Eğitimde bir metot vardır; bir derse çalışmaktan yorulunca dinlenmek için farklı bir derse çalışılır. Bizim siyasilerimiz, bu yöntemi taviz verme sürecinde kullanıyorlar.Yalnız bir fark var, kendileri dinlenmiyorlar, daldan dala atlayarak sürekli hırpalanan milleti dinlendiriyorlar. Böylece millet neye tepki vereceğini bilemiyor.Millet daha Kürt açılımını kavrayamadan, hazmedemeden, Ermenistan kartı açıldı. Daha ona adapte olamadan PKK'lı teröristlere açılım yapıldı.Millet bunları hazmetme zorluğu çekerken bir grup milletvekili Barzani ile temasları hızlandırdı, Başbakan ise Pakistan'a geçti, orada ABD talimatları doğrultusunda BOP kapsamında diyalog sağlandı. Şimdi de İran'a nükleer çalışmalarınızı durdurun mesajı iletiliyor.Sırada Kıbrıs da var. Bir anda bakacağız ki limanlar açılmış, Rum gemileri sahillerimizde boy gösteriyor.Bu arada ülke içindeki şekillenme de devam ediyor. Ülke bölünme sürecine doğru hızla giderken devletin kurumları da AB ve ABD talimatları doğrultusunda bu sürece hazır hale getiriliyor.Siyasilerimiz çat orada çat burada?Son zamanlarda taviz vermede öyle hızlı hareket ediyorlar ki, gerçekten de Yahudi lobilerinden aldıkları ödülleri hak ediyorlar!Bu ifadelerimi milletimiz nasıl anlar bilemiyorum ama siyasilerimizin memnuniyetle karşıladıklarına eminim.Taşeron siyasetin genel özelliğidir; milletten gelen övgünün hiçbir anlamı yok, ABD'den, AB'den gelen tükürüğün bile özel bir değeri vardır.Milletimiz bir taraftan yanlış ekonomik politikalar sebebiyle borç batağına saplanmış, yarınını göremiyor, bir taraftan da taviz süreci hızla değişiyor.Milletimizin olayları kavrama yeteneği oldukça zayıflatıldı.Peki, bu süreçte milletin hiç mi payı yok? Milletimiz eğer oynanan tiyatrolara kanarak bu tavizkarlara oy vermeseydi, kendisine gelen siyasilerin sözlerine değil projelerine baksaydı, iş beceremeyeni bir daha o koltuğa oturtmasaydı bugün ülkenin hali çok farklı olabilirdi.Yani her ne kadar taviz sürecinden en büyük darbeyi yiyen milletimiz olsa da bu sürece kapı açan da yine milletimiz. Millet olarak hep kendi bindiğimiz dalı kesiyoruz. İş yapacak olanları görmüyoruz, yalanları ayyuka çıkmışlara ise emaneti teslim ediyoruz. İşte bugün bu uyumanın faturasını çekiyoruz, uyumaya devam edersek daha ağırlarını da göreceğiz.Millet bölünme noktasına geldi, bu ülkenin bölünmesini de getirecek, sözde soykırımı tanımaya ramak kaldı, ardından toprak talebi gelecek ve yine bölüneceğiz.Kıbrıs davasında Rumların lehine sona gelindi, yakında KKTC gibi bir ülke de kalmayacak, Kıbrıs'taki hakimiyetimiz son bulacak.Kıbrıs meselesi sadece bu da değil. Rumlar 400 milyar dolarlık tazminat davası açtılar. Açarlarsa açsınlar demeyin, sizler batı mahkemelerini kendi hukukunuzun üzerine çıkarmışsınız, alınan karar sizi direkt olarak bağlayacaktır.600 milyar doların üzerinde borcu olan Türkiye bu 400 milyar doları nasıl ödeyecek? Yarın sözde soykırımı kabul ettiğinde en az bu kadar daha tazminat davaları açılacak, hatta PKK ve yandaşları da sırada bekliyor.Borç batağında olan Türkiye daha da batacak ve aynen Osmanlı'nın içine düşürüldüğü duruma düşürülecek. Tazminatlarını ödeyemeyen Türkiye'den bu borçlar karşılığı toprak istenecek, alın size kılıfına uydurulmuş bir işgal projesi. Batı bunu Osmanlıya yaptı sana niye yapmasın? Görünen köy kılavuz istemez.Hala geç kalınmış değildir, bir çıkış noktamız var. O da dünyanın çözüm olarak sarıldığı Milli Ekonomi Modeli'nin sahibi BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'tır.Milli Ekonomi Modeli ile hem devletimiz güçlenecek, hem de milletimiz. Bu modelle, Türkiye bölgesinde emirkulu değil, dünyada zulümleri ve işgalleri bitiren, insanlara adaleti dağıtan bir baş aktör olacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026




























































































