Vera, en büyük ibadettir
Harama düşmek endişesi ile şüpheli şeyleri terk etmek anlamına gelen vera, elbette Allah korkusunun doruk noktasıdır. Vera sahibi ol
Haber Merkezi





Aksi halde felaket yakınına gelir. O zaman seni hiç bırakmayan güçlükle bir yakalar, öldüm desen bırakmaz. Şu var ki, Allah'ın rahmetini de hiçbir şey önleyemez. Ona da tam istidat kazanmak gerek...
Hz. Peygamber'den (s.a.v.) şöyle bir hadis-i şerif rivayet edilmiştir: "Allah yolunun hak pusulası, 'Vera'dır. Şüpheli işler peşinde giden bir gün harama düşer. Tıpkı, sınırda hayvan yayan çoban gibi… Günün birinde sınır aşılır, çoban belâsını bulur."
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu: "Her sultanın bir sınırı vardır. Allah'ın sınırı ise, haramlardır. Her kim sınır yakınına gelirse tehlikeye kapılması mümkündür."
Vera, en büyük ibadettir. Ancak insan, çok daraldığı zaman ruhsatlarla amel edebilir. O da emir ve hadleri aşmak ile. Ruhsat bir yardımdır ve her yardımı, ancak ibadet ve taatte kullanmalı.
Çok kere ruhsatları terk etmek yerinde olur. Daima ruhsatla amel eden irade sahibi olamaz. Nefsine dizgin vuramaz. Bu hale düşünce Allah'ın yardımı kesilir.
Çünkü ilahi yardım, darda kalmışlaradır. Kolaylık yollarını tutunca, yardımdan mahrum olursun. Şahsi arzular seni kaplar; heva, nefsin seni sarar. Bilmeden haram yersin. Dinden çıkar, şeytanlar zümresine dâhil olursun. Halbuki şeytan, Allah'ın düşmanıdır. O hak yoldan şaşmıştır. Bu halde ölürsen helak olursun. Ancak Allah'ın rahmeti kavuşursa ona bir şey denmez.
Son olarak şunu demek isterim ki: Baş tehlike dinde şüphelilere koşmaktır. Dolayısıyla selâmet, irade sahibi olup çalışmaktır. Doğru yola Allah hidayet eder…
Bir kimse, anlatılacak on şeyi kendisine farz görmedikçe, onun için vera halinin tamam olması yoktur:
1-Dili, gıybet etmekten korumak… Zira bu manada, Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu: "Birbirinizin gıybetini etmeyiniz."
2-Kime olursa olsun, kötü zandan sakınmalıdır. Allah-u Teâlâ zan üzerine de şöyle buyurdu: "Zannın çoğundan sakının, zira zannın bazısı günahtır."
Resulullah (s.a.v.) Efendimiz dahi, zan üzerine şöyle buyurdu: "Zandan sakının; çünkü zan, sözlerin en yalanıdır."
3-Alay etmekten çekinmek. Zira Allah-u Teâlâ şöyle emretti: "Bir zümre, diğer bir zümre ile alay etmesin."
4-Gözü haramdan yummak… Allah-u Teâlâ, mü'minlere anlatması için, Resulullah (s.a.v.) Efendimize şu emri verdi: "Mü'minlere söyle; gözlerini harama yumsunlar."
5-Doğru sözlü olmaktır. Allah-u Teâlâ'nın bu manadaki emri şudur: "Konuştuğunuz zaman, adaletli konuşun."
6-Allah-u Teâlâ'nın ihsanını görmek. Şunun için ki, kendisine beğenmişlik gelmeye… Allah-u Teâlâ bu manada şöyle buyurdu: "Asıl ihsanı Allah size yaptı. Sizi imana getirdi."
7-Malı doğru hak yola harcamak; batıl yola değil… Allah-u Teâlâ, bu şekilde iyi yolda olanları şöyle anlattı: "Öyle kimselerdir ki: Harcarken, ne israf ederler, ne de kıt davranırlar…"
Yani: Onlar, mallarını masiyet yolunda harcamazlar; taattan yana da harcamaktan geri durmazlar.
8-Nefsi için büyüklük ve yükselme talebinde bulunmamak... Bu manada, gelen ayet-i kerime şöyledir: "İşte ahiret yurdu. Biz onu, yeryüzünde büyüklük satmayanlar ve üstünlük taslamayanlara vereceğiz."
9-Beş vakit namazını vaktinde eda etmek… Hem de rükû ve secdeleri ile… Bu manada, Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu: "Namazlara, bilhassa orta namaza dikkat edin. Allah'ın divanına huşu ve başı eğik durun."
10-Doğru yol üzere olmak. Bu manada, Allah-u Teâlâ şöyle buyurdu: "Gerçekten bu yolum dosdoğrudur. Ona tabi olunuz. Sizi Allah yolundan alacak çeşitli yollara dağılmayınız." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)















































































