Seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte, vekil aday adayları, kendi delege tabanlarında temayülü belirlemek için oylanıyor. Bir bakıma taban yoklaması yapılıyor. Yapılan oylama ile, halkın ilgili partinin da bütün çıplaklığıyla ortaya çıkmaktadır.
Temayül yoklamalarında iktidar ve muhalefet parti teşkilatlarında sıkıntı yaşanıyor. En çok sıkıntı yaşanan teşkilatların başında da MHP geliyor. Şimdi sıkı durun, temayül yoklamalarına göre 'TBMM'deki 125 milletvekilinden ancak 25'i aday listesine girebilecek'
Bunun ne anlama geldiği çok açık. Delegeler MHP'nin hükümetteki icraatlarına geçer puan vermemiş; vekilleri cezalandırma yoluna gitmiştir. Böylece basın yayın yoluyla dev aynasında gösterilmeye çalışılan MHP'nin gerçek yüzü görünmüştür.
Bu sonuçlar kamuoyu için sürpriz değil. Oylamalar öncesinde, çok sayıda delegenin temayülleri ile vekilleri cezalandırdıktan sonra, partilerinden istifa edecekleri haberleri zaten konuşuluyordu. Bu sonuç MHP kurmaylarını hayal kırıklığına uğratmış olabilir. Fakat asıl şoku, 3 Kasımda seçim sandıkları açıldığı zaman yaşayacaklar. Yapılan tarafsız anketlerin sonuçları MHP'nin %3'lerde kalacağını ve barajı aşamayacağını göstermektedir.
Dev aynasında gösterilen bir başka parti, Genç Partiye değinelim. Sayın Uzan'ın karakterini her adımında görmek mümkün. Uzan'ın genel çizgisi, kendine ait olmayan gücü kendine aitmiş gibi göstermek. Temel olarak, Prof. Dr. Haydar Baş beyin hem projelerini çalıyor, hem konuşma tarzını taklit etmeye çalışıyor. Fakat sayın Uzan çaldığı bu projelerin içini dolduramıyor; anlattıkları vaatten öteye geçemiyor. Tam bir tiyatro sanatçısı görüntüsü veriyor.
Sayın Uzan, mitinglerinde sanatçıları öne çıkararak topladığı vatandaşları sanki kendisine aitmiş gibi gösteriyor. Üstelik mitinglerine gelenleri az sayıda insanı bilgisayar teknikleri ile fotomontajla dolu göstererek kamuoyunu yanıltıyor.
Gelelim AKP' ye, hemen ifade edeyim kamuoyu büyük bir baskı altında. Seçmen her türlü propaganda manevrasıyla etki altında tutuluyor. Tayyip Erdoğan mağdur ve masum gösterilerek milletin desteği temin edilmeğe çalışılıyor; kamuoyu yanıltılıyor. Fakat heyhat ki bu konuda YSK hukuki tavrını ortaya koyamıyor.
Fakat şu unutulmasın, insanımız basiret sahibidir. Yapılan yoğun propaganda çalışmalarından rahatsız olmaktadır ve tepkisini ne zaman nerede göstereceğini bilmektedir.
Temayül yoklamalarında iktidar ve muhalefet parti teşkilatlarında sıkıntı yaşanıyor. En çok sıkıntı yaşanan teşkilatların başında da MHP geliyor. Şimdi sıkı durun, temayül yoklamalarına göre 'TBMM'deki 125 milletvekilinden ancak 25'i aday listesine girebilecek'
Bunun ne anlama geldiği çok açık. Delegeler MHP'nin hükümetteki icraatlarına geçer puan vermemiş; vekilleri cezalandırma yoluna gitmiştir. Böylece basın yayın yoluyla dev aynasında gösterilmeye çalışılan MHP'nin gerçek yüzü görünmüştür.
Bu sonuçlar kamuoyu için sürpriz değil. Oylamalar öncesinde, çok sayıda delegenin temayülleri ile vekilleri cezalandırdıktan sonra, partilerinden istifa edecekleri haberleri zaten konuşuluyordu. Bu sonuç MHP kurmaylarını hayal kırıklığına uğratmış olabilir. Fakat asıl şoku, 3 Kasımda seçim sandıkları açıldığı zaman yaşayacaklar. Yapılan tarafsız anketlerin sonuçları MHP'nin %3'lerde kalacağını ve barajı aşamayacağını göstermektedir.
Dev aynasında gösterilen bir başka parti, Genç Partiye değinelim. Sayın Uzan'ın karakterini her adımında görmek mümkün. Uzan'ın genel çizgisi, kendine ait olmayan gücü kendine aitmiş gibi göstermek. Temel olarak, Prof. Dr. Haydar Baş beyin hem projelerini çalıyor, hem konuşma tarzını taklit etmeye çalışıyor. Fakat sayın Uzan çaldığı bu projelerin içini dolduramıyor; anlattıkları vaatten öteye geçemiyor. Tam bir tiyatro sanatçısı görüntüsü veriyor.
Sayın Uzan, mitinglerinde sanatçıları öne çıkararak topladığı vatandaşları sanki kendisine aitmiş gibi gösteriyor. Üstelik mitinglerine gelenleri az sayıda insanı bilgisayar teknikleri ile fotomontajla dolu göstererek kamuoyunu yanıltıyor.
Gelelim AKP' ye, hemen ifade edeyim kamuoyu büyük bir baskı altında. Seçmen her türlü propaganda manevrasıyla etki altında tutuluyor. Tayyip Erdoğan mağdur ve masum gösterilerek milletin desteği temin edilmeğe çalışılıyor; kamuoyu yanıltılıyor. Fakat heyhat ki bu konuda YSK hukuki tavrını ortaya koyamıyor.
Fakat şu unutulmasın, insanımız basiret sahibidir. Yapılan yoğun propaganda çalışmalarından rahatsız olmaktadır ve tepkisini ne zaman nerede göstereceğini bilmektedir.
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
- Milli eğitimde yapboz düzeni çöktü / 10.05.2026
- Ortadoğu yanarken İslam ülkeleri kimin safında? / 09.05.2026
- Muhalefetin gerçek sınavı şimdi başlıyor / 08.05.2026
- Türkiye’de sorun fakirlik değil, adaletsizliktir / 07.05.2026
- Hürmüz kartı, OPEC krizi; petrodoların sonu mu? / 03.05.2026
- Asıl soru şu: İşçi neden hâlâ mağdur? / 02.05.2026
- Bir ağaç meselesi / 01.05.2026
- Devlet şirket olursa / 30.04.2026
- Demokratik olgunluk sadece muhalefete mi? / 28.04.2026
- Adalet sarsılırsa devlet sarsılır / 27.04.2026
- Ortadoğu yanarken İslam ülkeleri kimin safında? / 09.05.2026
- Muhalefetin gerçek sınavı şimdi başlıyor / 08.05.2026
- Türkiye’de sorun fakirlik değil, adaletsizliktir / 07.05.2026
- Hürmüz kartı, OPEC krizi; petrodoların sonu mu? / 03.05.2026
- Asıl soru şu: İşçi neden hâlâ mağdur? / 02.05.2026
- Bir ağaç meselesi / 01.05.2026
- Devlet şirket olursa / 30.04.2026
- Demokratik olgunluk sadece muhalefete mi? / 28.04.2026
- Adalet sarsılırsa devlet sarsılır / 27.04.2026




























































