Sevgili okurlarım önce durumu bir özetleyelim sonrasında diyeceğimizi deriz.
Konumuz 1915 Çanakkale Köprüsü…
Yap-işlet-devret modeliyle ihaleye çıkarılan projeyi, 16 yıl 2 ay 12 gün işletme süresi teklifiyle kazanan Türkiye ve Güney Koreli firmalardan oluşan 'Daelim–Limak–SK–Yapı Merkezi Ortak Girişimi' hayata geçirdi.
1915 Çanakkale Köprüsü için günlük 45 bin araç geçiş garantisi verildi.
Maşallahhh…
Verilen garantide araç başı ücret 15 euro + KDV olmuştu ancak, son bir güncellemeyle Erdoğan'ın açılışta yaptığı konuşmayla bu ücret 200 TL olarak belirlendi.
Pardon 200 liracık!
Buna göre köprünün yıllık garanti ücreti yaklaşık 380 milyon euro, işletme süreci boyunca verilecek toplam devlet garantisi miktarı ise yaklaşık 6 milyar euro oldu.
Bu garantiyle Anadolu'da kaç fabrika yapılır bir düşünün.
Feribot işletmesini yapan GESTAŞ'ın taşıdığı yıllık araç sayısı günlük 10 bin araç civarında.
Pendemi öncesi dönem olan 2019 yılında ise ortalama 12 bin araç taşındı. Yani feribotun taşıdığı araç sayısı verilen 45 bin araçlık garantinin çok altında.
Erdoğan, projenin maliyetiyle ilgili de "Projenin inşasını 2 milyar 545 milyon euro yatırım tutarıyla tamamladık" açıklaması yaptı.
Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir ise maliyetin, 3,1 milyar euroyu geçtiğini açıkladı.
Yani 50 milyar TL.
Yani Türk tarımına verilen 2.5 yıllık desteğin tutarı kadar.
Akıllı bir devlet, bu türden altyapıları bir tek kuruş borçlanmadan yapabilir.
Gelelim 200 liracık meselesine…
Sayın Cumhurbaşkanımız için 200 liracık ne ki.
Bakalım halkımız için 200 liracık hangi dönemlerde neleri satın alabiliyordu.
Örneğin 2000 yılında 200 liracıkla, 340 litre akaryakıt alınabiliyordu.
Örneğin 2009 yılı…
200 liracıkla satın alınanlar:
12 kg dana eti.
37.7 kg tavuk eti.
18.6 kg zeytinyağı.
55.5 kg muz.
149 kg sivri biber.
2.5 adet çeyrek altın.
Dahası da var ama gerek yok.
En çok eleştirdiğim bu batak ekonomide bile 200 liracıkla bakın neler alabiliyordu.
Şimdi 200 liracıkla sadece 4.5 km yolu geçebiliyorsunuz. İyi mi!
Sayın Cumhurbaşkanım artık sizin için de "yolun sonu görünüyor" türküleri mırıldanır oldu.
Ben sadece sokakta olanları aktarıyorum.
Halkın umuda, yeni bir kan değişimine ihtiyacı var.
Gülmeyen yüzlerin, açlık sınırının altında yaşayanların artık insanca yaşayacakları bir format atılmasına ihtiyaç var.
Ben halkta umut ve yegâne heyecan uyandıracak çok yeni bir slogan duydum.
"At bi format"
Formatın ne olduğunu biliyorsunuz.
Eskisinin kapandığı, yeni bir sayfanın açıldığı bir düzen.
Sayın Cumhurbaşkanım; gençler halleder, siz bundan böyle torunlarınızla hoş vakit geçirin bence.
İlla siyaset diyorsanız, bunu gençlerle el ele yapmakta kesin olarak fayda var.
Çünkü gençler, "Var bi hayalimiz" diyenle emin adımlarla yürüyor.
- Türkiye maden cenneti bir ülke / 04.05.2026
- İzzet ve şerefimizi Atatürk’e borçluyuz / 29.04.2026
- Madencileri ağlatanı, Allah güldürmez! / 28.04.2026
- Liderlere danışman değil psikolog lazım / 27.04.2026
- Fikirleri dünyada iktidar olmuş tek insan: Prof. Dr. Haydar Baş / 16.04.2026
- “Ben Türk ordusunun başıyım, Türkmen’im” / 14.04.2026
- TBMM ara seçime evet demek zorundadır / 13.04.2026
- Türkiye’yi etnisite üzerinden bölme planı! / 12.04.2026
- CHP neden Atatürkçü partilere mesafeli / 08.04.2026




























































