Başbakan'ın yanılgıları 11 yıldır bitmek bilmedi. Bu milletin (Türk Milletinin) varlığını analiz edemedi. Tarihteki misyonunu algılayamadı. Milli ve manevi değerlerimizin bütünlüğünü idrak edemedi. Millet kavramının mahiyetine inemediği için ayrıştırma yoluna gitti. Toplumu kucaklayamadı, sadece oy aldı. Hele devlet ile hiç barışamadı. Kendine karşı muhataplar seçip, millete şikâyet etti. Belki de en önemlisi iktidara gelmek için kimlere ne sözler verdiği, nelerden vazgeçtiğidir. Erdoğan, kendi gücünü göstermek için her daim "Düdük çalarak, tank yürüterek, mahkemeleri, yasa dışı örgütleri harekete geçirerek Türkiye'de netice alma dönemi kapanmıştır" diyordu. Şimdi millet evinde, asker kışlasında, tanklar bakımda ama ortada bir darbe, paralel devlet, yasa dışı yapılanmalar, dış güçler vs. söylemleri var ve açıkça netice almak istiyorlar. Demek ki, bu ülkede iktidara sağcısı, solcusu, dincisi vs. gelse de, her daim iktidarların iktidarı olan bir güç var. Kim bu güç? Bunu sen de, ben de, iktidara gelenler de çok iyi biliyoruz ama bir türlü resmi ağızlardan duyamadığımız gibi itiraf da ettiremiyoruz. Sonra Başbakan diyor ki; "Türkiye'nin ayarlarını değiştiremezler?" Evet, Bu coğrafyanın en önemli iki şifresi veya vidası vardır. Haçlı Batı medeniyeti bin yıldır bu vidaları gevşetemedi, gevşetemezdi de. Neydi o vidalar? Birincisi Türk Milleti kavramı. Prof. Dr. Haydar Baş'ın dediği gibi "Türkler Türkiyeli değildir. Türkiye Türklerindir." Bu gerçek İstiklal harbinden sonra T.C (Türkiye Cumhuriyeti) ile taçlanmıştır. İkincisi daha doğrusu birinci maddenin ruhu olan "La ilahe illallah Muhammed Resulullah" itikadıydı, imanıydı. İşte Haçlı Batı, bin yıldır bu iki gerçeği bir birinden ayıramadığı için Milletimizin karşısında her daim mağlup oldular. Dışarıdan bu milleti bölemeyeceklerini anlayan Haçlı Batı, sosyal, siyasal ve dini olarak milletimizin içine yöneldi. Özellikle medya kanalıyla milletimize, bizlerin geri kalmışlığı, batının ise çağdaşlığı aşılandı ve ortaya bir batı hayranlığı çıktı. Kapitalizm ve liberal ekonomi anlayışıyla da maddi olarak esir alındık. Ama asıl kopuş ve çöküş milli ve manevi sahada gerçekleşti. Ortaya bir "Ümmetçilik", "Yeni Osmanlıcılık" ve "Dinlerarası Diyalog" projeleri atıldı. Erdoğan ve partisi direk veya en-direk söylemlerle bu kavramları, milletin önünde dillendirip, alkış ve oy aldılar. Hizmetleri ise BOP ekseninde oldu. Haliyle Ortadoğu'da yalnız kalan ve artık istenmeyen bir Türkiye ortaya çıktı. İktidar, BOP yolunda hızını o kadar arttırmıştı ki, Türk Milletini de direk hedef almaya kalktı. T.C.'yi tabelalarda çok gördü. Diğer taraftan ise Vatikan'a biat eden Gülen anlayışı, Erdoğan iktidarının siyasi desteğiyle de, İslam inancında olmayan "diyalog" mantığını, Anadolu'nun her tarafına ulaştırmaya çalıştı. Tabi bu olaylar hep BOP ve Vatikan merkezliydi. Şimdi Erdoğan ile Gülen çatışıyor gözüküyorlar. Ama aslında Erdoğan, iktidarını borçlu olduğu odaklarla çarpışıyor. Gülen, bu ortakların sadece küçük bir taşeronluğunu, ofis boyluğunu oynuyor. Erdoğan günlerdir, "bir oyun oynanıyor. Bu oyunun sahipleri dış güçlerdir ve bu güçler, içerdeki taşeronları ile bizi yıkmaya çalışıyorlar" mealinde açıklamalar yapıyor. Eğer Sayın Erdoğan, bu millete son bir hizmet vermek istiyorsa, bu dış güçleri, hedef ve planlarını milletimize açıklayarak resmileştirsin. İçerdeki taşeronları ve nasıl yapılandıklarını da unutmasın. Yoksa bu milletin ahı üzerinde kalır?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Akın Aydın / diğer yazıları
- Yandaş medya nereye koşuyor, yargı ne yapıyor? / 31.08.2025
- Bu zafer öyle üç satır ile gerçekleşmedi, bakın nasıl gerçekleşti? / 30.08.2025
- Öcalan-Kandil- DEM açık, AKP-MHP kapalı oynuyor / 29.08.2025
- Bugüne kadar hangi asker veya askerler anayasa yaptı? / 28.08.2025
- Gereğini yapmanız için daha kaç bin Müslümanın ölmesi lazım? / 27.08.2025
- ‘Terörsüz Türkiye’ komisyonu ilk görevini tamamladı / 25.08.2025
- Filistin’den, Erdoğan’a 3 mektup / 24.08.2025
- Adaletin batsın dünya / 23.08.2025
- Gazze’de ‘Şükür Namazı’ ne zaman? / 22.08.2025
- 17 Ağustos’u hepsi unuttu / 20.08.2025
- Bu zafer öyle üç satır ile gerçekleşmedi, bakın nasıl gerçekleşti? / 30.08.2025
- Öcalan-Kandil- DEM açık, AKP-MHP kapalı oynuyor / 29.08.2025
- Bugüne kadar hangi asker veya askerler anayasa yaptı? / 28.08.2025
- Gereğini yapmanız için daha kaç bin Müslümanın ölmesi lazım? / 27.08.2025
- ‘Terörsüz Türkiye’ komisyonu ilk görevini tamamladı / 25.08.2025
- Filistin’den, Erdoğan’a 3 mektup / 24.08.2025
- Adaletin batsın dünya / 23.08.2025
- Gazze’de ‘Şükür Namazı’ ne zaman? / 22.08.2025
- 17 Ağustos’u hepsi unuttu / 20.08.2025