logo
27 MART 2026

Koku hafızası: Burnumuzun sakladığı zaman kapsülleri

Bir parfümün kokusuyla aniden geçmişe döndüğünüz anlar yaşadınız mı? Koku hafızası, beynimizin en güçlü zaman kapsülü olup, diğer duyulardan farklı olarak anıları ve duyguları doğrudan tetikleyerek bizi geçmişe ışınlıyor

24.08.2025 10:45:00
Eyüp Kabil
Koku hafızası: Burnumuzun sakladığı zaman kapsülleri
Koku hafızası: Burnumuzun sakladığı zaman kapsülleri
Hepimiz, beklemediğimiz bir anda duyduğumuz bir kokuyla aniden geçmişe döndüğümüz anlar yaşamışızdır. Belki taze pişmiş kurabiye kokusu bizi çocukluğumuzdaki anneannemizin evine götürmüş, belki de belirli bir parfüm eski bir anıyı canlandırmıştır. Bilim dünyası, kokunun hafıza üzerindeki bu inanılmaz gücünü Proust Etkisi olarak adlandırır. Koku, beş duyumuz içinde hafızayla en güçlü ve doğrudan bağlantıya sahip olanıdır.

KOKU VE LİMBİK SİSTEMİN GİZEMLİ BAĞI

Peki, kokunun bu kadar güçlü bir hafıza tetikleyicisi olmasının arkasındaki bilimsel sır nedir? Cevap, beynimizin derinliklerinde, duygularımızdan ve anılarımızdan sorumlu olan limbik sistemde yatıyor. Diğer duyularımızdan (görme, işitme, dokunma, tatma) farklı olarak, koku duyusu, beyne girmeden önce talamus adı verilen "röle istasyonunu" atlar. Doğrudan koku soğancığından limbik sisteme, özellikle de hafızayla ilgili birincil merkez olan amigdala ve hipokampüse gider.

Bu doğrudan bağlantı sayesinde, bir koku algılandığında anı ve duygu, aynı anda ve hızla aktive olur. Bu nedenle kokuyla tetiklenen anılar, diğer duyularla tetiklenenlere göre daha canlı, duygusal ve spontanedir.

PARFÜM ENDÜSTRİSİNİN KOKU GÜCÜ

Parfüm endüstrisi, kokunun bu güçlü hafıza ve duygu tetikleyici özelliğini ustaca kullanır. Bir parfüm markası, ürününü pazarlarken sadece hoş bir koku satmaz; aynı zamanda bir yaşam tarzını, bir anıyı veya bir duyguyu da satar. Markalar, parfüm notalarını seçerken, hedef kitlelerinin kültürel ve kişisel deneyimleriyle rezonans kuracak kokulara odaklanır. Örneğin, lavanta kokusu birçok kültürde rahatlama ve huzurla ilişkilendirilirken, narenciye kokuları tazelik ve enerjiyi çağrıştırır.

Reklamlarda gördüğümüz lüks ve romantik sahneler, parfüm kokusunu bu anılarla bilinçaltımızda eşleştirir. Bu strateji sayesinde, bir parfüm sadece güzel kokmakla kalmaz, aynı zamanda kullanıcı için benzersiz ve kişisel bir zaman kapsülüne dönüşür.

KÜLTÜRLERDE KOKUNUN YERİ

Koku, sadece kişisel hafızanın değil, aynı zamanda kolektif hafızanın ve kültürel ritüellerin de bir parçasıdır.

Japonya'da Kodo (Koku Yolu): Japonya'da, tütsüleri koklayarak sanatsal bir deneyim yaşama geleneği olan Kodo, kokunun estetik ve ruhsal boyutunu vurgular.

Orta Doğu ve Buhur: Orta Doğu kültürlerinde buhur (tütsü) yakmak, misafir ağırlama, kutsal mekanları temizleme ve ruhani törenlerde önemli bir ritüeldir.

Antik Mısır'da Parfüm: Antik Mısır'da kokulu yağlar ve parfümler, dini törenlerde, mumyalama işlemlerinde ve sosyal statüyü göstermek için kullanılırdı.

Bu örnekler, kokunun farklı toplumlarda nasıl ruhani, sosyal ve estetik anlamlar kazandığını gösterir. Koku, her kültürde bir kimlik, bir aidiyet ve bir tarih taşıyıcısı rolünü üstlenmiştir. Kokunun bu kadar güçlü bir araç olması, sadece biyolojik bir mekanizma değil, aynı zamanda binlerce yıllık insanlık tarihinin ve kültürel birikimin bir sonucudur.

Kokuların bu gizemli gücü, bizlere sadece birer koku molekülü olmadığını, aynı zamanda kişisel ve kültürel hikayelerimizi saklayan birer anahtar olduğunu hatırlatır. Belki de bir sonraki kokladığımız koku, bizi beklemediğimiz bir anı yolculuğuna çıkaracaktır.

Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu’daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye’nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu

27.03.2026 14:46:00
Ahmet Turan Yiğit
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Yeni Şafak ve Yusuf Kaplan’a TOKAT Gibi Tepki! BTP'li Mustafa Hayri Ergan "Yeni Şafak neyin peşinde?" diye sordu
Mustafa Hayri Ergan, Meltem TV ekranlarında Orta Doğu'daki savaş, mezhep tartışmaları ve Türkiye'nin duruşu hakkında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Ergan, Bugün bakıyorum Yeni Şafak yazarı çıkmış işte demiş ki ehli sünnet İslam'ın özüdür, özsuyudur. Şiilik dahil bunun dışındaki bütün oluşumlar bidattır. Sonradan zuhur etmiştir. İslam düşmanları Şia ile ittifak yaparak İslam'ın önünü takamaya çalışmaktadır" diyor. Yani şu zamanda böyle bir açıklamanın nereye hizmet? Şimdi bu açıklamanın neye hizmet ettiği çok açık. Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan. Yani bu da iktidarın Evet. iktidarın amiral gebesi dediğimiz gazetelerden bir tanesi. En büyük destekçisi bunun yazarı. Bu açıklamayı bugün yapıyor. Bunun yapıyor olması burada hep bu mezhep çatışmasını canlı tutma isteği var birilerinde. Ya şu an kardeşim sen bir ülke İsrail'le Amerika'yla savaşta sen bir ülke İsrail Amerika'yla savaştayken onun mezhebini sorguluyorsun" dedi.

BTP Genel Sekreteri Mustafa Hayri Ergan'ın açıklamasını izleyin:

Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor

Karabük'te inşaat çalışmaları sonrası oluşan çatlak ve yarıkların valilik konutuna doğru ilerlemesi endişe oluştururken, bölgede başlatılan güçlendirme çalışmaları aralıksız sürüyor

27.03.2026 14:40:00 / Güncelleme: 27.03.2026 14:43:12
İHA
Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor
Karabük'te valilik konutu tehlike altında: Çatlaklar ilerliyor
Olay, Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede yürütülen inşaat faaliyetlerinin ardından yolda oluşan çatlaklar zamanla genişleyerek derin yarıklara dönüştü.



Yarıkların valilik konutuna doğru ilerlemesi üzerine yetkililer harekete geçerken, bölgede güvenlik önlemleri artırıldı.



Muhtemel bir riskin önüne geçmek amacıyla güçlendirme ve dolgu çalışmalarına hız verildi.



Öte yandan, çalışmalar kapsamında yol çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.



Ekipler, çatlak ve yarıkların ilerlemesini durdurmak için kontrollü şekilde müdahalelerini sürdürüyor.

MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı

İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi

27.03.2026 11:24:00
İhlas Haber Ajansı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
MİT ve emniyetten PKK'lı provokatörlere operasyon: 26 gözaltı
İstanbul'da, Nevruz kutlamalarını istismar ederek izinsiz gösteri düzenleyen ve terör örgütü propagandası yapan kişilere yönelik Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) ve İstanbul Emniyeti tarafından gerçekleştirilen operasyonlarda 26 şüphelinin yakalandığı belirtildi.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT) tarafından bölücü terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik yeni bir çalışma yürütüldü.



İstanbul'da PKK/KCK silahlı terör örgütüne yardım eden kişilerin katılımı ile düzenlenen "Nevruz" etkinlikleri kapsamında örgüt propagandası yaptıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanması amacıyla bu sabah operasyon gerçekleştirildi.

Birçok adrese yapılan zincirleme operasyonda 26 PKK yanlısı kişi yakalanarak gözaltına alındı. Özel harekat timlerinin de yer aldığı baskınlarda, adreslerde yapılan aramalarda; bir kurusıkı tabanca, örgütsel flamalar ve yakalanan kişilere ait dijital materyaller ele geçirildi.

Güvenlik ve istihbarat birimlerince gerçekleştirilen operasyon kapsamında yakalanan 26 şüpheli, sorgulanmak üzere İstanbul TEM Şubeye götürüldü. Zanlılar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması

Muğla'nın Marmaris ilçesinde belediyeye yönelik rüşvet ve usulsüzlük iddiaları kapsamında yürütülen soruşturmada 3 kişi gözaltına alındı

27.03.2026 10:56:00
AA
Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması
Marmaris'te belediyeye rüşvet soruşturması
Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığınca, belediyede imar ve ruhsat işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı ve bazı kamu görevlilerinin bu işlemler karşılığında maddi menfaat sağladığı iddiaları üzerine soruşturma başlatıldı.

Soruşturma kapsamında, belediye içinde belirli yöneticilerin, kendi belirledikleri personel aracılığıyla usulsüz işlemleri yönlendirdiği ve bu süreçten kazanç elde ettiği öne sürüldü.

Güvenlik güçlerince yapılan teknik ve fiziki takip sonucu belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon başlatıldı.

Soruşturma kapsamında, belediye başkan yardımcısı, imar müdürü ve zabıta müdürünün de aralarında bulunduğu bazı şüpheliler hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilerin ikametleri, iş yerleri ve belediyedeki ofislerinde arama yapıldı.

Polis ekipleri Ö.H, T.D. ve M.K'yi gözaltına aldı.

CHP Muğla Milletvekili Cumhur Uzun belediye önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, soruşturmanın münferit bir olay olduğunu söyledi.

Marmaris Cumhuriyet Başsavcılığının yürütmekte olduğu bir soruşturma çerçevesinde belediye çalışanlarının gözaltına alınıp belediye binasına getirildiğini aktaran Uzun, "Belediye çalışanlarının görevi ile ilgili soruşturmanın derinleştirilmesi ve delillerinin elde edilmesi adına iş yerinde yapılan bir aramadan müteşekkil olduğu bunun dışında ilgili kişinin konutu ve başkaca yerlerde de aramanın bu soruşturma kapsamında yürütülmekte olduğunu belediye ve belediye işleyişi ile ilgili bir konunun olmadığı bilgisi bize şu an itibari ile verildi." dedi.

Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü de soruşturmanın münferit olduğunu belediye başkanı ve yönetimin çalışmalarına devam edeceğini kaydetti.

Öte yandan, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince belediye binasında arama çalışmaları sürdürülürken, çevik kuvvet ekiplerince de bina çevresinde güvenlik önlemi alındı.

İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi

Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye’nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti

26.03.2026 20:37:00
Ahmet Turan Yiğit
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
İran petrolüne çökme operasyonu Petrol Mühendisi Necdet Pamir Değerlendirdi
Petrol Mühendisi Necdet Pamir, küresel enerji piyasaları, petrol ve doğalgaz fiyatları, Türkiye'nin enerji stratejisi ve bölgesel jeopolitik riskleri detaylı şekilde analiz etti. Pamir, enerji krizlerinin arka planındaki ekonomik ve stratejik unsurları örneklerle açıkladı.

Pamir, "Bugünün British Petrolumu, o zamanın Anglo-Persian Oil Company'si, İngiliz hükümetinin kontrolündeki şirket tamamen İran petrolünün üstüne çökmüş durumdaydı. Musadık geldi petrolü millileştirdi. En büyük günahı bu. CIA ve MI6 birlikte TP Ajax denen bir operasyonla Musaddık'ı devirdiler. Yani o zaman da nükleere mi gidiyordu? İran ya sürekli böyle palavradan ve bakın şeyler, gerekçeler uydurmaya çalışıyorlar. Yıllar geçtikten sonra 1953'ün üzerinden bir takım belgeler sır niteliğini kaybettikten sonra Amerikan merkezi haber alma örgütü 60 yıl sonra açık açık İran'ı Sovyet saldırısına açık bırakmanın ABD'yi TP Ajax'ı planlamak ve uygulamak zorunda bıraktı" dedi.

Petrol Mühendisi Necdet Pamir'in konuşmasını izleyin:

Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu

Ordu'nun Fatsa ilçesinde sahile insansız hava ya da deniz aracı olduğu değerlendirilen bir cisim vurdu. Ekiplerin bölgede yaptığı incelemenin ardından araç, jandarma ekipleri tarafından kaldırıldı

26.03.2026 14:50:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:52:36
İHA
Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu
Ordu'da sahilde bir insansız aracı daha bulundu
Olay, ilçenin Bolaman Mahallesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar, sabah saatlerinde sahilde şüpheli bir cisim gördü. Vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarı üzerine olay yerine jandarma ekipleri sevk edildi.

Ekipler bölgeyi güvenlik çemberine alarak inceleme başlattı. Yapılan incelemelerin ardından cismin insansız hava ya da deniz aracı olabileceği değerlendirildi. Bu esnada aracının üzeri kapatıldı. Araç, jandarma ekiplerinin yaptığı incelemenin ardından, Kriminal Daire Başkanlığı'na teslim edilmek üzere olay yerinden kaldırıldı.



"Cihazda patlayıcı madde veya mühimmat olmadığı tespit edildi"

Ordu Valiliği'nden yapılan açıklamada, "Fatsa ilçemizin Bolaman Mahallesi'nde, 26 Mart 2026 Perşembe günü saat 10.00 sıralarında yaklaşık 2 metreye 50 santimetre ebatlarında insansız deniz veya hava aracı olduğu değerlendirilen bir cihaz sahilde kıyıya vurmuştur. Ordu İl Jandarma Komutanlığı Kriminal Şube Müdürlüğü Patlayıcı Madde İmha Timleri (PAMİT) ekiplerince yapılan incelemede cihazda patlayıcı madde veya mühimmat olmadığı tespit edilmiştir. Fatsa Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının talimatı doğrultusunda cihaz gerekli incelemelerin yapılması maksadıyla Fatsa İlçe Jandarma Komutanlığı olay yeri inceleme timine teslim edilmiş olup, Kriminal Daire Başkanlığına gönderilecektir" denildi.



5 gün önce Ünye ilçesinde mühimmat yüklü İDA imha edilmişti

Öte yandan Ordu'nun Ünye ilçesinde 20 Mart tarihinde Yüceler Mahallesi'nde kıyıya aktif ve mühimmat yüklü olduğu değerlendirilen insansız deniz aracı (İDA) vurmuş ve yapılan incelemeler ve kontrollerin ardından 21 Mart Cumartesi Sualtı Savunma Komutanlığı (SAS) ekipleri tarafından kıyıdan yaklaşık 4 kilometre denize çekilerek imha edilmişti.

Milli Savunma Bakanlığı: 'NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır'

Milli Savunma Bakanlığı, "NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak'ın başkenti Bağdat'ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır" açıklamasını yaptı

26.03.2026 14:29:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:36:29
İHA
Milli Savunma Bakanlığı: 'NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır'
Milli Savunma Bakanlığı: 'NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır'
Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Tuğamiral Aktürk, konuşmasında Katar'da eğitim faaliyetleri yürüten helikopterin kaza kırıma uğraması sonucu şehit olan Hava Savunma Binbaşı Sinan Taştekin'e, ASELSAN teknisyenlerimiz Süleyman Cemre Kahraman ve İsmail Enes Can ile Katar Silahlı Kuvvetleri personeline ve Ağrı'da meydana gelen askeri araç kazasında şehit olan Piyade Uzman Çavuş Yusuf Açay ile Ulaştırma Uzman Çavuş Selman Akarsel'e Allah'tan rahmet diledi.



"Son bir hafta içerisinde 2 PKK'lı terörist daha teslim oldu"

Türkiye'nin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye Türkiye'nin sınırlarında ve ötesinde kesintisiz ve kararlı şekilde sürdürdüklerini kaydeden Aktürk, "Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama-tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde 2 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekat bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir. Hudutlarımızda ise yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 2'si terör örgütü mensubu olmak üzere 107 şahıs yakalanmış, 950 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece 1 Ocak'tan bugüne kadar, sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı bin 524, engellenen kişi sayısı da 16 bin 929 olmuştur" açıklamasında bulundu.



"NATO Irak Misyonu"nun çekilmesi kararlaştırıldı"

Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin uluslararası görevler ve ikili ilişkiler kapsamında, geniş bir coğrafyada barışın tesisi ve istikrarın sürdürülmesine katkı sunmaya devam ettiğini kaydederek, "NATO makamları tarafından bölgemizde son dönemde meydana gelen gelişmeler kapsamında, 'NATO Irak Misyonu'nun çekilmesi kararlaştırılmıştır. Bu karar doğrultusunda Irak'ın başkenti Bağdat'ta görev yapan Türk Silahlı Kuvvetleri personelimizin ülkemize tahliyesi başarıyla gerçekleştirilmiştir. NATO tarafından yürütülen çekilme planı kapsamında Müttefik ülke personelinin tahliye faaliyetlerine de ülkemiz tarafından destek sağlanmıştır" diye konuştu.

ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmaların ve İsrail'in devam eden saldırganlığının Orta Doğu'daki barış ve istikrarı tehdit ettiğini söyleyen Aktürk, Türkiye'nin tüm tarafların itidal göstermesi ve ihtilafların uluslararası hukuk temelinde, diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği yönündeki kararlı tutumunu sürdürdüğünü ifade etti.

"İsrail'in, Suriye'nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ihlal etmekte"

İsrail'in bölgedeki saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aktürk, sözlerine şu şekilde devam etti:
"İsrail'in, Lübnan'da altyapı, sivil tesisler ve yerleşim alanlarını hedef alan saldırıları, siviller üzerinde ağır sonuçlar doğurmakta olup uluslararası insancıl hukukun ihlali niteliği taşımakta, Litani Nehri güneyine yaptığı kara harekatı ve nehir üzerindeki köprüleri imha etmesi, önümüzdeki dönemde Lübnan'a yönelik yürüteceği işgal politikasını da göstermektedir. Ayrıca İsrail'in, Suriye'nin güneyinde sürdürdüğü faaliyetler, ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal etmekte; Batı Şeria'da artan yasa dışı yerleşim faaliyetleri ve şiddet olayları bölgedeki kırılganlığı daha da artırmaktadır. Kalıcı barışın tesisi için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi ve Filistinlilerin temel haklarının korunması elzemdir. Başta Birleşmiş Milletler olmak üzere uluslararası toplumu, bölgede artan ihlallerin önlenmesi ve uluslararası hukukun etkin şekilde uygulanması için sorumluluk almaya davet ediyoruz."



"Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalandı"

Tuğamiral Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in 24 Mart'ta Birleşik Krallık Savunma Bakanı'nın resmi davetlisi olarak İngiltere'ye gittiğini hatırlatarak, "Bakanımız, mevkidaşıyla baş başa ve heyetler arası görüşmeler gerçekleştirmiş, Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesini imzalamıştır" dedi.

Eğitim ve tatbikatlara yönelik bilgilendirmelerde de bulunan Tuğamiral Aktürk, 29 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Isparta ve Ankara'da Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet, 2-22 Nisan tarihleri arasında ise Kars'ta Türkiye ve Azerbaycan arasında Haydar Aliyev Fiili Atışlı Müşterek Tabur Görev Kuvveti tatbikatlarının icra edilmesinin planlandığını aktardı.

Aktürk, Türkiye öncülüğünde Karadeniz'deki mayın tehlikesine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Karadeniz (MCM BLACK SEA) Görev Grubunun 9'uncu aktivasyon faaliyetinin TCG Ütğm. Arif Ekmekçi, TCG Ayvalık gemilerimiz ile Bulgaristan Deniz Kuvvetleri unsuru Priboy ve Romanya Deniz Kuvvetlerine ait Gikulesku'nun katılımıyla 24 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Karadeniz'de icra edildiğini ifade etti.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin modern ve caydırıcı yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların yerli ve milli savunma sanayii imkanlarıyla kararlılıkla sürdürüldüğüne dikkati çeken Aktürk, bu kapsamda Bir Orta Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi SİPER-1 Bataryası'nın daha envantere alındığını ve Muhtelif miktarda Aksungur İHA ile CATS Elektro-Optik/Kızılötesi Kamera Sistemi'nin muayene ve kabul faaliyetleri tamamlandığını bildirdi.



"Eurofighter Typhoon uçağı teknik ve lojistik destek sözleşmesi yedek parça, simülatörler, test ekipmanlarını kapsamaktadır"

Eurofighter Typhoon uçağı tedariki kapsamında uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesinin detaylarını paylaşan Milli Savunma Bakanlığı kaynakları, "Sözleşme; pilot ve öğretmen pilot, uçak bakım teknisyeni, elektronik harp ve sistem yöneticisi eğitimleri ile yedek parça, simülatörler, test ekipmanları ve yer destek cihazlarını kapsamaktadır. Üretici firma tarafından ayrıca, uçakların hizmete girmesinden itibaren ilk üç yıllık süre boyunca teknik destek hizmetleri sağlanacaktır" açıklamasında bulundu.

"İDA ve İHA'ların Karadeniz'de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir"

Ordu'nun Ünye ilçesi açıklarında tespit edilen insansız deniz aracına ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Milli Savunma Bakanlığı, "Ordu'nun Ünye ilçesi açıklarında, motorunun arızalanması sonucu akıntıyla kıyıya sürüklendiği değerlendirilen ABD menşeli bir İnsansız Deniz Aracı (İDA), SAS Komutanlığı ekiplerince güvenli şekilde imha edilmiştir. Rusya Ukrayna arasında devam eden savaşta yoğun olarak kullanılan İDA ve İHA'ların kontrolünü kaybetmesi veya hareket kabiliyetini yitirmesi sonucu Karadeniz'de oluşturduğu riskler yakından takip edilmektedir. Bu durum, deniz güvenliği açısından dikkat ve tedbir gerektirmektedir. Bu kapsamda, denizde faaliyet gösteren, başta balıkçılarımız ve denizcilerimiz olmak üzere tüm vatandaşlarımızın azami dikkat göstermesi önem arz etmektedir. Şüpheli bir cisim veya sahile vurmuş bir İDA/İHA tespit edilmesi halinde, kesinlikle müdahale edilmemeli ve vakit kaybetmeden güvenlik birimlerimize bilgi verilmelidir."

Milli Savunma Bakanlığı tarafnndan konu üzerine yapılan açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı unsurların, Karadeniz'de deniz yetki alanlarının korunması amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre keşif, gözetleme ve karakol faaliyetlerine devam ettiğini belirtti.

"Katar'da ki helikopter ilk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır"

Katar Silahlı Kuvvetlerine ait helikopterin düşmesine ilişkin ayrıntılara da değinen Milli Savunma Bakanlığı, "İlk belirlemelere göre teknik bir arıza nedeniyle kaza kırıma uğramıştır. Kaza kırımın kesin nedeni Katar makamlarınca yürütülen inceleme sonucunda belirlenecektir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, üretilen yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin sahada performanslarını deneme, geliştirme ve eğitim faaliyetlerini yurtiçi ve yurtdışında mühendis ve teknisyenlerimizle omuz omuza birlikte yapmaktadır. Bu durum dünyanın hiçbir ülkesinde örneği olmayan ve yerli ve milli savunma sanayi ürünlerimizin gelişmesine çok büyük katkı sağlayan bir uygulamadır" açıklamasında bulundu.

Yine Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı ve orada görev yapan Türk personellerin güvenliğinin, mevcut bölgesel gelişmeler ve artan güvenlik hassasiyeti gözetilerek, Katar makamları ile tam bir eşgüdüm içerisinde alınan ilave tedbirlerle en üst düzeyde sağlandığını belirten Milli Savunma Bakanlığı, şuana kadar olumsuz bir durum yaşanmadığının da altını çizdi.

"Kurulması planlanan NATO Karargahı bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır"

Kurulması planlanan NATO Çok Uluslu Kolordu Karargahı'na ilişkin kamuoyunu bilgilendiren Milli Savunma Bakanlığı, 2023 yılında NATO Güneydoğu Bölgesel Planı kapsamında bir Kolordu Karargahı kurulmasına yönelik çalışmaların başlatılmasının emredildiğini ve bu niyetin 2024 yılında NATO'ya beyan edildiğini belirtti. Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bu kapsamda, bir Türk general komutasında kurulması planlanan karargâhın ihtiyaçlarını karşılamak üzere 6'ncı Kolordu Komutanlığı görevlendirilmiş, millî çekirdek kadrolara gerekli atamalar yapılmıştır. Karargahın çok uluslu bir yapıya dönüştürülmesine yönelik çalışmalar NATO makamlarıyla koordineli şekilde sürdürülmekte olup NATO prosedürleri henüz tamamlanmadığından onay süreci devam etmektedir. Karargahın Onaylanmış bir logosu da bulunmamaktadır. Bahse konu Kolordu Karargâhının görevi, Bölgesel Planlar kapsamında, kendisine tahsis edilecek kuvvetlerin entegrasyonunu sağlayarak sorumluluk sahasında caydırıcılık ve savunma faaliyetlerini desteklemektir. Öte yandan, tehdit değerlendirmesi kapsamında hazırlanan NATO Güneydoğu Bölgesel Planı Müttefiklerce daha önceden onaylandığından, kurulması planlanan söz konusu Çok Uluslu Kolordu Karargâhının bölgemizde meydana gelen son gelişmelerle bir ilgisi bulunmamaktadır."

Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı

İstanbul Güngören'de bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı. İddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi

26.03.2026 14:09:00
İHA
Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
Güngören'de bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamenin detaylarına ulaşıldı
İstanbul Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, E.Ç. (14) 'şüpheli', Atlas Çağlayan 'maktul', aralarında Çağlayan'ın ikiz kardeşi Doruk'un da bulunduğu 4 çocuk 'mağdur', Çağlayan'ın anne ve babasının da bulunduğu 3 kişi ise 'müşteki' sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, olay günü olan 14 Ocak günü saat 20.16 sıralarında bir kafede iki grup arasında tartışma çıktığı, bu sırada Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) E.Ç.'nin, Atlas Çağlayan'ı bıçakladığı, bu olay sonucunda ise Çağlayan'ın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği, olay kapsamında ise soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

Ölü muayene raporunda, yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı

Hazırlanan iddianamede Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu yer aldı. Raporda, E.Ç.'nin işlemiş olduğu 'kasten öldürme', '6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler kanununa muhalefet' ve 'silahla tehdit' suçlarını işlediği, suçların fiili olarak hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu vurgulandı.
Öte yandan Maktul Atlas Çağlayan'ın 15 Ocak 2026 tarihli ölü muayene raporu da iddianamede yer aldı. Rapora göre Çağlayan'ın göğüs ön ortada 3 buçuk santimlik kesi, göğüs solda 1 buçuk santimlik kesi olduğu, otopsi raporunda ise, vücutta 2 adet kesici delici alet yarasının tespit edildiği, göğsünün belli yerlerinde geniş kesici delici alet yarasının bulunduğu ve bu yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte olduğu aktarıldı.

Olay gününe ait görüntü inceleme tutanakları da iddianamede yer aldı. Tutanaklara göre, olay günü E.Ç. ve arkadaşlarının kafede oturduğu, daha sonra Atlas'ın geldiği, E.Ç.'nin, kafeden çıkarken Atlas ile bakıştığı, Atlas ve arkadaşlarının SSÇ ve arkadaşlarının arkasından gittiği, E.Ç.'nin cebinden bıçak çıkarttığı, elinde bulunan bıçağı Çağlayan'a 2-3 defa sallayarak yaraladığı, SSÇ'nin maktulü bıçakladıktan sonra arkadaşları ile kaçtığı belirtildi. Öte yandan şüpheli E.Ç.'nin ve maktul Atlas Çağlayan'ın 3 aylık arama ve aranma baz verilerinde, taraflar arasında herhangi bir baz kaydına rastlanmadığı da belirtildi. E.Ç.'nin telefonunda yapılan incelemeye göre, şüphelinin elinde silah olan birden fazla fotoğraf, tek başına silah fotoğrafları ve 1 adet çakı fotoğrafının bulunduğu da iddianamede değinildi.

"E.Ç. itildikten sonra bıçak çıkardı ve bıçağı Atlas'ın göğüs bölgesine doğru sapladı"

Müşteki anne Gülhan Ünlü'nün ve baba Cüneyt Çağlayan'ın, olayı görmediklerini diğer oğulları Doruk Çağlayan'ın kendilerini arayarak olaydan haberdar olduklarını belirttikleri iddianamede yer aldı. Olay sırasında Atlas'ın yanında bulunan ikiz kardeşi Doruk savcılık ifadesinde, "İçeri girdiğimiz andan beri E.Ç. ve yanındaki şahıslar bize bakıyorlardı. Daha önceden şahısları tanımıyorduk, E.Ç. ve arkadaşları, masadan kalkıp kasaya doğru geldikleri sırada E.Ç.'nin yanında bulunan kısa boylu esmer çocuk, Y.O., bize hitaben, 'ne bakıyorsun' dedi. E.Ç. ise araya girerek 'senin gücün küçük çocuğa mı yetiyor, ne bakıyorsun' ve 'dışarı gelin' dedi. E.Ç. ve arkadaşları dışarı çıktıktan sonra Y.O., Atlas çıktı. Ben ise farklı bir kapıdan çıktım. Çıktığımda Y.O. ve diğer çocuklar tartışıyordu. E.Ç. isimli şahıs bize hitaben 'sizi öldürürüm, hepinizi deşerim' dedi. Bıçağı görünce bize bir şey yapmasın diye E.Ç.'yi ittik. Atlas'ta bu sırada çocuğu bir kere itti. E.Ç. itildikten sonra bıçak çıkardı ve bıçağı Atlas'ın göğüs bölgesine doğru sapladı, şikayetçiyim" dedi.

"Bıçağı 1 kez karnına vurdum"

Suça Sürüklenen Çocuk şüpheli E.Ç.'nin de savcılık ifadesi iddianamede yer aldı. E.Ç.'nin ifadesinde, "Olay günü maktul ve arkadaşlarıyla kafede karşılaştık. Karşı tarafı daha önceden tanımıyordum. Sürekli bize bakıyorlardı ve kafeden çıktıktan sonra arkamızdan geldiler. Atlas bize, 'ne bakıyorsun" diyerek küfür etti ve üzerime yürüdü. Bu nedenle bıçağı 1 kez karnına vurdum. 2 kez de isabet etmeyecek şekilde bıçağı salladım. Olaydan sonra kaçtım ancak A.H.'nin teslim ol demesi üzerine, kendi irademle olay yerine geri geldim. Bıçağı kaçtığımız sırada A.H. benden aldı. Olay yerine geldikten sonra bir erkek şahsın bıçağı atın demesi üzerine yere attık. Bıçağı olay günü almıştım. Bana aittir ancak kimseyi tehdit etmedim" dediği belirtildi.

"Atlas ve arkadaşları hiç bakmıyorlardı. E.Ç. ise ısrarla 'kavga edelim' demesi üzerine kavga çıkacağını anladım ve kafeden kalkmak istedim"

Olay sırasında E.Ç.'nin yanına bulunan A.H., iddianamede 'tanık' sıfatıyla yer aldı ve ifadesi dosyaya eklendi. A.H. ifadesinde, "E.Ç. ile çocukluk arkadaşıyız. Karşı tarafı ilk kez olay günü gördük. Kafeye gittik sonra Atlas ve arkadaşlarının geldi. E.Ç. sürekli, 'niye bakıyorlar kavga edelim' beyanında bulunuyordu, ben sadece bir kez Atlasların olduğu masaya dönüp baktım. Atlas ve arkadaşları hiç bakmıyorlardı. Telefonla oynuyorlardı. E.Ç. ise ısrarla 'kavga edelim' demesi üzerine kavga çıkacağını anladım ve kafeden kalkmak istedim. E.Ç.'yi de yanıma alarak önden çıktım, çıkarken Y.M. isimli arkadaşımız bir anda koşarak önüme geçti. Y.M.'nin laf atmış olabileceğini düşündüm ve Y.M.'yi tuttum. Çıkarken karşı tarafla herhangi bir diyalog geçmedi. Biz çıktıktan sonra Atlas ve arkadaşları arkamızdan çıktı. Karşı taraftan bir şahıs Y.M.'ye küfür etti, E.Ç., küfür eden çocuğu yakasından tuttu, aralarında itişme oldu. Bir anda E.Ç.'nin elinde bıçak gördüm ancak Atlas'a bıçakla nasıl vurduğunu görmedim. Bıçaklamadan önce E.Ç., 'seni vururum, sizi vururum' dedi. Atlas sadece olayı ayırmak için E.Ç.'yi itti. Atlas bıçaklandıktan sonra kaçtık, E.Ç. bıçağı saklamasın diye cebime koydum. Bıçak, E.Ç.'nin babasına aittir. Bunu E.Ç.'nin annesi, benim abime söyledi. Bıçakla alakam yoktur. Olay yerinden kaçtıktan sonra E.Ç. çok korktu, onu kolundan tutarak olay yerine geri getirdim. Bu sırada bir şahıs gelerek bıçağı sordu, ben de bıçağı yere attığımı söyledim. Olay yerinden kaçtıktan sonra geri geldik. Karşı tarafla husumetimiz veya tanışıklığımız yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" ifadelerini kullandığı vurgulandı.

21 yıl 7 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli E.Ç. hakkında, 'çocuğa karşı kasten öldürme', '6136 sayılı yasaya muhalefet etme' ve 'zincirleme şekilde silahla tehdit' suçlarından toplam 13 yıl 6 aydan, 21 yıl 7 ay 15 güne kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Şüphelinin yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanacak.

İZBETON davasında ara karar açıklandı

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ'deki usulsüzlük iddialarına yönelik açılan davanın beşinci duruşması tamamlandı. Mahkeme heyeti ara kararında sanıkların adli kontrol tedbirlerinin devamına ve bilirkişinin reddi talebinin reddedilmesine hükmetti

26.03.2026 13:58:00 / Güncelleme: 26.03.2026 14:03:38
İHA
İZBETON davasında ara karar açıklandı
İZBETON davasında ara karar açıklandı
İZBETON AŞ Kentsel dönüşüm projelerinde "ihaleye fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla açılan davaya Aliağa'da devam edildi. 5. Duruşmada tutuksuz yargılanan sanıklar hakim karşısına çıktı.



Başka bir dosyadan tutuklu bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu da duruşmaya katıldı.



Yoklamayla başlayan duruşmada sanık avukatları dosyaya atanan yeni bilirkişi heyetine itiraz etti. Mahkeme heyeti avukatların bilirkişinin reddi talebini kabul etmedi.



Adli kontrol tedbirleri sürecek

iddianamede 449 mağdur ve 7 müşteki bulunurken, sanıklar hakkında 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Operasyonlarda 139 şüpheli yakalandı ve adliyeye sevk edilen şüphelilerden 60'ı tutuklandı. Süreç içerisinde yapılan itirazlar ve tahliyelerle İZBETON ana davasında tutuklu sanık kalmadı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkında daha önce uygulanan adli kontrol tedbirlerinin devam etmesine karar verdi.

Dosyada yer alan eksikliklerin tamamlanması ve bilirkişi raporunun mahkemeye sunulması kararlaştırıldı. Mahkeme heyeti, tüm eksiklerin giderilmesi amacıyla duruşmayı 17 Haziran 2026 saat 10.00'a erteledi.

Elazığ'da deprem

Elazığ'ın Sivrice ilçesinde saat 10.37'de deprem meydana geldi

 

26.03.2026 10:53:00 / Güncelleme: 26.03.2026 11:48:10
Anadolu Ajansı
Elazığ'da deprem
Elazığ'da deprem

Elazığ'ın Sivrice ilçesinde saat 10.37'de 4,3 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Sivrice olan 4,3 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

Depremin 11,33 kilometre derinlikte meydana geldiği belirlendi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.