Kim ne diyecek, nasıl tepki verecek diye gazeteciler yazı yazmaz, yazmamalı da zaten!
Kitabın ortasından konuşup yazdığım ve çok net anlaşılır bir yapıya sahip olduğum için zaman zaman sorun yaşamıyor değilim.
Hiç önemli değil.
Değil mi ki adil olduğuma ve hukuktan bir milim sapmadığıma inanıyorum, işte referansım budur, bu da bana yeter.
2023 seçimleri için kıyı bucak dolaşan Kılıçdaroğlu ile ilgili ciddi eleştirel yazılar kaleme aldım.
Vallahi itiraf etmeliyim ki, olgun ve demokrat bir siyasetçi.
Hiçbir yazımdan dolayı en ufak bir reaksiyon vermedi.
Zaten ben de kimseyi içitmek ve ona hakaret etmek için asla bir yazı kaleme almam.
Mesele vatansa durum başka!
Kaldı ki, Sayın Erdoğan için de saygı kuralları dışına çıkan bir üslup kullanmam ve yazmam da.
Benim ve bu gazetede yazan tüm arkadaşlarımın asıl derdi, Türkiye'dir.
Türk milletinin istiklal ve istikbalidir.
Türk vatanının tam bağımsız olmasıdır.
Bunu not düştükten sonra kısaca seçimlere ve aday profillerine gelelim.
Erdoğan gibi güçlü ve devlet imkanlarını kullanacak bir adayın karşısında seçimleri göğüsleyebilecek bir ismin kimyası, seçimleri kazanmada çok önemli rol oynayacaktır.
Aday adayı profillerine baktığımızda, hiç düşünmeden sonucu tahmin edebilecek toplumsal deneyim ve tecrübemiz olduğunu ifade etmek isterim.
Türk toplumu, gençler hariç neredeyse hiç kitap okumuyor.
Millet olarak olayları çok yönlü analiz etme kültürümüz oluşmamış.
Kim hangi ideolojiye gönül vermişse, kayıtsız şartsız o tarafı haklı görüyor.
Buradan ve bu tür hastalıklı yaklaşımlardan asla toplumsal uzlaşma çıkmaz.
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş Bey'in Türk siyaset lügatine kazandırdığı,
"Empati" kavramı, uzlaşma ve bir arada yaşama olgunluğuna dair azami katkı sunmuştur.
Türk toplumunda bugün ezberleri bozan Z kuşağıdır.
Toplumsal alışkanlıklarımızın yeniden sorgulanmasına inanılmaz etki etmişlerdir.
Seçimin galibi hangi aday olacaksa bilinmelidir ki, gençlerin sağladığı destek ile bu mümkün olacaktır.
Peki, bugün Sayın Erdoğan ve Kılıçdaroğlu'nun, Z kuşağı başta olmak üzere tüm genç neslin oylarını alabilmeleri için sizce ne gibi bir gerekçeleri olabilir?
Hiçbir adayın gençlere dair projesi yok.
Hiçbir aday, gençlerin ne düşündüğünü bilmiyor.
Gençlerin davranış ve bakış açılarına ilişkin çok uzak bir yaşamları söz konusu.
Kaldı ki, Kılıçdaroğlu adayım demedi.
Ben şayet olacaksa diye önden analiz ve tespitlerimi aktarıyorum.
Diyelim ki bu iki aday yarışacak.
Hiç tereddütsüz seçimin galibi Erdoğan olur.
Peki, ne olursa iktidar değişir diyorsanız çok basit.
Özellikle gençlere ve toplumun tüm kesimlerine yönelik mutlaka yeni bir heyecan rüzgârı estirilmelidir.
Yaşça genç seçmene yakın olmalıdır.
Hitabet kuvveti bakımından Erdoğan'a yakın hatta daha güçlü bir altyapıya sahip olmalıdır.
Atatürk kırmızıçizgisi olmalı ve tam bağımsızlığı ilke edinmelidir.
Vatandaşların kendilerine çok yakın hissettiği, sempatik bir profile sahip olmalıdır.
Koşturacak ve yürürken ayağı takılmayacak bir zindelikte olmalıdır.
Bölge ayırt etmeksizin tüm yurttaşlardan çok rahatlıkla oy alabilecek bir duruş ve karaktere sahip olmalı.
40 yaşını doldurmuş olsaydı şayet, bu profile uyacak tek bir ismi yazabilirdim.
BTP lideri Hüseyin Baş.
Ama Anayasamız olmaz diyor maalesef!
Peki, Sayın Kılıçdaroğlu bu profile kesin bir dille uymuyor ise geride kalan alternatifler kimler?
Mansur Yavaş Bey çok dürüst ve düzgün bir insan.
Olursa gençlerden bile çok ciddi oy alabileceği ortada.
Ancak işi şansa bırakmamak için şayet Ekrem İmamoğlu aday yapılırsa, o takdirde seçim sonucu çok rahat tahmin edilebilir.
Tüm bileşik muhalefetin tam desteğini alması halinde Ekrem Bey'in toplumdaki karşılığı, şu halde bile Sayın Erdoğan'dan çok daha ileri düzeydedir.
Toplumsal sosyolojik gerçekler eğer tahminlerimi yanıltmazsa, 10 puan gibi bir fark bile söz konusu olabilir.
Bu analizimi yapmama imkân sunan toplumsal bazı ilginç durumları irdelemeye lüzum görmüyorum.
Üzerinde şimdilik durmaya lüzum görmediğim bu ilginç denklemler, seçimin kaderini doğrudan belirleyecek ana faktör olacaktır bana göre.
Sayın Kılıçdaroğlu bu gerçekliklerin üzerini örter ve "Ben adayım" derse, Erdoğan dönemi kaldığı yerden devam eder.
İyi günler.
- Hüseyin Baş’tan küresel dünyaya tarihi mesaj / 10.02.2026
- Viyana’da Türk devrimi / 09.02.2026
- İnsanlık tarihinin en büyük iktisat modeli BTP’de / 02.02.2026
- Peygamberimizin tavsiyesi: “Türklerin dilini öğreniniz” / 28.01.2026
- 1921 Anayasası “Kürtlere özerklik tanıdı” yalanı! / 27.01.2026
- Emeklinin de, Türkiye’nin de tek bir kurtuluşu var: ‘MEM’ / 26.01.2026
- Dünyanın hayranlık duyduğu tek lider: ATATÜRK / 20.01.2026
- Askeri hastaneler acilen açılmalı / 19.01.2026
- Grönland’ın ilk sahipleri Türklerdir Bay Trump! / 18.01.2026




























































