Gökyüzünde küçük, pamuk gibi bir bulut yaşarmış. Adı Pofuduk'muş. Diğer bulutlar hep kalabalık kümeler halinde dolaşır, birlikte gökyüzünü kaplar, aralarında şimşekler çaktırır, gök gürültüsü koparır ve sağanak yağmur yağdırırlarmış. Pofuduk ise küçük, yapayalnız bir bulutmuş, rüzgâr onu nereye sürüklerse oraya gider, sessiz sessiz gökyüzünde süzülürmüş. Arasıra kendi kendine “Ben ne işe yararım ki?” diye iç geçirir, büyük bulutlara da imrenirmiş. “Onlar gibi kalabalık olsam belki ben de büyük yağmurlar yağdırırdım,” der dururmuş.
Bir yaz günü Pofuduk, küçük bir köyün üstünden geçiyormuş. Köyde yaşlı bir çiftçi dede varmış. Çalışmaktan yüzünde güneş yanıkları olan, kalbi umut dolu bir dedeymiş. Tarlası kuraklıktan çatlamış, mısırları boynunu bükmüş, domatesleri solmuş, fasulyeler ise yaprak dökmüştü. Çiftçi dede her sabah tarlasına gider, toprağı okşar, gökyüzüne bakıp iç geçirirmiş: “Biraz yağmur bile yeterdi, yeter ki bitkilerim ölmesin, çocuklarım, torunlarım ve hayvanlar bu tarladan besleniyor.”
Pofuduk bu sözleri duymuş. Küçük gövdesi titremiş. Adeta kalbi sıkışmış. “Ben küçüğüm, büyük bulutlar gibi gökyüzünü kaplayamam. Ama belki içimde yeterince yağmur vardır,” diye düşünmüş. Bütün gücünü toplamış. Göbeğini şişirmiş, şişirmiş, şişirmiş... Sonra usul usul minik minik damlalar dökmeye başlamış. Önce bir damla düşmüş toprağa, sonra iki, sonra üç, dört... Yağmur olmasa da, adeta yumuşacık bir sis, ince ince bir çisenti gibi inmiş tarlaya.
Aşağıda köyün hayvanları bunu fark etmiş. Tavşan, kedi, köpek, inek, kuzu ve sincap tarlanın kenarında toplanmış. Tavşan kulaklarını dikmiş: “Bakın, yağmur yağıyor! Ama bu kadarı az!”
Kedi miyavlamış, kuyruğunu sallamış: “Gökyüzünde tek bir bulut var, o da o kadar küçük ki!”
Köpek havlayarak zıplamış: “Yine de yağıyor, görüyorsunuz değil mi? Tarla canlanacak!”
İnek yavaşça başını sallamış, otları çiğnerken: “Az da olsa, her damla toprağa hayat verir.” demiş.
Kuzu sevinçle zıplamış: “Çiftçi dede çok mutlu olacak!”
Sincap fındığını bırakıp alkışlamış: “Yaşasın yalnız bulut! Tek başına bile mucize yaratıyor!”
Yağmur damlaları toprağa değdikçe her bahar tekrarlanan mucize gerçekleşmiş. Çatlamış toprak nemlenmiş, mısırlar başını kaldırmış, domatesler kızarmaya başlamış, fasulyeler yeni yaprak çıkarmış. Çiftçi dede tarlaya koşmuş. Elleri titreyerek bir mısır yaprağını okşamış, gözleri yaşarmış: “Teşekkür ederim küçük bulut! Biraz yağmur bile yetermiş bana. Bu kadarı bile tarlamı kurtardı.”
Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.