logo
30 MART 2026

Milli Ekonomi Modeli ve akademik dünyada görünürlük

02.03.2026 00:00:00
Avusturya'nın başkenti Viyana'da 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi (MEM) Viyana Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde 7–8 Şubat tarihlerinde gerçekleştirildi. Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli, 21 ülkeden 50'den fazla bilim adamı ve akademisyen katılımı ile 2 gün süren kongrede, 9 ayrı oturumla değerlendirildi. 30 yıldır Prof. Dr. Haydar Baş Bey'in sıkı takipçisi ve bir dönemde siyasetinde görev almış biri olarak bu kongreye ben de tıp fakültesi son sınıftaki kızım ile katılmıştım. Amacım modelin küresel ölçekteki gelişimini yerinde gözlemlemekti.
 
Bu yazıyı kaleme almaktaki amacım MEM'in uluslararası akademik görünürlüğü açısından şimdiye kadar yapılmış olan çalışmalara destek mahiyetinde bazı önerilerde bulunmaktır. 
 
Yeni bir ekonomik modelin uluslararası akademik camiada kabul görmesi ve görünürlük kazanması, sadece "iyi bir fikir" olmasının ötesinde, stratejik bir entelektüel pazarlama süreci gerektirir. Ana akım iktisat teorilerinin dışına çıkmak zordur; bu yüzden yöntemsel titizlik ve doğru ağları kullanmak hayati önem taşır.
 
Model, geleneksel iktisat yaklaşımlarının (kapitalizm ve sosyalizm) dışında, tüketim eksenli ve senyoraj hakkı gibi özgün mekanizmalara dayanan bir yapıya sahip. Bu modelin uluslararası akademik camiada "ana akım" bir referans haline gelmesi için, ideolojik çerçevesinden ziyade teknik ve ampirik gücünün ön plana çıkarılması gerekir.
 
MEM'in görünürlüğü için en büyük fırsat, günümüz dünyasındaki gelir adaletsizliği ve borca dayalı para sisteminin çıkmazıdır. Model, bu sorunlara teknik bir "çözüm sağlayıcı" olarak konumlandırılırsa akademik kabulü hızlanacaktır.
 
MEM'in uluslararası akademik çevrelerde "bilimsel bir otorite" olarak kabul görmesi için en kritik aşama, modelin teorik iddialarını hakemli ve yüksek etki faktörlü dergilerde, küresel iktisat diliyle makaleleştirmesidir.
 
Aslında aşağıda bahsedilecek olan bazı maddelerin ülkemiz ve dünyada konjonktürel veya yapısal olarak uygulanması zor da olsa, yarının ne getireceği belli olmadığı düşünülerek Uluslararası Bağımsız Ekonomi Modeli Birliği Başkanlığına bazı önerilerde bulunmak isterim:
 
1. Terminolojiyi Küresel Literatürle Entegre Etmek: Bu konu kongrede özellikle vurgulanmış olsa da modelin "Milli" takısı bazı ülkelerde tarihsel bütünlük ve siyasi yapılanma açısından bakıldığında politik bir çağrışım yapsa da akademik dünyada bu kavramları modern iktisadi karşılıklarıyla eşleştirmek gerekir.
 
• Tüketim Endeksli Analiz: Modelin merkezindeki "tüketim" vurgusu, modern Davranışsal İktisat ve Post-Keynesyen talep teorileriyle ilişkilendirilmiş ve karşılaştırmalı analizlere dayanan ülke içi ve uluslararası makaleler ile kurgulanabilir.
 
• Senyoraj ve Para İle İlgili Tanımlar: Modeldeki para tanımı, güncel "Modern Para Teorisi" tartışmalarıyla kıyaslanmalı ve farkları (özellikle "emeğin karşılığı para" tezi) matematiksel olarak modellenmelidir. Prof. Dr. Gavriletz'in Rusya kongresinde sunduğu matematiksel modelleme örneği, bu tür teknik çalışmaların sayısının artırılması gerektiğini göstermektedir.
 
2. Uluslararası "MEM Kongreleri"nin Çıktılarını Literatüre Kazandırmak: Modelin daha önce Rusya-Duma, Almanya-Heidelberg, Avusturya-Viyana gibi yerlerde ilgi görmüş olması önemli bir referanstır. Ancak bu ilginin akademik bir "etki faktörüne" dönüşmesi için mesela:
 
• Özel Sayılar: Saygın ekonomi dergilerinde (örneğin "Alternatif Para Teorileri ve Milli Ekonomi Modeli" başlıklı) özel sayılar yayımlanması hedeflenebilir.
 
• Hakemli Kitap Bölümleri: Bazı kabul görmüş yayınevlerinden çıkacak kitaplarda bölümler yazılabilir.
 
3. Akademik Atıf ve Ağ Oluşturma: Makale yayımlamak tek başına yetmez; o makalenin okunması ve referans verilmesi de gerekir:
 
• Uluslararası Yazarlık: Makalelerin sadece Türk akademisyenler tarafından değil, MEM'e ilgi duyan Rus, Çinli veya Brezilyalı iktisatçılarla ortak yazarlı (co-authored) olarak hazırlanması "evrensellik" algısını pekiştirir.
 
• Açık Erişim (Open Access): Makalelerin herkes tarafından ücretsiz ulaşılabilir olması, gelişmekte olan ülkelerdeki genç akademisyenlerin bu modeli tezlerinde kullanma ihtimalini artırır.
 
4. Karşılaştırmalı Vaka Analizleri: Modelin öngörülerinin haklı çıktığı küresel olaylar akademik bir dille raporlanmalıdır. 
 
• 2008 Krizi ve Sonrası: Kapitalist modellerin tıkandığı noktalar ile MEM'in sunduğu çözümler (sosyal devlet projeleri yoluyla piyasanın canlandırılması) arasındaki ilişki ampirik verilerle makaleye dönüştürülebilir.
 
• BRICS Ülkeleri Odağı: Rusya ve Çin gibi modelle ilgilenen ülkelerin iktisat politikalarındaki "MEM etkileri" araştırılmalı ve bu durum "Asya Ekolünde Yeni Yaklaşımlar" başlığıyla sunulabilir.
 
Akademik ekosistem
 
Uluslararası akademik dünyada bir teorinin yerleşmesi için sadece bireysel çabalar yetmez; bu süreci besleyen kurumsal, yasal ve mali bir "Akademik Ekosistem" kurulmalıdır. MEM özelinde, bu yayınların sayısını ve kalitesini artırmak için uygulanabilecek yasal ve onaylanmış teşvik mekanizmaları şunlar olabilir:
 
1. Proje Bazlı TÜBİTAK ve AB Fonu Modeli: Akademisyenlerin bir konuya odaklanması için en büyük motivasyon araştırma bütçesidir. 
 
• Özel Çağrılı Programlar: "Alternatif İktisat Modelleri" veya "Kaynak Bazlı Ekonomi Teorileri" başlığı altında özel TÜBİTAK (veya ilgili ülke kurumları) çağrıları açılabilir.
 
• Stratejik Araştırma Ödeneği: MEM üzerine uluslararası Q1 kategorisindeki dergilerde makaleleri yayımlanan araştırmacılara, standart yayın teşviklerinin (UBYT) 5-10 katı oranında "Stratejik Makale Teşviki" verilmesi yasal olarak düzenlenebilir.
 
2. Uluslararası "Sandwich" Doktora Bursları: Teoriyi genç beyinlere işlemek, kalıcılığı sağlar:
 
• Yurt Dışı Araştırma Bursu: Doktora tezini MEM'in parametreleri (Senyoraj, Vatandaşlık Maaşı vb.) üzerine yazan öğrencilere, bu tezleri dünyaca ünlü üniversitelerde (LSE, Harvard, vb.) savunmaları veya orada araştırmacı (Visiting Scholar) olarak bulunmaları için tam kapsamlı burs sağlanabilir.
 
• Yasal Dayanak: Bu burslar, Milli Eğitim Bakanlığı veya YÖK kanalıyla "Öncelikli Alanlar" kapsamına alınarak resmileştirilmesi için çalışmalar yapılabilir.
 
3. "Open Access" (Açık Erişim) Finansman Desteği: Uluslararası saygın dergilerde makale yayımlamak bazen 2.000$- 5.000$ arası "Article Processing Charge" (APC) gerektirir. 
 
• Yayın Fonu Kurulması: MEM üzerine yapılacak çalışmaların dünya çapında ücretsiz (Açık Erişim) okunabilmesi için bu ücretlerin devlet veya vakıf fonları tarafından karşılanması yasal bir teşvik türüdür. Bu, atıf sayısını geometrik olarak artırır.
 
4. Akademik Düşünce Kuruluşu ve Enstitü Kurulması: Modelin sadece bir kitap olarak kalmaması için yasal statüsü olan bir enstitüye ihtiyaç vardır.
 
• MEM Araştırma Enstitüsü: Üniversite bünyesinde veya bağımsız bir "Kamu Tüzel Kişiliğine Sahip Enstitü" kurulabilir.
 
• Teşvik Şekli: Bu enstitü bünyesinde çalışan yabancı akademisyenlere vergi muafiyeti veya özel çalışma izinleri gibi yasal kolaylıklar sağlanarak "beyin göçü" model lehine çevrilebilir. Yerli akademisyenlere de yukarıda bahsi geçen konularda yayın veya çalışmalarına yasal kolaylıklar sağlanabilir.
 
5. Endüstriyel ve Kamu Uygulama Alanları: Teorinin pratik başarısı, akademik yayının en güçlü kanıtıdır.
 
• Regulatory Sandbox (Yasal Deney Alanı): Modelin belirli bir bölgede veya sektörde (örneğin bir serbest bölgede) pilot olarak uygulanmasına izin veren yasal düzenlemeler için başvurular veya yapılacak çalışmalara hukuki, beyin gücü veya maddi destekleme yapılabilir.
 
• Akademik Çıktı: Bu pilot bölgeden elde edilen verilerle yazılan makaleler, "Vaka Analizi" (Case Study) olarak uluslararası dergilerde en çok kabul gören içeriklerdir. Bu çıktıların akademik alanda yayımlaması için yukarıda açıklanan alanlarda destek sağlanabilir.
 
Yazıda bahsi geçen bazı öneriler hâlihazırda hayata geçirilmiş olsa da, stratejik yol haritasının bütünlüğünü korumak adına bu maddelere de metinde yer verilmiştir.
 
Son olarak modelin sahibi merhum Prof. Dr. Haydar Baş'ı da tekrar rahmet ve minnetle anarak sabrınız için teşekkür eder, yazımı Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın kapanış konuşmasının ardından Viyana kongresini değerlendirirken Yeni Mesaj gazetesine verdiği 09/02/2026 tarihinde yayınlanan demecindeki sözleri ile bitirelim: …Çünkü bizim vazifemiz bir insanlık vazifesi, varoluş mücadelesi, dünyada varlığımızın anlam kazandığı bir mücadele… Allah muvaffakiyetler nasip etsin, hayırlı uğurlu olsun diyorum.
 

 
Dr. İbrahim Mumcuoğlu / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.