Kendi kayığını çekmedikçe, hiçbir yere varamazsın.
Kendinden başka kurtarıcın olmayacak.
Bu sebeple her ne sorunun var ise hatırla.
Kilit de sensin anahtarda…
Kalk ve kendin için bir şeyler yap.
İlerlemek, eyleme ihtiyaç duyar.
Eyleme geçmek, motivasyona..
Seni ne motive eder önce onu bul.
Gerisi zaten bir şekilde hallolur.
Değişik zamanlardan geçiyoruz.
Kimsenin daha önceden bilmediği, hayal dahi edemediği, başka bir zaman dilimine girmiş gibiyiz.
Önceden aile büyükleri, akrabalar, bilge kişilikler vardı hayatımızda.
Akıl verirlerdi, yol gösterirler, nasihat ederlerdi.
Öyle bir zaman içindeyiz ki şimdi, kimse bir adım ötesini göremiyor, adım atamıyor, kimseye de şöyle böyle yap diyemiyor.
Teknolojinin çok hızlı gelişmesi ve insanların her şeye hiç olmadığı kadar yakın olabilmeleri, beraberinde tüketim toplumu olma sonucunu ortaya çıkartıyor.
Maalesef gençlerimizin büyük bir çoğunluğu sosyal medya platformlarının esiri oluyorlar.
En değerli yıllarını boşa geçiriyorlar.
Eğitim ve öğrenim düzeyleri normal standartların çok altında.
El bebek gül bebek yetiştirilen gençler, kendi kaderlerini etkileyecek yaşlarını doğru yönlendirmeden yoksun şekilde tüketiyorlar.
Edebiyat, tarih, coğrafya, matematik, fizik ve yabancı dil konusunda çok yetersiz bir nesil yetişiyor.
Sadece eğitim yönünden de değil, suça bulaşma yönünden de gençler kötü bir duruma sürükleniyor.
Sosyal medya üzerinden birbirlerini düelloya çağıranlar, hakaret ve kavga edenler, adli vakaya karışanlar, maalesef kan dökenler ve toplumsal bir vaka haline gelen gençlerin sayısı hızla artıyor.
Madde kullanımı ve ekonomik açıdan kolay paraya ulaşılan uyuşturucu satıcılığı oranları da tarihinin en yüksek seviyesinde.
18 yaş altı suç işleyenin çocuk statüsünden hareketle yargılanması yapıldığından, buradaki kanuni açığı fırsata çeviren suç örgütleri, gençleri pisliğe bulaştırmak için hazrolda bekliyor.
Toplumun kanayan yarası haline gelen ve katman katman artarak başka başka suçların ve yaşamın bozulmasına sebep olan yetersiz eğitimli genç nesil, içinden çıkılmaz sorunların baş mimarı oluyor.
Peki ne yapmalı, bu en derin sorun yumağı nasıl çözülmeli?
Yazının başında dile getirmeye çalıştığım 'kilit de sensin anahtar da' sözü işin çözüm noktası.
Bireysel olarak hem kendimizi hem de evlatlarımıza özveri ile yaklaşmamız lazım.
Bize dayatılan tüketim toplumu batağına düşmeyerek, okuyarak, bildiğimizi ve bilmediğimizi paylaşarak, empati yaparak, ötekileştirmeyerek, sorunların üzerini örtmek yerine üstüne gitmeyi başararak, gayret göstererek ve anlayış ile anca çözeriz.
Umutmayalım ki kendimize engel de, engelleri aşacak olan da kendimiziz.
Güzel günler hepinizin olsun.
- Kuruyan göller ve susuzluk tehlikesi / 22.08.2025
- Ekmek / 21.08.2025
- Eşit yurttaşlık / 20.08.2025
- Hayalet şehir Gebze TOKİ / 19.08.2025
- 'Tava da delik, yağ da yok' / 16.07.2025
- 'Sudan geçtim susuzum, yüküm ekmek karnım aç' / 15.07.2025
- Tiyatro / 12.07.2025
- Kentin boş duvarları / 11.07.2025
- Muharrem ayı ve Ehl-i Beyt / 09.07.2025