İran, İslam dünyası için adeta turnusol oldu.
Sözde İslam devletleri veya kimlikliklerinde İslam yazan yöneticileri bilsinler ki, tapındıkları ABD ölmüştür.
2.dünya savaşı sonrası dünyanın jandarmalığına soyunan terör devleti ABD, özellikle de 1944 yılı itibariyle kağıdını yeşile boyayarak tüm insanlığın emeğini sömüren vahşi bir düzen kurmuştu.
Önce altına, daha sonra ise petrole endekslenen ABD doları, artık hükmünü kaybetmiştir.
Altından sonra petro-dolar sistemi de tarih olmuştur.
Elbette ki ABD tarihten silinip gitti demiyoruz.
Ancak ABD demek, dolar ve ordu demektir.
ABD'nin bugüne kadar egemen olan iki gücü vardı: doları ve ordusu.
Şimdilik dolar saltanatı yıkılmaya başladığına göre, ABD ordusunun da her geçen gün zayıflayacağına tanıklık edilecektir.
İran tek başına ve adeta, İslam ülkelerinin izzetini savunur bir pozisyondadır.
Sözde İslam ülkeleri ise, şüphesiz zillet içerisindedir.
Aynı inancı ve ortak kültürü savunduğu ülkelerin ABD'ye kullukta birbirleriyle yarış halinde olmasına, Allah lanet eylesin!
Filistin ve Gazze'de yaşanan soykırıma yıllardır sessiz ve seyirci kalan İslam dünyası, ABD'ye tapındığı kadar yüce Allah'a tapınmamıştır.
Türkiye'de ise yönetimden ABD'ye karşı tek bir kelam edilmezken, arada bir dostlar alışverişte görsün diye İsrail'e yönelik orta yollu ve düşük dozlu eleştiriler getiriliyor.
Neymiş efendim, Türkiye NATO ülkesiymiş.
Sizin NATO'nuzun da Allah belasını versin ve vermiştir de!
NATO ile FETÖ aynıdır. ABD ile İsrail birdir.
Onların nazarında İslam dünyası tektir.
Türkiye veya Türk dendiğinde Batı'nın anladığı tek şey, İslam'dır.
ABD ve İsrail'in menfaatlerini önceleyen bir İslam dünyası, olmaz olsun.
Siz değil misiniz "Gaze'li Müslüman kardeşlerimiz katlediliyor" diyerek milleti sokaklara dökenler?
Siz değil misiniz bu millete, "Kahrolsun İsrail" diye slogan attıranlar.
İsrail senin kuru ve boş sloganından etkilenir veya tırsar mı zannediyorsun?
Tırstı mı bugüne kadar?
Gerçekten de İsrail'den intikam alınsın mı istiyorsunuz?
O halde bugün İsrail'e tarihin en büyük kabusunu yaşatan İran'ı neden yalnızlaştırdınız?
Bırakın askeri açıdan destek olmayı, mesaj desteği bile veremiyorsunuz.
Yoksa savaşı kınamak, savaş bitmeli demek gibi içi boş ve küresel dünyada hiçbir karşılığı olmayan sözleri sarfetmenin kime ne faydası var?
İran'da daha savaşın birinci günü tüm yönetim eliti şehit edildi.
İslam dünyası diye bir kavrama artık itibar etmediğim gibi beni en çok üzen, Türkiye'nin NATO bahanesiyle, açıkça ABD'nin ve haçlı dünyasının safında yer alıyor olmasıdır.
İran bugün İslam dünyasında, yüce Peygamberin emaneti olan ve Allah'ın ayeti ile tertemiz kılınan Ehl-i Beyt'inin, tek savunucusudur.
Sırf bu hakikat dolayısıyla İran'a, Şii denmektedir.
Oysa Şii demek, Hz Ali'nin ve evlatlarının yolunda gitmek demektir ve gidene denir.
Ve bu ekolün dayanağı açıkça Kur'an'dır.
Sünnilik hakkında Kur'an'da tek bir kelam bile geçmez, çünkü yoktur.
Eğer dini bakımdan İslam dünyasının zavallı ülkeleri İran'a namluyu çevirmiş ve ABD'nin safında yer almışlarsa, bilsinler ki Sünnilik hak ve hakikate terstir ve muhaliftir!
Tekrar ABD'nin yıkılan dolar saltanatına gelirsek deriz ki, ABD ve dolar için artık "Yolun sonu görünüyor" türküsünü söyleyebiliriz.
Doların küresel piyasalarda artık rezerv olma özelliği, yokuş aşağı tepe takla gitmektedir.
Biz bu gerçeği 2005 yılından beri biliyor ve söylüyorduk.
Çünkü ben namuslu bir Türk yazar olarak, dünya iktisat tarihini değiştiren "Milli Ekonomi Modeli" tezi ile ilgili gerçekleştirilen 11 Uluslararası kongreye tanıklık etmiş ve neticelerini milletimizle paylaşmıştım.
Bugün dolar saltanatı yıkılıyorsa ki şüphesiz olan budur, bunu gerçekleştiren ne İran'dır, ne Rusya'dır ve ne de Çin'dir.
Bizzat Prof. Dr. Haydar Baş'tır.
Elbette ki bu ülkelerin gayretleri yadsınamaz ama söylemeliyim ki, bu kararı çok daha önceleri almalıydılar.
Peki, bugün olan şey nedir?
İran'ın, Hürmüz Boğazı'nda güvenliği sağlamak adına yalnızca Çin Yuanı ile ödeme yapan veya Çin ile ilişkili petrol tankerlerinin geçişine izin veriyor.
Bölgedeki gerilim ve yaptırımlar nedeniyle, "gölge filo" olarak adlandırılan ve İran petrolü taşıyan belirli gemilerin bu yöntemle seyrüseferine devam ettiği belirtiliyor.
İran, savaşın başından itibaren uyguladığı kısıtlamalar kapsamında, özellikle Çin'e giden ve ödemeyi yuan ile yapan gemilere öncelik vererek boğazı kontrol altında tutuyor.
Helal olsun…
Güvenlik endişeleri nedeniyle genel gemi trafiği günlük ortalama 125'ten 5'e kadar düşerken, sadece anlaşmalı "gölge filolar" geçiş yapabiliyor.
Pakistan bayraklı bir petrol tankerinin bu yöntemle geçiş yapan ilk İran dışı gemilerden biri olduğu kaydedildi.
Çin, Basra Körfezi'ndeki ticaretin devamı için tarafları güvenliğe çağırırken, birçok Çinli gemilerin boğazdan geçtiği gözlemlendi.
Bu durumun, ABD öncülüğündeki yaptırımları bypass etmek ve Çin ile enerji ticaretini sürdürmek amacıyla atılmış bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yani demem o ki; Eyy ABD'ye tapan çapsız İslam ülkeleri!
Taptığınız ABD artık bitkisel hayattadır ama sizin gözleriniz kör!
Sözde İslam devletleri veya kimlikliklerinde İslam yazan yöneticileri bilsinler ki, tapındıkları ABD ölmüştür.
2.dünya savaşı sonrası dünyanın jandarmalığına soyunan terör devleti ABD, özellikle de 1944 yılı itibariyle kağıdını yeşile boyayarak tüm insanlığın emeğini sömüren vahşi bir düzen kurmuştu.
Önce altına, daha sonra ise petrole endekslenen ABD doları, artık hükmünü kaybetmiştir.
Altından sonra petro-dolar sistemi de tarih olmuştur.
Elbette ki ABD tarihten silinip gitti demiyoruz.
Ancak ABD demek, dolar ve ordu demektir.
ABD'nin bugüne kadar egemen olan iki gücü vardı: doları ve ordusu.
Şimdilik dolar saltanatı yıkılmaya başladığına göre, ABD ordusunun da her geçen gün zayıflayacağına tanıklık edilecektir.
İran tek başına ve adeta, İslam ülkelerinin izzetini savunur bir pozisyondadır.
Sözde İslam ülkeleri ise, şüphesiz zillet içerisindedir.
Aynı inancı ve ortak kültürü savunduğu ülkelerin ABD'ye kullukta birbirleriyle yarış halinde olmasına, Allah lanet eylesin!
Filistin ve Gazze'de yaşanan soykırıma yıllardır sessiz ve seyirci kalan İslam dünyası, ABD'ye tapındığı kadar yüce Allah'a tapınmamıştır.
Türkiye'de ise yönetimden ABD'ye karşı tek bir kelam edilmezken, arada bir dostlar alışverişte görsün diye İsrail'e yönelik orta yollu ve düşük dozlu eleştiriler getiriliyor.
Neymiş efendim, Türkiye NATO ülkesiymiş.
Sizin NATO'nuzun da Allah belasını versin ve vermiştir de!
NATO ile FETÖ aynıdır. ABD ile İsrail birdir.
Onların nazarında İslam dünyası tektir.
Türkiye veya Türk dendiğinde Batı'nın anladığı tek şey, İslam'dır.
ABD ve İsrail'in menfaatlerini önceleyen bir İslam dünyası, olmaz olsun.
Siz değil misiniz "Gaze'li Müslüman kardeşlerimiz katlediliyor" diyerek milleti sokaklara dökenler?
Siz değil misiniz bu millete, "Kahrolsun İsrail" diye slogan attıranlar.
İsrail senin kuru ve boş sloganından etkilenir veya tırsar mı zannediyorsun?
Tırstı mı bugüne kadar?
Gerçekten de İsrail'den intikam alınsın mı istiyorsunuz?
O halde bugün İsrail'e tarihin en büyük kabusunu yaşatan İran'ı neden yalnızlaştırdınız?
Bırakın askeri açıdan destek olmayı, mesaj desteği bile veremiyorsunuz.
Yoksa savaşı kınamak, savaş bitmeli demek gibi içi boş ve küresel dünyada hiçbir karşılığı olmayan sözleri sarfetmenin kime ne faydası var?
İran'da daha savaşın birinci günü tüm yönetim eliti şehit edildi.
İslam dünyası diye bir kavrama artık itibar etmediğim gibi beni en çok üzen, Türkiye'nin NATO bahanesiyle, açıkça ABD'nin ve haçlı dünyasının safında yer alıyor olmasıdır.
İran bugün İslam dünyasında, yüce Peygamberin emaneti olan ve Allah'ın ayeti ile tertemiz kılınan Ehl-i Beyt'inin, tek savunucusudur.
Sırf bu hakikat dolayısıyla İran'a, Şii denmektedir.
Oysa Şii demek, Hz Ali'nin ve evlatlarının yolunda gitmek demektir ve gidene denir.
Ve bu ekolün dayanağı açıkça Kur'an'dır.
Sünnilik hakkında Kur'an'da tek bir kelam bile geçmez, çünkü yoktur.
Eğer dini bakımdan İslam dünyasının zavallı ülkeleri İran'a namluyu çevirmiş ve ABD'nin safında yer almışlarsa, bilsinler ki Sünnilik hak ve hakikate terstir ve muhaliftir!
Tekrar ABD'nin yıkılan dolar saltanatına gelirsek deriz ki, ABD ve dolar için artık "Yolun sonu görünüyor" türküsünü söyleyebiliriz.
Doların küresel piyasalarda artık rezerv olma özelliği, yokuş aşağı tepe takla gitmektedir.
Biz bu gerçeği 2005 yılından beri biliyor ve söylüyorduk.
Çünkü ben namuslu bir Türk yazar olarak, dünya iktisat tarihini değiştiren "Milli Ekonomi Modeli" tezi ile ilgili gerçekleştirilen 11 Uluslararası kongreye tanıklık etmiş ve neticelerini milletimizle paylaşmıştım.
Bugün dolar saltanatı yıkılıyorsa ki şüphesiz olan budur, bunu gerçekleştiren ne İran'dır, ne Rusya'dır ve ne de Çin'dir.
Bizzat Prof. Dr. Haydar Baş'tır.
Elbette ki bu ülkelerin gayretleri yadsınamaz ama söylemeliyim ki, bu kararı çok daha önceleri almalıydılar.
Peki, bugün olan şey nedir?
İran'ın, Hürmüz Boğazı'nda güvenliği sağlamak adına yalnızca Çin Yuanı ile ödeme yapan veya Çin ile ilişkili petrol tankerlerinin geçişine izin veriyor.
Bölgedeki gerilim ve yaptırımlar nedeniyle, "gölge filo" olarak adlandırılan ve İran petrolü taşıyan belirli gemilerin bu yöntemle seyrüseferine devam ettiği belirtiliyor.
İran, savaşın başından itibaren uyguladığı kısıtlamalar kapsamında, özellikle Çin'e giden ve ödemeyi yuan ile yapan gemilere öncelik vererek boğazı kontrol altında tutuyor.
Helal olsun…
Güvenlik endişeleri nedeniyle genel gemi trafiği günlük ortalama 125'ten 5'e kadar düşerken, sadece anlaşmalı "gölge filolar" geçiş yapabiliyor.
Pakistan bayraklı bir petrol tankerinin bu yöntemle geçiş yapan ilk İran dışı gemilerden biri olduğu kaydedildi.
Çin, Basra Körfezi'ndeki ticaretin devamı için tarafları güvenliğe çağırırken, birçok Çinli gemilerin boğazdan geçtiği gözlemlendi.
Bu durumun, ABD öncülüğündeki yaptırımları bypass etmek ve Çin ile enerji ticaretini sürdürmek amacıyla atılmış bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yani demem o ki; Eyy ABD'ye tapan çapsız İslam ülkeleri!
Taptığınız ABD artık bitkisel hayattadır ama sizin gözleriniz kör!
Hacı Gaydan / diğer yazıları
- ABD’ye tapanlar bilsin ki, o artık öldü! / 23.03.2026
- Büyük olmak inanmakla mümkündür / 17.03.2026
- Tek çaremiz Atatürk’ün izinde gitmektir / 13.03.2026
- ABD - İran savaşı ve Türkiye’nin göremediği gerçek / 09.03.2026
- Petro-dolar sistemi çökerse, ABD dağılır / 05.03.2026
- ABD ve İsrail terör devletidir / 04.03.2026
- Türk yurdunda yaşayanlara TÜRK denir / 27.02.2026
- Yalancısın, alçaksın, şerefsizsin! / 20.02.2026
- Hüseyin Baş’tan küresel dünyaya tarihi mesaj / 10.02.2026
- Viyana’da Türk devrimi / 09.02.2026
- Büyük olmak inanmakla mümkündür / 17.03.2026
- Tek çaremiz Atatürk’ün izinde gitmektir / 13.03.2026
- ABD - İran savaşı ve Türkiye’nin göremediği gerçek / 09.03.2026
- Petro-dolar sistemi çökerse, ABD dağılır / 05.03.2026
- ABD ve İsrail terör devletidir / 04.03.2026
- Türk yurdunda yaşayanlara TÜRK denir / 27.02.2026
- Yalancısın, alçaksın, şerefsizsin! / 20.02.2026
- Hüseyin Baş’tan küresel dünyaya tarihi mesaj / 10.02.2026
- Viyana’da Türk devrimi / 09.02.2026

























































