşkil ettiği" belirtilmişti.
ABD'nin veto hakkını kullanmamasına Trump'tan ve de İsrail'den büyük tepkiler geldi.
Seçim çalışmalarını yürüten Trump o günlerde Twitter üzerinden attığı mesajında şunları ifade etti: "İsrail'e saygısızca davranılmasına ve hor görülmesine izin veremeyiz. ABD'de büyük dostları vardı ama artık yok. Sonun başlangıcı İran'la yapılan berbat anlaşmaydı. Şimdi ise şu BM meselesi? Güçlü ol İsrail, 20 Ocak hızla yaklaşıyor."
"ABD'de artık dostları yok" derken, Obama yönetiminin BM kararını veto etmemesini kastediyor.
Trump seçimleri kazandı ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Trump'ın ABD Başkanı seçilmesini memnuniyetle karşıladı.
Ve Trump 20 Ocak'ta başkanlık koltuğuna oturdu.
Trump'ın atadığı bakanların ve danışmanların Yahudi olması dikkat çekti ve bu adımı "Trump İsrail kabinesi kurdu" yorumlarına neden oldu.
Damadı Jared Kushner, David Friedman, Jason Greenblatt, Stephen Miller, Steven Mnuchin, Carl Icahn, Gary Cohn, Boris Epshteyn, David Shulkin, Reed Cordish, Avrahm Berkowitz? Hepsi İsrail kökenli?
Bunlardan ABD'nin İsrail Büyükelçisi olarak atanan David Friedman, Kudüs'ü İsrail'in ebedi başkenti olarak ifade ediyor.
Trump göreve geldikten hemen sonra, İsrail, işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs'te yüzlerce yeni yerleşimi onayladı.
Kudüs Belediyesi böylece, Doğu Kudüs'te 566 yeni evin inşasına onay verdi.
Kudüs Belediyesi Planlama ve İnşaat Komitesi'nin başkanı Meir Turgeman, "Trump yönetime gelene kadar beklemem söylendi, çünkü onun yeni yerleşimlerle bir sorunu yok" dedi. Yarın devam edecek.
Ortadoğu'da İsrail merkezli gelişmelere değinmeden önce, Trump'ın gelişinin İsrail'e neden cesaret verdiğini izah etmeye çalışalım.
Trump başkanlık yarışındayken, seçilirse, ABD'nin Tel Aviv'deki büyükelçiliğini Kudüs'e taşıyacağını ilan etmişti.
Trump'ın seçim kampanyası merkezinden yapılan açıklama şöyleydi: "Trump, Kudüs'ün Yahudi halkının 3 bin yıllık ebedi başkenti olduğunu benimsiyor. ABD, Trump yönetiminde Kongre'nin uzun süre önce verdiği Kudüs'ü İsrail'in bölünmemiş başkenti olarak tanıma kararını kabul edecek."
ABD büyükelçiliklerinin yeriyle ilgili karar yetkisi, 1995'de çıkarılan yasayla ABD başkanlarına bırakılmıştı. Kongre, aynı yıl ABD Büyükelçiliğinin Kudüs'e taşınmasıyla ilgili bir yasayı kabul etmişti.
Önceki başkanlar Bill Clinton ve George W. Bush yasayı yürürlüğe koymamış, ABD Başkanı Obama da 2011'de güvenlik gerekçesiyle Tel Aviv'deki büyükelçiliği Kudüs'e nakletmeyeceği konusunda ABD Kongresi'ni bilgilendirmişti.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Aralık 2016'da İsrail'den yasa dışı yerleşimlerine son vermesini isteyen bir karar geçirdi. ABD oylamada kararı veto etmek yerine ilk defa çekimser kaldı. Bunun üzerine İsrail, yerleşimlere yönelik meclis oylamasını ertelemek zorunda kaldı.
BM'de çıkan kararda, "yasal geçerliliğinin olmadığı, uluslararası hukukta göze çarpan bir ihlal oluşturduğu, iki devletli çözümün adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışa ulaşılmasının önünde büyük bir engel teşkil ettiği" belirtilmişti.
ABD'nin veto hakkını kullanmamasına Trump'tan ve de İsrail'den büyük tepkiler geldi.
Seçim çalışmalarını yürüten Trump o günlerde Twitter üzerinden attığı mesajında şunları ifade etti: "İsrail'e saygısızca davranılmasına ve hor görülmesine izin veremeyiz. ABD'de büyük dostları vardı ama artık yok. Sonun başlangıcı İran'la yapılan berbat anlaşmaydı. Şimdi ise şu BM meselesi? Güçlü ol İsrail, 20 Ocak hızla yaklaşıyor."
"ABD'de artık dostları yok" derken, Obama yönetiminin BM kararını veto etmemesini kastediyor.
Trump seçimleri kazandı ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Trump'ın ABD Başkanı seçilmesini memnuniyetle karşıladı.
Ve Trump 20 Ocak'ta başkanlık koltuğuna oturdu.
Trump'ın atadığı bakanların ve danışmanların Yahudi olması dikkat çekti ve bu adımı "Trump İsrail kabinesi kurdu" yorumlarına neden oldu.
Damadı Jared Kushner, David Friedman, Jason Greenblatt, Stephen Miller, Steven Mnuchin, Carl Icahn, Gary Cohn, Boris Epshteyn, David Shulkin, Reed Cordish, Avrahm Berkowitz? Hepsi İsrail kökenli?
Bunlardan ABD'nin İsrail Büyükelçisi olarak atanan David Friedman, Kudüs'ü İsrail'in ebedi başkenti olarak ifade ediyor.
Trump göreve geldikten hemen sonra, İsrail, işgal altında tuttuğu Doğu Kudüs'te yüzlerce yeni yerleşimi onayladı.
Kudüs Belediyesi böylece, Doğu Kudüs'te 566 yeni evin inşasına onay verdi.
Kudüs Belediyesi Planlama ve İnşaat Komitesi'nin başkanı Meir Turgeman, "Trump yönetime gelene kadar beklemem söylendi, çünkü onun yeni yerleşimlerle bir sorunu yok" dedi. Yarın devam edecek.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Cenevre’de tehditlerin gölgesinde 60 günlük yol haritası / 23.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Büyük zafer hayali kuran Trump, İran duvarına tosladı / 14.06.2026
- Dijital mutabakatın gölgesinde yeni hamle hazırlıkları / 22.06.2026
- Kaostan beslenen düzen ve Moskova’da patlayan İHA’lar / 21.06.2026
- İslamabad Anlaşması ve İran'ın büyük zaferi / 20.06.2026
- Raflara ceza, üreticiye baskı / 19.06.2026
- İsrail’in bitmeyen yayılmacılık stratejisi / 18.06.2026
- Bütçe açıkları, faiz sarmalı ve kanıksanan yoksulluk / 17.06.2026
- Ortadoğu’da savaşa ‘reklam arası’ mı, yeni bir dönem mi? / 16.06.2026
- Gerçek enflasyonun altında ezilen emekli ve işçi / 15.06.2026
- Büyük zafer hayali kuran Trump, İran duvarına tosladı / 14.06.2026
























































