'Hz. Ali’nin devlet idareciliği (2)' seslendirme dosyası:
Hz. Ali, Mâlik bin Eşter'i Mısır Valisi olarak atadığı zaman yönetimle ilgili görüşlerini ortaya koyduğu bir ahdname yazarak kendisine vermişti. Bu ahdname, Mehmed Celaleddin tarafından "Serhi Ahd Name-i Ali" adıyla İstanbul'da 1886-1887 tarihinde basılmıştır.
Bu Ahdname şu konuları içermektedir:
Allah'a Kulluk, Emir ve Yasaklara Uyma:
"Dünya geçiş yurdudur, yerleşme yurdu değildir. Orada bir kısım insanlar nefsini satıp azabın hedefi olur, bir kısmı da nefsini satın alıp kurtuluşa ererler. Bunun bilincinde olan herkes, tüm imkânlar seferber ederek halka hizmet etmenin yollarını aramalı ve kendilerini ebedi hayatın sıkıntılarından kurtarmaya çalışmalıdırlar."
"Ey Mâlik! Şunu aklından çıkarma, iyi niyetine denk gelen ve halkın selameti için ayırdığın zaman, seninle Allah arasında geçen vakitlerin en hayırlısıdır. Zira Allah buyurur ki, Kim iyi bir ise aracılık ederse onun da o işten bir nasibi olur. Kim kötü bir işe aracılık ederse onun da ondan bir payı olur. Allah her şeyin karşılığını verir.
Aziz dinini Allah'a halis kılan ibadetlerin başında farzlar gelir. Bu yüzden gece gündüz Cenab-ı Mevlâ' ya itaat ve ibadet etmek gerekir. Ayrıca bedeni ibadetlerin en yüksek dereceye ulaşmış olması yeterli değildir. Allah'a yaklaştıran kâmil ve mükemmel olan sebeplere vefa gösterilmelidir."
"Ey Malik! Allah'tan korkmalı, emirlerine uymalı ve yasak şeylerden uzak durmalısın. Zira Allah buyurur ki, 'Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun, işte onlar kurtuluşa erenlerdir."
Bu nedenle Kur an-ı Kerim' de açıklanan farzlara uymayı, sünnet-i seniyye ile olgunlaşıp kâmil bir insan olmayı ilke haline getirmelisin. Zira huzur ve mutluluk ilahî ahkâma sıkı sıkıya bağlanmaktan geçer. En düşük derecelere (esfel-i safiline) düşmek ise, itikadi hükümleri inkâr etmekle olur. Öte yandan Allah'ın günahsız kullarına el uzatmak, tatlı sözlerle onlara güven vermek, onları ciddiye almak ve ruh temizliği ile güçlendirmek gerekir. Zorbaların izlerine cesaretle giderek onları önce dil ile uyarmak, sonra el ile müdahale etmek, daha sonra da içten tepki göstererek din-i mübîne yardım etmek gerekir. Zira Yüce Allah, İslam dinine yardım edenlerin başarılı ve onurlu olacaklarını vaat etmiştir. 'Ey inananlar, eğer siz Allah'a (ın dinine) yardım ederseniz (Allah da) size yardım eder; ayaklarınızı (hakkı koruma yolunda) sağlam tutar."
O halde haklı olduğun davada Allah'tan başka hiçbir kimseden korkman gerekmez.
Basit gibi görünen ancak dini hükümlere ters düşen şeylere yönelip isyan eden nefis atını, kement bağı ile bağlamalısın. Allah buyurur ki: Nefis daima kötülüğü emredicidir. Meğer Rabb 'imin esirgediği bir nefis ola, Rabb' im bağışlayan esirgeyendir." (Prof. Dr. Haydar Baş / İmam Ali / Genişletilmiş 2. Baskı/ Sayfa 929-932)
(Devem edecek…)
Bu Ahdname şu konuları içermektedir:
Allah'a Kulluk, Emir ve Yasaklara Uyma:
"Dünya geçiş yurdudur, yerleşme yurdu değildir. Orada bir kısım insanlar nefsini satıp azabın hedefi olur, bir kısmı da nefsini satın alıp kurtuluşa ererler. Bunun bilincinde olan herkes, tüm imkânlar seferber ederek halka hizmet etmenin yollarını aramalı ve kendilerini ebedi hayatın sıkıntılarından kurtarmaya çalışmalıdırlar."
"Ey Mâlik! Şunu aklından çıkarma, iyi niyetine denk gelen ve halkın selameti için ayırdığın zaman, seninle Allah arasında geçen vakitlerin en hayırlısıdır. Zira Allah buyurur ki, Kim iyi bir ise aracılık ederse onun da o işten bir nasibi olur. Kim kötü bir işe aracılık ederse onun da ondan bir payı olur. Allah her şeyin karşılığını verir.
Aziz dinini Allah'a halis kılan ibadetlerin başında farzlar gelir. Bu yüzden gece gündüz Cenab-ı Mevlâ' ya itaat ve ibadet etmek gerekir. Ayrıca bedeni ibadetlerin en yüksek dereceye ulaşmış olması yeterli değildir. Allah'a yaklaştıran kâmil ve mükemmel olan sebeplere vefa gösterilmelidir."
"Ey Malik! Allah'tan korkmalı, emirlerine uymalı ve yasak şeylerden uzak durmalısın. Zira Allah buyurur ki, 'Sizden, hayra çağıran, iyiliği emredip kötülükten men eden bir topluluk bulunsun, işte onlar kurtuluşa erenlerdir."
Bu nedenle Kur an-ı Kerim' de açıklanan farzlara uymayı, sünnet-i seniyye ile olgunlaşıp kâmil bir insan olmayı ilke haline getirmelisin. Zira huzur ve mutluluk ilahî ahkâma sıkı sıkıya bağlanmaktan geçer. En düşük derecelere (esfel-i safiline) düşmek ise, itikadi hükümleri inkâr etmekle olur. Öte yandan Allah'ın günahsız kullarına el uzatmak, tatlı sözlerle onlara güven vermek, onları ciddiye almak ve ruh temizliği ile güçlendirmek gerekir. Zorbaların izlerine cesaretle giderek onları önce dil ile uyarmak, sonra el ile müdahale etmek, daha sonra da içten tepki göstererek din-i mübîne yardım etmek gerekir. Zira Yüce Allah, İslam dinine yardım edenlerin başarılı ve onurlu olacaklarını vaat etmiştir. 'Ey inananlar, eğer siz Allah'a (ın dinine) yardım ederseniz (Allah da) size yardım eder; ayaklarınızı (hakkı koruma yolunda) sağlam tutar."
O halde haklı olduğun davada Allah'tan başka hiçbir kimseden korkman gerekmez.
Basit gibi görünen ancak dini hükümlere ters düşen şeylere yönelip isyan eden nefis atını, kement bağı ile bağlamalısın. Allah buyurur ki: Nefis daima kötülüğü emredicidir. Meğer Rabb 'imin esirgediği bir nefis ola, Rabb' im bağışlayan esirgeyendir." (Prof. Dr. Haydar Baş / İmam Ali / Genişletilmiş 2. Baskı/ Sayfa 929-932)
(Devem edecek…)
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -8- Aileyi korumak ekonomik güvenceyle mümkündür / 04.11.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -7- Evlilikte sorumluluk ve sadakat / 03.11.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -6- Ailede başlayan ahlak / 02.11.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -5- Aileyi ayakta tutan değerler / 01.11.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -4- Nikâhın kıymetini hatırlamak / 31.10.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -3- Geleneklerin hatırlattığı değerler / 30.10.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -2- İman, hatırlamak ve sorumluluk / 29.10.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -1- İman ve nikâh tazeleme geleneği üzerine / 28.10.2026
- Üç çocuk çağrısı yetmez, aileyi geçindirmek gerekir / 27.10.2026
- Doğum İkramiyesi: Yeni bir hayata başlarken ailenin yanında olmak / 26.10.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -7- Evlilikte sorumluluk ve sadakat / 03.11.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -6- Ailede başlayan ahlak / 02.11.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -5- Aileyi ayakta tutan değerler / 01.11.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -4- Nikâhın kıymetini hatırlamak / 31.10.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -3- Geleneklerin hatırlattığı değerler / 30.10.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -2- İman, hatırlamak ve sorumluluk / 29.10.2026
- Geçmişten bugüne bir muhasebe -1- İman ve nikâh tazeleme geleneği üzerine / 28.10.2026
- Üç çocuk çağrısı yetmez, aileyi geçindirmek gerekir / 27.10.2026
- Doğum İkramiyesi: Yeni bir hayata başlarken ailenin yanında olmak / 26.10.2026

























































