HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 27 TEMMUZ 2021, SALI

Askeri Irak'ta dövecekler!

17.10.2003 00:00:00
Hani "yok ki iki karnım, birini yırtıp atayım" diyeceğimiz günlerden geçiyoruz.

Bir taraftan Mart tezkeresinin rövanşını verdik. Dünyada üç aşağı beş yukarı artan saygınlığmız yeniden sıfıra indi.

Diğer yandan Irak'ta bir Allah'ın kulu, Türk askerini istemiyor. Kürt gruplar bize karşı çıkıyor derken Geçici konsey altını çize çize "hayır kararının oy birliğiyle" alındığını açıkladı.

Sözün özü; Ne Irak'a, ne Amerika'ya; ne İsaya'ya ne Musa'ya, hiç kimseye yaranamadık.

Peki şimdi ne olacak? Daha önemlisi Türk dış politikasının getirilip oturtulduğu bu "acziyet limanının" hesabını kim verecek?

Saldım çayıra

Mevlam kayıra

Vizyonu, geniş perspektifi, büyük devlet gibi düşünmeyi bir tarafa bıraktık, burnunun ötesini görebilen bir Allah'ın kulu yokmu bu hükumette?

İşbu bu kadar mı "saldım çayıra Mevlam kayıra" havasında yürüyor.

Amerikan sicimiyle bağladıkları Türkiye'nin kader çizgisi için, az buçuk ortaya konacak bir cüz-i irade dahi yok mu?

Resmen dökülüyoruz, dökülülürken de dünyaya rezil oluyoruz.

Şu Abdulah Gül'ün sözleri şimdi, Allah aşkına ne anlama geliyor:

"Saddam Kürtleri keselim dedi, ama biz kabul etmedik."

Ey Dışişleri Bakanı;

Adama şu soruları sormazlarmı, yada sorarlarsa ne cevap vereceksiniz?

1- Saddam hangi cesaretle böyle bir teklif getirebiliyor? Acaba bu önerii için sizde uygun bir zemin görüdüğünden olabilir mi?

2- Saddam'ın teklifini reddetmeyi Kürtlere bir lütuf olarak mı görüyorsunuz, yoksa pişmanlık mı?

3- Bu sözü şimdi hatırlatarak Türkiye'ye ne kazandırdınız? Kürtleri Kesebiliriz mi demek istiyorsunuz? Zaten Türk askerinin Irak'ta istenmeme sebebi olarak, bu kadar olmasada bu nev'iden gerekçeler üretilmiyor mu?

Dışileri bakanımız son tezkere kabulünün öncesinde bildiğimiz kadarıyla, Irak'tan çok sayıda gruplarla oturdu görüştü. Bugün Irak'ta ortaya konulan Türkiye karşıtı havayı hiç mi sezemedi? Daha doğrusu nasıl farkedemez?

Hem işgalciyiz

hem de gidemiyoruz

Müzakerelerin daha m'si bitmeden, hiçbiri doğru dürüst Irak araştırması yapmadan tezkereyi yangından mal kaçırırcasına Meclis'e onaylattılar.

Onaylattılar da ne oldu peki?

Hem işgalci Amerikayla aynı safha düştük. Hemde Irak'a lejyoner olarak bile gidemiyoruz.

İşte AKP hükumetinin çok iş bilen kadrolarının Türkiye'yi getirdikleri, son nokta...

Teslimiyetçi mantıkla yürüyebileceğiniz yol işte buraya kadar!

Amerika'nın gözünden düşmeme adına yapılan komplimanlar, artık işe yaramıyor.

Cengiz Çandar "Tük Silahlı Kuvvettleri dünyada bir fatördür" diyerek Irak'taki lejyonerliğimize şapka çıkarmış, bir yerlerin sırtını ironik bir şekilde sıvazlamıştı.

Galiba şimdi bu bile olmayacak. Lejyonerliği kabul ettik ancak eskilerin deyimiyle yine, irab'ta mahallimiz yok.

Dişi Neo-Con Condeleza Rice "Türk askerinin Irak'ta durumu çok hassas" diyerek tavrını ortaya koydu.

Belliki TSK'nın Irak'ta en ufak bir pazarlık yapmasını istemiyorlar. Tam bir teslimiyet içinde "ölümüne" orada bulunmamızı talep ediyorlar. Daha doğrusu öyle emrediyor, öyle uygun görüyorlar.

Tezkere çıkmadan niçin pazarlıkların bitirilmediği şimdi daha iyi anlaşılıyor!

Hükumet tezkereyi geçirdim konu artık benden çıktı diyerek topu Genelkurmay'ın önüne atıyor. Genelkurmay ise hala pazarlık yapabileceğini, görev yapacağı yerde hiç değilse üç aşağı beş yukarı söz sahibi olabileceğini zannediyor.

Kendisine biçilen misyonu ne olduğunu anlaması için Soros'un "o çok ünlü sözünü" hatırlatmakta faydalar var.

Korkariz ki oyun askeri Irak'ta dövme oyunudur. Süleymaniye ile bu süreci başlatmışlardı.

Basiret, basiret, yine basiret...
 
Ahmet Erimhan / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.