Milletimiz son dönemlerde yaşanılan siyasi hareketliliğe dikkat etmelidir. Eğer düşünerek verdiği kararı, son günlerdeki bu suni hareketlilikten, yaşanan toz dumandan etkilenerek değiştirirse yine sıkıntılı günlerle baş başa kalacak ve "eyvah ben ne yaptım, yine yanıldım" diyecektir.Akıllı seçmen, seçime yakın yapılan icraat ya da söylemlerden etkilenmez. Karşısında hangi seçenekler varsa bir bir ortaya koyar, hepsinin icraatlarını, millete ne verdiğini, verdikleri sözleri iktidarları boyunca tutup tutmadıklarını değerlendirir.Eğer seçenekleri içinde daha önce öyle ya da böyle iktidar olan partiler varsa, onların vaatlerine değil, o dönemdeki icraatlarına, eğer yeni partiler varsa sloganik ifadelerine değil, çözüm ve projelerine bakar. Şimdi son dönemlerde yaşanılan bazı siyasi tiyatrolara bakalım.AKP, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini ve askerin internette yayınlanan bildirisini bahane ederek mağduriyet pozisyonuna girdi. Bu senaryo, 2002 seçimlerinden önce de oynandı ve AKP'yi iktidara taşıdı.Milletimizin mağdurdan yana olduğu gerçeğini bilen senaryo kurucular bu senaryonun yine tutacağını zannettiler. Ama bir şeyi ihmal ettiler: AKP'nin 4,5 yıldır uyguladığı AB, IMF ve AB tavsiyeli politikalarla milletin tamamını mağdur ettiği gerçeğini?Gerçek mağdur olan vatandaş, bir daha mağduriyet numarasını yer miydi?Üstelik sen kalk, devlet bütçesinden harcayarak tarihi karanlık olan Akdamar Kilise'sini tamir et, kuran kursu yık, kilise evleri aç ve dindar mağduriyetini oyna. Vatandaşın bu sefer yemeyeceği kesin.4,5 yıldan beri küresel güçlerin iradesini ülkemizde egemen kılan Sayın Başbakan'ın son zamanlarda kullandığı "Milli İrade" söylemi de ilginç.Prof. Dr. Haydar Baş'ın ifadesiyle, "Dönüp kendisine ne yaptığını sormak lazım. Sen Milli irade dedin, hariciye politikasını ABD'ye devrettin, Milli irade dedin, maliye politikasını IMF'ye devrettin, Milli irade dedin, iç politikayı AB'ye devrettin. Bunun neresi milli irade?"Anayasanın 90. maddesinde yapılan değişiklikle, uluslararası hukuk, milli hukukun üzerine çıkarıldı. Diğer bir ifadeyle küresel güçlerin iradesi, milli iradeden daha önemli olduğu tescillendi. Kim tarafından? AKP ve Sayın Başbakan tarafından?İktidar cephesinde bu ve benzeri oyunlar devam ederken, meclis içi muhalefet cephesinde ise farklı senaryolar devredeydi.Şu gerçeği öncelikle vurgulamak lazım, milletimizde son yıllarda yükselen milli ve ulusal değerlere sarılma, sadece iktidarın icraatlarına olan bir tepki değil, aynı zamanda iktidarla uyumlu muhalefet yapan muhalefet partisine de tepkidir.Cumhuriyet mitinglerini de bu gerçekten yola çıkarak değerlendirmek lazım.Genelkurmay Başkanının ve de Mit müsteşarının yaptığı "Cumhuriyet hiç bu kadar tehdit altında olmamıştır" açıklamalarından sonra milletin evinde oturmasını bekleyemezseniz, tabii ki sokağa dökülecektir. Bu milletimizin bir savunma refleksidir. Ama başta belirttiğimiz gerçeği unutmamak gerekir, bu tepki hem iktidara hem de aciz kalan muhalefetedir.Peki, sonuç ne olmuştur? Yine muhalefette aciz kalan, beğenilmeyen mevcut CHP, medyanın da yardımıyla çözümün adresi gösterilmiştir. Dikkat edin CHP'nin yaptığı ya da yapacağı icraatlarından dolayı değil, sadece tepki oyları oraya yönlendirilmeye çalışılmıştır.Hatta mitinglerde hararetle konuşan ve çocuğunun sünnet parası ile TV kurduğu söyleyen, dün taşeron bir medyada üst düzey görevli olan bir zat, "Buraya gelenler ya CHP'ye, veyahut da MHP'ye oylarını versinler, gelmeyenler de AKP'ye oylarını versinler" tavsiyesinde(!) bulunmuştur.Buna "solda birlik" çağrıları da eklenince, Cumhuriyet mitingleri tarafsızlığını yitirmeye başlamıştır ve yine çözümle açı yapmıştır. Çözüm yine çözümsüzlükte aranmaya başlanmıştır. Görüldüğü gibi birileri, -iktidar ya da muhalefet fark etmez- daha önceleri olduğu gibi sunduğu çözümlerle değil, yine milleti kutuplaştırarak rant elde etmeye çalışmıştır. Ama canı çok yanan milletimiz artık bu senaryolara karnı toktur.Kim ne derse desin, hangi tiyatroyu oynarsa oynasın milletimiz artık o sese kulak veriyor: Milli Ekonomi Modeli ile dünyanın akademik çevrelerini dize getiren BTP lideri Prof. Dr. Haydar Baş'ın sesine? Sayın Baş şunları söylüyor: "Tek yolumuz kaldı. Bağımsız, müstakil ve milletin menfaatini düşünen, her şeyini Allah için millete adayan ve milletin gerek iktisadi yapısını, gerek kültürel yapısını, gerek siyasi yapısının tamamını bilip, belli noktaya taşıyacak olan bir adrese ihtiyaç var bugün. Biz bu gerekçeyle ortaya çıktık. Ben iddialıyım. Parti başkanları çıksınlar milletin huzuruna. Onları da bir tarafa bırakın ilim adamlarını çıkarsınlar: Hodri meydan. Biz bu ülkeyi çok ileri bir noktaya taşırız.""Hatırınıza hangisi geliyorsa, Allah aşkına IMF'siz, AB'siz, ABD'siz kendine has bir modeli, bir programı olan ikinci bir parti var mı? Biz nasıl bu modeli uygulayacağız, ben bunun da kitabını yazdım, 'Sosyal Devlet-Milli devlet.' Hazırlıklı geliyorum ben, palavrayla gelmiyorum, ne yapacağım hep önümde." Esasen çözümün adresi de belli, milletin kararı da.Sadece yaklaşan seçimler öncesi oynanan oyunlara dikkat etmeliyiz.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Emekli için kaynak yok diyenlere / 14.01.2026
- Trump, deliliğe vuruyor ama işin aslı öyle değil! / 13.01.2026
- Emeklinin talebi 20 bin lira mıydı? / 10.01.2026
- Vekil transferleri ve Meclis aritmetiği / 09.01.2026




























































































