Yaklaşan seçim tarihine rağmen vatandaşın bir türlü seçim atmosferine ısınamadığını yazmış, katılımın eksik olacağı sosyal etkinliklerin ve seçimin, gerçek demokrasilerde problem teşkil edeceğini dile getirmiştik.Bu makalemizde bu konuda bir başka pencere açmak istiyorum. Seçim atmosferine vatandaşın ilgisinin fazla olmadığı herkesin malumu ancak, ben etkili olabilecek başka kesimlerin de eski siyaset duayenlerinin de sessiz sedasız köşelerinde olanları seyretmesini, ya da ellerinden gelen gayreti ortaya koymaktan imtina etmelerini gelecek adına bir başka tehlike olarak görmekteyim. Demokrat Parti çatısında oluşan Milli Mutabakat ittifakında yer alan gerek Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarının, gerekse Namık Kemal Beyin yeni kadrolarının ortaya koydukları, tarihe geçecek derecede önemli gayretlerini görmezlikten gelmek, ne medyaya, ne memleketin eski siyaset duayenlerine, ne de etkili olabilecek kimselere bir şey kazandırmayacaktır.Çünkü Demokrat Parti çatısı altında gerçekten yeni bir istiklal mücadelesi verilmektedir. Meclis aritmetiğinin bozularak yeni bir denklem oluşması, bölünme sürecinin durdurulabilmesi için gerek Namık Beyin gerek Prof. Dr. Haydar Baş Beyin ortaya koydukları gayretlere ve uyarılara millet olarak kulak vermek zorundayız. Anlatılanlar, hatırlatılanlar, yaşanan ve gelecekte yaşanabilecek tehlikeler sıradan şeyler değildir. AKP'nin ABD'den kurgulandığı söyleniyor, Ege'deki 2 adamız, Eşek ve Bulamaç adalarımızın Yunanlılar tarafından işgal edildiği söyleniyor.Kıbrıs'ın tehlikeli bir kaybetme sürecine girildiği, dünyada bölünmüş Türkiye haritalarının dağıtıldığı, yabancılara peşkeş çekilen yer altı ve yerüstü zenginliklerimizin talan edilmesine devam edileceği anlatılıyor.Demek ki durum bu kadar acı bir vaziyet arz etmektedir. Ancak görünen o ki köşelerinde oturduğu yerde bu manzarayı görenler de sessizce beklemektedir.Sanayici görüyor, suskun; iş adamı görüyor suskun; siyaset duayenleri görüyor suskun; (yandaş olmayan) medya görüyor suskun; vatandaş zaten suskun?Peki ama ne zamana kadar devam edecek bu suskunluk?Ne zaman elinizi taşın altına koyacaksınız? Ey ehli vicdan!..
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Vatandaşlık Maaşı: Her vatandaşın hakkı / 23.10.2026
- Yoksullukla mücadele ‘sosyal devlet’in sorumluluğu / 22.10.2026
- Gençler gelecek kurmakta neden zorlanıyor? / 21.10.2026
- Borç sarmalı: İnsan geçinmek için borçlanıyor / 20.10.2026
- Geçim sıkıntısı aileyi nasıl etkiliyor? / 19.10.2026
- Geçim derdi insanı yalnız ve çaresiz bırakmamalıdır / 18.10.2026
- İnsan kendisine ayna tutabilmeli / 17.10.2026
- İyilik yaparken nefsine yenilmek / 16.10.2026
- Nefsin en tehlikeli oyunu / 15.10.2026
- Kibir, hakikatin önüne geçer / 14.10.2026
- Yoksullukla mücadele ‘sosyal devlet’in sorumluluğu / 22.10.2026
- Gençler gelecek kurmakta neden zorlanıyor? / 21.10.2026
- Borç sarmalı: İnsan geçinmek için borçlanıyor / 20.10.2026
- Geçim sıkıntısı aileyi nasıl etkiliyor? / 19.10.2026
- Geçim derdi insanı yalnız ve çaresiz bırakmamalıdır / 18.10.2026
- İnsan kendisine ayna tutabilmeli / 17.10.2026
- İyilik yaparken nefsine yenilmek / 16.10.2026
- Nefsin en tehlikeli oyunu / 15.10.2026
- Kibir, hakikatin önüne geçer / 14.10.2026

























































