Yaşadığımız şu günler; Türkiye'nin AKP iktidarı döneminde hızla tehlikeli mecralara sürüklendiği ve altından aktığı köprüyü de söküp götürme debisine ulaşan nehrin önü alınamaz bir boyuta ulaştığı kritik bir eşik niteliğinde. Bu eşiğin aşılması durumunda, Türkiye gibi tarihsel birikime sahip, güçlü bir ulus devlet, üniter ve bağımsız yapısıyla tarihteki yerini alacaktır. Böyle bir "son", Türk milletinin son anda da olsa, duruma el koyup müsaade etmeyeceği bir durumdur ancak, bu noktaya kadar gelmiş olmamız bile ülkemiz ve milletimiz büyük bir ayıp ve kayıptır.Türkiye son birkaç yılda, asırların birikimini har vurup harman savurdu. Başbakan'ın kuruluş yılını şaşırdığı Cumhuriyetimizin 82 yılda geldiği nokta, bir anda alabora edildi. Ulus devletimiz AB'nin dikenli kucağına, bölgesel ağırlığımız ve misyonumuz ABD'nin "üstün çıkarlarına", İzmir İktisat Kongresi'yle temellerini atıp, bugünlere kadar dişimizle tırnağımızla getirdiğimiz Mili Ekonomi'miz ise IMF'nin, sömürdüğü kara paralarını sakladığı kirli kasasına hapsedildi. ***Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, iktidara geldiği günden bu yana "Türk milleti" sözünü birkez dahi olsa söyleyememiştir. Bunun aksine 30 bin kişinin katili Öcalan'ın, "benim sözlerim, benim buluşum" dediği "Türkiyelilik" kavramına sığınan Başbakan Erdoğan'ın alt kimlik- üst kimlik söylemleriyle Türkiye'yi alt üst ettiği bir vasatta, en mahrem kuruluşlarımızın mahrem kalması gereken eylemleri bir bir ifşa ediliyor. Kurulduğu günden bu yana Milli İstihbarat Teşkilatı'nın hiçbir icraatı bu kadar ortalığa saçılmamışken, MİT Müsteşarı Emre Taner'in peşmerge lideri Barzani'yi mekanında ziyaret etmesi ve ardından Barzani'nin apar topar İncirlik'e getirilerek ABD'ye uçurulması haberleri medyada geniş yer bulmaya başladı. Bu bilgiler ışığında Türkiye'nin "devlet politikasında" ciddi değişiklikler olduğu yönünde, medyada bazı kalemler aynı anda harekete geçerek toplumu "ısındırma" yazıları kaleme almaya başladılar. Kürdistan'ın kurulmasının Türkiye'nin çıkarlarına ters olmadığı, Türkiye'nin Kuzey Irak'ı, Barzani'yi ve oradaki PKK militanlarını kucaklaması gerektiğine dair akla mantığa ziyan yazılar peş peşe gelmeye başladı. Daha sonra MİT müsteşarı Taner'in Atasagun döneminde bölücübaşını İmralı'da ziyaret ettiği ortaya çıktı. Barzani'yle yakın teması olduğu söylenen Taner'in Öcalan görüşmesinin yankıları tam dinmemişken bu kez de, MİT'ten 7 ay önce emekli olan "ikinci adam" Cevat Öneş'in açıklamaları geldi. Öneş, Türkiye'nin mevcut politikalarını değiştirmesi gerektiğini ve bunun için de ilk önce Öcalan'la temas kurması gerektiğini söylüyordu. Öneş, Türkiye'nin yeni bir güvenlik anlayışına ihtiyacı olduğunu, Batı'yla yola devam dediğimiz yeni süreçte, AB ve ABD'nin politikaları dikkate alınarak oluşturulacak bu yeni güvenlik anlayışında, Kürdistan, PKK ve tabii ki Öcalan birer tehdit değil, sıçrama taşı olacakmış!Ayrıca Öneş'e göre Başbakan'ın Türkiye'nin üniter yapısını mozaik misali paramparça edecek alt kimlik üst kimlik tartışmasının da faydalı olduğu görüşünde. Tabii "bu görüşler şu an için, Öneş'i bağlar" demek durumundayız ancak, bu kişinin 7 ay öncesine kadar MİT'in ikinci adamı pozisyonunda olması ve 7 ay gibi çok kısa bir zaman diliminde bu derece radikal görüş ve anlayış sapmaları mümkün olamayacağı için, görev başındayken de aynı düşünceleri taşıdığı sonucundan hareketle endişeleniyoruz. Hem Emre Taner'in son temasları ve bu temasların gizli kalmaması için yoğun gayret sarfedilmesi şüphelerimizi daha da artırıyor. Türkiye için düğmeye basanlar, çözülme sürecinin üsten aşağıya doğru hızla yayılmasını istiyorlar. Ancak üsten başlayan çözülmenin altta durdurulacağı ve halkın bu gidişe dur diyeceğinden zerre kadar kuşkumuz yok.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012























































































