logo
16 NİSAN 2026

Başkanlık sistemi fiilen başladı

Davutoğu'nu tasfiye ederek Başkanlık Sistemi için düğmeye basan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm yetkileri elinde toplayarak fiilen başkanlık sistemini başlatmış oldu. Yeni atanacak başbakanın kim olacağı ise formaliteden öte bir önem taşımıyor. AKP Kongresi 22 Mayıs'ta yapılacak

05.05.2016 00:00:00
YENİ MESAJ/ANKARA
AKP içinde uzun süredir devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan-Başbakan Davutoğlu uyumsuzluğu, Türkiye'nin başına diplomatik arenada ciddi gaileler açan 'Stratejik Derinlik' tezinin sahibi Davutoğlu'nun tasfiyesiyle sonuçlandı. AKP, Erdoğan'ın jet hızıyla gerçekleştirdiği operasyon sonucunda 22 Mayıs'ta tarihinde ikinci kez olağanüstü kongreye gidiyor. 
Operasyon bir haftada bitti!
AKP içindeki operasyonun düğmesine 29 Nisan'da basılmıştı. O gün yapılan toplantıda Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) kurul, her büyük kongreden sonra teşkilatlardan sorumlu genel başkan yardımcısına, dolayısıyla başbakana devrettiği il ve ilçe başkanlarını atama yetkisini geri almıştı. Bu olay sonrası Saray'a yakın basın ekibi (Cemil Barlas ile Hilal Kaplan olduğu iddia ediliyor) Pazar günü internette 'Pelikan Dosyası' adıyla açılan bir blogda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu arasındaki ilişkiyle ilgili bazı iddialar yer almıştı. 27 maddelik blog yazısında Davutoğlu'nun AKP Genel Başkanlığı ve başbakanlık görevlerine gelmesinden bu yana Cumhurbaşkanı Erdoğan nezdinde yaptığı öne sürülen hatalara ve yanlışlara değinilmişti. Yazıda Suriye, çözüm süreci, Avrupa Birliği (AB) ile ilişkiler ve paralel yapı konusundaki olumsuz gelişmelerden Davutoğlu sorumlu tutulmuştu. Başbakan Davutoğlu ise Salı günü AKP Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Nefsimi ayaklar altına alırım, bir faninin terk etmeyeceği düşünülen her makamı elimin tersiyle iterim. Ama asla bu kutlu hareketteki hiçbir dava arkadaşımın kalbini kırmam" diyerek, adeta veda konuşmasını yapmıştı. Davutoğlu ile görüşmesi öncesi Çarşamba günü yine muhtarlara hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan ise "Önemli olan bulunduğunuz yere nasıl geldiğinizi, orada ne yapmanız gerektiğini ve hedeflerinizi unutmamanızdır" diye konuşmuştu.
Erdoğan, Davutoğlu'nu çoktan silmişti
Erdoğan tarafından haftalık olağan görüşmeden bir gün önce Beştepe'ye çağrılan Davutoğlu, AKP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık görevini bırakmayı kabul etti. Kritik gelişme Beştepe'de 1 saat 40 dakika süren görüşmenin ardından kamuoyuna yansıtıldı. Böylece Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına seçilmesiyle AKP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık görevine getirilen Davutoğlu'nun yaklaşık 21 aylık süren görevinin sonuna gelinmiş oldu. Baş döndüren bir hızla gelişen olaylar sonucu tüm görevlerini bırakmayı kabul etmek zorunda kalan Davutoğlu, Erdoğan ile görüşmesinin ardından MYK'yı topladı. Burada Erdoğan ile yaptığı görüşmeyi anlatan Davutoğlu tüm görevlerinden ayrılacağını ve AKP içindeki görevine milletvekili olarak devam edeceğini duyurdu. 
Yeni Başbakan kim olacak?
Davutoğlu'nun tasfiye edilmesinin ardından yeni başbakan kim olacak tartışması da alevlendi. Ortada 5 isim dolaşıyor. Bunlar Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Erdoğan'ın damadı Enerji Bakanı Berat Albayrak, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu... Yeni Mesaj'ın edindiği bilgilere göre damat Berat Albayrak şimdilik başbakan olmayacak. Çok öne çıkmasına rağmen Binali Yıldırım'ın olmayabileceği de seslendiriliyor. Kimi AKP'lilere göre en güçlü aday olarak Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ismi öne çıkıyor. Kulislere göre Erdoğan, bundan sonra fiili olarak hem Cumhurbaşkanı, hem Başbakan ve hem de AKP Genel Başkanı gibi hareket edecek. 
Erdoğan'ın asıl hedefi Başkanlık
Kendi getirdiği Davutoğlu'nu yine kendisi görevden alan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın asıl amacı ise başkanlık sistemi. Davutoğlu, 7 Haziran seçimlerinden sonra yaptığı açıklamada, seçim sonuçlarının başkanlık sistemine geçişi fiilen sonlandırdığını ifade etmişti. Ana unsuru başkanlık sistemi olan yeni anayasayı halka kabul ettirmek için bilinçli olarak kaos ortamı oluşturulduğu iddia edilirken, önümüzdeki sürecin bu anlamda çok hareketli geçeceği ifade ediliyor. Dokunulmazlıkları kaldırılacak HDPlilerin milletvekilliklerinin düşmesi durumunda ara seçim gündeme gelecek. Anayasaya göre ara seçim olabilmesi için TBMM sandalye sayısının yüzde 5'inin boşalması gerekiyor. Yaklaşık 30 HDP'linin milletvekilliğinin düşürülmesi durumunda bu şart sağlanmış oluyor. Siyasi kulislerde konuşulanlara göre Cumhurbaşkanı Erdoğan ara seçim yerine bir erken seçim ve bu erken seçimle birlikte anayasa referandumu istiyor. Bu durumda en geç sonbaharda halkın önüne çifte sandık konmuş olacak. Konuşulan bir başka senaryoya göre ise MHP ve HDP'nin baraj altında kalması hesabıyla yapılacak bir erken seçimde AKP'nin anayasayı tek başına değiştirecek bir milletvekili sayısına ulaşması ve bu TBMM tablosunda başkanlık sistemine geçilmesi. Ankara'da tüm hesaplar başkanlık sistemine göre yapılırken yeni başbakanın geçiş sürecini dolduracak formalite bir işlev göreceği ifade ediliyor.

Başarısız politikalar Davutoğlu'na yüklenecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Başbakan Davutoğlu'nu siyaset sahnesinden silmesi yabancı basın tarafından da ilgiyle izleniyor. İngiliz Times gazetesi, "Erdoğan sınırsız güç sahibi olma amacıyla başbakanını görevden almak için komplo kuruyor" başlığını attı. Times ise Türkiye'de son dönemde yaşananların dramatik olayların, Türkiye siyasetinin geleceği için verilen mücadeleden ve birbirinin tam zıddı iki kişilikten kaynaklandığı görüşünde. Gazeteye göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin anayasasını değiştirmek, ülkenin parlamenter demokrasi yerine başkanlık sistemi ile yönetilmesini istiyor. Yine Times'a göre Başbakan Davutoğlu ise tam tersine Erdoğan tarafından bu göreve getirilmiş bilgiç bir akademisyen. Gazetecilerin tutuklu yargılanmasına karşı olduğu biliniyor. En önemlisi de Erdoğan'ın 'kırmızı çizgi' olarak gördüğü 'önerilen anayasa' değişikliğine karşı. Washington Enstitüsü Türkiye Araştırmaları Programı Direktörü Soner Çağaptay'a göre ise Erdoğan Türkiye'nin demokrasi tarihinde en fazla kontrol sahibi lider. Soner Çağaptay, son gelişmelerle ilgili olarak şu yorumu yaptı: "Son gelişme, orduyu ve meclisi kontrol eden Erdoğan'ın Türkiye'de kurumları zayıflatmasının son aşaması. Ayrıca gelinen noktada bir kişinin ne kadar fazla güç sahibi olduğunu gösteriyor. Davutoğlu'nun görevi bırakması Erdoğan'a, kendisini başarısız bazı politikalarından uzaklaştırma ve bunları Davutoğlu'na yükleyebilme fırsatı verecek."

Davutoğlu'nun siyasi kariyeri
1 Mayıs 2009'da, Dışişleri Bakanı olarak TBMM dışından atandı. 58, 59 ve 60'ıncı hükümetler döneminde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a ve hem bakanlık hem de cumhurbaşkanlığı görevlerinde Abdullah Gül'e dış politika başdanışmanlığı yaptı. 24. Dönem Konya Milletvekili olarak TBMM'ye girdi. 27 Ağustos 2014'te, Adalet ve Kalkınma Partisi 1. Olağanüstü Büyük Kongresi'nde Genel Başkan seçildi ve 28 Ağustos 2014'te Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 62. hükümeti kurmakla görevlendirildi. Ahmet Davutoğlu 2015 genel seçimleri sonrasında 45 gün içinde hükümetin kurulamamış olması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın TBMM seçimlerinin yenilenmesine karar vermesi üzerine ülkeyi 1 Kasım 2015'te yapılacak seçime kadar yönetmek üzere seçim hükümeti başbakanı oldu. Kasım 2015'te yapılan genel seçimlerden AKP tek başına iktidar olarak çıktı ve Davutoğlu başbakanlığında 64. hükümet kuruldu.

Katliamı önceden planlamış

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli’nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli ‘yakın dönemde büyük eylem’ notu bulundu. Saldırgan okulu kana bulamadan 4 gün önce katliamı planlamış

16.04.2026 10:34:00
Haber Merkezi
Katliamı önceden planlamış
Katliamı önceden planlamış
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle iki sınıfa girerek rastgele ateş açtı. Saldırıda 8 öğrenci ve 1 öğretmen olmak üzere 9 kişi hayatını kaybetti, 6'sı ağır toplam 13 kişi yaralandı. Saldırgan, olay yerinde intihar etti. Soruşturma kapsamında dijital materyaller incelenirken, olayın önceden planlandığı belirlendi.

Saldırıyı 11 Nisan'da planladığı anlaşıldı

Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın açıklamasına göre, saldırganın evinde ele geçirilen bilgisayar ve cep telefonu kayıtlarında kritik bulgulara ulaşıldı. İncelemelerde, İsa Aras Mersinli'nin bilgisayarında 11 Nisan 2026 tarihli bir belgeye rastlandı. Bu belgede, "yakın dönemde büyük bir eylem gerçekleştireceğine" dair ifadeler yer alıyor. Savcılık, telefon ve bilgisayar kayıtlarının detaylı incelemesine devam ediyor. İlk bulgular, olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösteriyor.

Ayrıca saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında, 2014 yılında ABD'de 6 kişiyi öldüren Elliot Rodger'a ait görseller kullandığı tespit edildi. Bu detay, soruşturmada "ilham kaynağı" olarak değerlendiriliyor.

Aileye yönelik soruşturma 

Soruşturma kapsamında 3 cumhuriyet başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirildi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü, Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü), dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyallere el konuldu. Uğur Mersinli aynı gün adliyeye sevk edilerek tutuklandı. Ardından annesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Peyman Pınar Mersinli de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; silahların evde muhafaza edilmesindeki olası ihmaller derinlemesine araştırılıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü, olay yeri incelemelerinin tamamlandığını, kamera kayıtları ve tüm delillerin titizlikle değerlendirildiğini açıkladı. Eğitim ve öğretime Kahramanmaraş'ta 2 gün ara verildi.

Caninin babası tutuklandı

İçe kapanık, yalnız ve derste defterini saatlerce karalayan 14 yaşındaki İsa Aras, babasının silahlarıyla okulu kana buladı. Emniyetçi babası tutuklandı, öğretmen annesi gözaltında

16.04.2026 10:21:00
Haber Merkezi
Caninin babası tutuklandı
Caninin babası tutuklandı
Kahramanmaraş'ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu'nda dün meydana gelen silahlı saldırıda 14 yaşındaki 8. sınıf öğrencisi İsa Aras Mersinli, babasına ait silahlarla 1'i öğretmen 9 kişiyi öldürmüş, 13 kişiyi yaralamış ve ardından intihar etmişti. Emniyet Genel Müdürlüğü'nün açıklamalarına göre soruşturma kapsamında saldırganın babası Uğur Mersinli dün gözaltına alınmış ve çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı. Annesi Peyman Pınar Mersinli ise öğretmen olarak görev yaptığı okulun ardından gözaltına alındı. Soruşturma devam ediyor.

Saldırı detayları

14 yaşındaki İsa Aras Mersinli, okula sırt çantasında babasına ait 5 tabanca ve 7 şarjörle gelerek iki ayrı sınıfta rastgele ateş açtı. Matematik öğretmeni Ayla Kara'nın da aralarında bulunduğu 9 kişi olay yerinde hayatını kaybetti. Saldırgan, aynı silahla kendisine ateş ederek intihar etti. Olay yeri incelemeleri tamamlandı, kamera kayıtları ve deliller titizlikle inceleniyor. Emniyet Genel Müdürlüğü, ilk bulguların olayın terör bağlantısı taşımadığını ve bireysel bir saldırı olduğunu gösterdiğini duyurdu. Saldırganın WhatsApp profil fotoğrafında 2014 ABD'li katliamcı Elliot Rodger'ın görselini kullandığı da tespit edildi.

Aileye yönelik soruşturma

Soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığı 3 başsavcıvekili ve 4 savcı görevlendirdi. Saldırganın babası Uğur Mersinli (1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi, eski Diyarbakır İstihbarat Şube Müdürü) dün gözaltına alındı. İkametinde ve aracında dijital materyaller ele geçirildi. Uğur Mersinli aynı gün adli mercilere sevk edilerek tutuklandı.

Ardından annesi Peyman Pınar Mersinli (Sevim Şırıkçı Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni) de gözaltına alındı. Anne ve babanın emniyetteki işlemleri sürüyor; annenin adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Yetkililer, silahların evde muhafaza edilmesindeki ihmali soruşturuyor.

İsa Aras Mersinli nasıl bir çocuktu?

Sınıf arkadaşları ve öğretmenleri, İsa Aras Mersinli'yi "içe kapanık, yalnız ve farklı" bir çocuk olarak tanımlıyor. Öğretmenlerinden biri, "Çok doğal bir çocuk değildi. Kendi içine kapanık bir çocuktu. Çocuklar ders dinlerken o dinlemezdi, saatlerce defterini karalardı" diye konuştu. Sınıfta sürekli başını sıraya dayayıp derse ilgi göstermediği, çok az arkadaşı olduğu ve oyun bağımlısı olduğu belirtiliyor.

Haftalar önce sınıfta kaydedilen bir videoda da tuhaf davranışları dikkat çekmişti. Bazı iddialara göre yıllardır psikolojik sorunlar yaşadığı ve okulda sosyal uyum sağlayamadığı öne sürülüyor. Saldırı öncesi bilgisayarından çıkan belgeler de soruşturma kapsamında inceleniyor.

'Terör bağlantısı yok'

Emniyet Genel Müdürlüğü, olayın terörle bağlantısının olmadığını tekrarladı ve dijital incelemelerin sürdüğünü açıkladı. Olay, Türkiye'de okul güvenliği tartışmalarını alevlendirdi. Soruşturma kapsamında aile bireylerinin sorumluluğu, silah erişimi ve olası ihmal yönünden derinlemesine araştırılıyor. Yetkililer, kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceklerini bildirdi.

Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı

Giresun'da meydana gelen iki ayrı trafik kazasında 1 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı

15.04.2026 17:05:00
İhlas Haber Ajansı
Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı
Giresun'da trafik kazaları: 1 ölü, 6 yaralı
İlk kaza, Espiye ilçesi Bayrambey köyü Ericek grup yolunda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Süleyman Akçay (52) yönetimindeki 61 HE 172 plakalı çekici, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu dereye yuvarlandı. Kazada sürücü olay yerinde hayatını kaybetti.

İkinci kaza ise, merkeze bağlı Duroğlu beldesi kavşağında meydana geldi. Salih Ç. idaresindeki 28 DR 618 plakalı otomobil, kavşaktan kontrolsüz dönüş yaptığı sırada Tacettin Gökdemir yönetimindeki 28 M 7099 plakalı yolcu minibüsü ile çarpıştı. Kazada sürücüler Salih Ç. ve Tacettin Gökdemir ile minibüste yolcu olarak bulunan Fatma Yeşil, Ayşenur Kadan, Hanife Kadan ve Mustafa Bukukoğlu yaralandı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

Siverek'teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi

Şanlıurfa'nın Söverek ilçesinde okula saldırı düzenleyerek aralarında öğrencilerin de olduğu 16 kişiyi yaraladıktan sonra intihar eden şahıs, gece saatlerinde sessiz sedasız defnedildi

15.04.2026 15:11:00
İhlas Haber Ajansı
Siverek'teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi
Siverek'teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesine bağlı Hasan Çelebi Mahallesinde bulunan Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine pompalı tüfekle silahlı saldırı düzenledikten sonra intihar eden Ö.K.'nin cenazesi Şanlıurfa merkezde bulunan yeni asri mezarlıkta defnedildi. Gece saatlerinde yakınları tarafından morgdan alınan cenaze, Mardin yolu üzerinde bulunan Şanlıurfa yeni asri mezarlığa götürüldü. Güvenlik gerekçesiyle gizlice götürülen cenaze, burada defnedildi.

16 yaralıdan 7'si taburcu edildi

Öte yandan saldırıda yaralan 16 kişiden 7'sinin tedavilerinin tamamlanarak taburcu edilirken 3'ü ağır olmak üzere 9 kişinin ise tedavileri sürüyor.

Fenomen Banu Parlak'ın yargılanmasına başlandı

Beylikdüzü'nde sosyal medya fenomeni Banu Parlak'ın köpeğinin, komşusunun köpeğini öldürmesi ve yakınları tarafından darp edilmesi iddiasıyla ilgili açılan davanın görülmesine başlandı. Duruşmaya Banu Parlak katılmazken, dosyadaki eksiklikler giderilmek üzere dava 30 Kasım'a ertelendi

15.04.2026 12:34:00
İHA
Fenomen Banu Parlak'ın yargılanmasına başlandı
Fenomen Banu Parlak'ın yargılanmasına başlandı
Olay, İstanbul Beylikdüzü ilçesi Marmara Mahallesi'nde 2024 yılında yaşanmıştı. Sosyal medya fenomeni Banu Parlak'ın köpeği Drago, komşusunun köpeği Leo'ya saldırarak ölümüne sebep olmuştu.

Olay sonrası iddiaya göre Leo'nun sahibi de Parlak'ın yakını tarafından darp edilmişti. Konuyla ilgili açılan davanın ilk duruşması bugün Büyükçekmece 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmaya Leo'nun sahipleri ve avukatı katılırken Banu Parlak ise yer almadı. Duruşma, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi, şüphelilerin tespiti için 30 Kasım 2026 tarihine ertelendi.

"Sanık hapis cezasıyla yargılanıyor"

Duruşma sonrası açıklamada bulunan müşteki Yasemin Kılıç'ın avukatı Sevde Canik, "Yargılamamız bugün başladı. Sanık hapis cezasıyla yargılanıyor. İnşallah iyi bir yargılama süreci geçirdikten sonra hak ettiği cezayı alacağını düşünüyoruz. Çok fazla eksiklik var dosyada bugün onları dile getirdik. Toplanmayan delillerimiz hiç dosyaya eklenmeyen şüpheliler var. Şu an sanık kürsüsünde olması gerekirken bu kişiler bunların eklenmesini istedik. Leo için adaletin sağlanacağına inanıyoruz" dedi.

Soyer, Kaya ve Aslanoğlu'na İZBETON soruşturmasında bir tutuklama daha

İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ. üzerinden kentsel dönüşüm projelerinde usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un da olduğu 9 şüphelinin ardından eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya da tutuklandı

15.04.2026 12:16:00 / Güncelleme: 15.04.2026 12:22:01
İHA
Soyer, Kaya ve Aslanoğlu'na İZBETON soruşturmasında bir tutuklama daha
Soyer, Kaya ve Aslanoğlu'na İZBETON soruşturmasında bir tutuklama daha
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İZBETON AŞ üzerinden Gaziemir Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projeleri kapsamında yürütülen soruşturmada; S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracılığıyla menfaat sağlandığı iddiasıyla "zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali" suçlarından işlem başlatıldı.



Soruşturma çerçevesinde, aralarında Ümit Erkol'un da bulunduğu 10 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Gerçekleştirilen operasyon sonucunda şüphelilerden 9'u yakalanarak gözaltına alındı. Erkol'un da yer aldığı şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede tutuklandı. Firari olan diğer şüphelinin ise arandığı belirtildi.



Öte yandan dosyada yeni bir gelişme daha yaşandı. Soruşturmada 'şüpheli' konumunda bulunan eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ile eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya, savcılığa verdikleri ifadelerin ardından çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı.



Soyer, Aslanoğlu ve Kaya, daha önce yürütülen zimmet soruşturması kapsamında da tutuklanmıştı.



Lise saldırısında 4 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı

Şanlıurfa Siverek’teki lise saldırısında pompalı tüfekle 16 kişiyi yaralayan eski öğrenci intihar etti, olayda 4 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı. Saldırı sonrası öğretmen sendikaları iş bırakma eylemi kararı aldı

15.04.2026 12:02:00
Haber Merkezi
Lise saldırısında 4 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı
Lise saldırısında 4 kamu çalışanı görevden uzaklaştırıldı
Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde dün sabah saat 09.30 sıralarında Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde korkunç bir silahlı saldırı yaşandı. Okulun eski öğrencisi 19 yaşındaki Ömer Ket (Ö.K.), pompalı tüfekle okula girerek rastgele ateş açtı. Saldırıda 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 polis memuru ve 1 kantin işletmecisi olmak üzere toplam 16 kişi yaralandı. Saldırgan, polis ekiplerince sıkıştırılınca aynı silahla intihar etti. Olayda can kaybı yaşanmadı.

4 kişi görevden uzaklaştırıldı

Şanlıurfa Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, yaralılardan 7'sinin tedavilerinin tamamlanarak taburcu edildiği, 3'ü ağır olmak üzere 9 yaralının ise Şanlıurfa'daki hastanelerde tedavisinin devam ettiği belirtildi. Valilik, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi amacıyla 2 İlçe Emniyet Müdürlüğü yöneticisi ile 2 İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yöneticisinin görevden uzaklaştırıldığını duyurdu. Böylece toplam 4 kamu çalışanı geçici olarak görevden uzaklaştırılmış oldu. Ayrıca olayla ilgili 1 şüpheli gözaltına alındı ve müfettişler görevlendirildi.

Siverek Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatıldı. İçişleri Bakanlığı da olayın tüm yönleriyle incelendiğini açıkladı. Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak, saldırganın okulun eski öğrencisi olduğunu, 9. sınıfta okuduktan sonra açık öğretim lisesine geçtiğini ve pompalı av tüfeğiyle rastgele ateş açtığını kamuoyuyla paylaştı. Vali Şıldak, "Şükürler olsun can kaybımız yok. Olayı çok yönlü araştırıyoruz" dedi.

Saldırganın önceden tehdit mesajları ortaya çıktı

Olayın ardından Ömer Ket'in sosyal medya hesaplarındaki paylaşımlar dikkat çekti. Saldırgan, okulun Instagram hesabına "Hazır olun, bu okulda birkaç gün sonra saldırı olacak" ve benzeri tehdit içeren mesajlar bıraktığı belirlendi. Bu paylaşımların günler öncesine ait olduğu öğrenildi. Güvenlik kamera görüntüleri de saldırganın okula girişini ve rastgele ateş açışını anbean kaydetti.

Okul 4 gün süreyle tatil edildi 

Valilik kararıyla Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde eğitim-öğretime 14 Nisan 2026 tarihinden itibaren 4 gün ara verildi. Bölgede güvenlik önlemleri artırıldı, okul çevresi tahliye edildi.

Eğitim camiasından tepki

Saldırı sonrası bazı öğretmen sendikaları iş bırakma eylemi kararı aldı. Eğitimciler, okullardaki güvenlik zafiyetine dikkat çekerek "Öğretmene ve öğrenciye dokunma" çağrısı yaptı. Olay, ülkede silahlı şiddet ve okul güvenliği tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Soruşturma kapsamında saldırganın pompalı tüfeği nasıl temin ettiği, olası işbirlikçileri ve sosyal medya paylaşımlarının detayları da titizlikle inceleniyor. Yaralıların sağlık durumları yakından takip edilirken, yetkililer gelişmeleri kamuoyuyla paylaşmaya devam edecek.

Olay, Türkiye genelinde büyük üzüntü yarattı. Yetkililer, benzer olayların önlenmesi için okullarda güvenlik önlemlerinin gözden geçirileceğini vurguladı. Konuyla ilgili soruşturma devam ediliyor.

"Okullarda şiddet olayları sona ermiyor"

Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa'daki silahlı saldırı hakkında, "Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir" dedi

14.04.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
"Okullarda şiddet olayları sona ermiyor"
"Okullarda şiddet olayları sona ermiyor"
Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, Şanlıurfa'daki silahlı saldırı hakkında, "Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir" dedi.
Şanlıurfa Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde 16 yaşındaki okulun eski öğrencisi olduğu belirlenen Ö.K. tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 16 kişi yaralandı. Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, okullarda şiddet olaylarının son bulmadığını ve giderek artmaya devam ettiğini kaydetti. Okullarda, güven ve huzurun bir an önce sağlanması gerektiğini belirten Geylan, okulların şiddet olaylarıyla anılmasının Türkiye'nin geleceğini doğrudan tehdit ettiğini dile getirdi.

"Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte"
Geçtiğimiz günlerde öldürülen öğretmen Fatma Nur Çelik'in ardından şiddet olaylarının azalmasında hiçbir ilerleme kaydedilmediğini belirten Geylan, "Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı saldırı sonucunda, öğretmen ve öğrencilerimizin de aralarında bulunduğu 16 vatandaşımızın yaralanmış olması hepimizi derinden sarsmıştır. Bu hain saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Yaralanan eğitimcilerimize ve öğrencilerimize acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Fatma Nur Çelik öğretmenimizin katledilmesinin ardından çok kısa bir süre içinde yaşanan bu elim olay, eğitim camiamızda zaten var olan endişeyi daha da artırmış, hepimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Ne yazık ki okullarımızda şiddet olayları sona ermemekte; güvenli, sağlıklı ve huzurlu bir eğitim ortamı tam anlamıyla tesis edilememektedir. Adeta ABD'de ve farklı ülkelerde yaşanan okul saldırılarına benzer bir tablonun ülkemizde de görülmesi çok ürkütücüdür. Bu durum, eğitim camiamızın geleceğe dair endişelerini artırmakta ve acil önlem alınması gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır" diye konuştu.

"Okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir"
Türkiye'deki okullara kamera sistemlerinin getirilmesini ve her okula kolluk desteği sağlanmasının önem arz ettiğini ifade eden Geylan, "Okullar öğrencilere bilgi kazandıran, onları geleceğe hazırlayan; eğitimcilerimizin huzur ve güven içinde görev yaptığı, toplumsal değerlerimizin yaşatıldığı kurumlardır. Ancak okulların şiddet olaylarıyla anılması, ülkemizin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Bu nedenle eğitim kurumlarında güvenliğin sağlanması vazgeçilmez bir zorunluluktur. Bu noktada şiddetin önlenmesine yönelik güvenlik tedbirlerinin eksiksiz biçimde hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Okulların kamera sistemleriyle donatılması, her okula güvenlik görevlisi ya da kolluk desteği sağlanması, giriş-çıkış kontrollerinin düzenli şekilde yapılması ve okul yönetimlerinin bu konuda daha güçlü biçimde desteklenmesi hayati öneme sahiptir. Aynı zamanda okullardaki disiplin yönetmelikleri yeniden gözden geçirilmeli, öğretmenin etkisi ve eğitim sürecindeki rolü güçlendirilmelidir. Okullarda her 100 öğrenciye en az 1 rehber öğretmen düşecek şekilde planlama yapılmalı; okullardaki rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri etkin hale getirilmelidir. Bu tedbirler alınmış olsaydı bugün Fatma Nur Çelik öğretmenimizi kaybetmeyecek, Siverek'te yaşadığımız elim hadiseyle karşı karşıya gelmeyecektik" şeklinde konuştu.

"Okul-aile iş birliği artırılmalı, velilerin eğitim sürecine katılımı mutlaka sağlanmalıdır"
Bu tedbirlerin en başında şiddet konusunda yasal düzenlemelerin getirilmesi olduğunu vurgulayan Geylan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bununla birlikte okul-aile iş birliği artırılmalı, velilerin eğitim sürecine katılımı mutlaka sağlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki öğrencilerin psikolojik gelişimleri ve sosyal ilişkileri, sorunların erken tespit edilmesi ve gerekli tedbirlerin zamanında alınması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu noktada en önemli tedbirlerin başında yasal düzenlemeler gelmektedir. Türk Eğitim-Sen olarak, okullarda şiddetin önlenmesine yönelik 2019 ve 2023 yıllarında iki kez kanun teklifi hazırlayarak, milletvekilleri aracılığıyla TBMM'ye ilettik. Bunun yanı sıra, caydırıcı tedbirlerin alınması amacıyla Öğretmenlik Meslek Kanunu'nda düzenleme yapılması için yoğun girişimlerde bulunduk ve bu sürecin hayata geçirilmesini sağladık. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddet olaylarıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup gönderdik, iş bırakma eylemleri gerçekleştirdik ve çok sayıda basın açıklaması düzenledik. Ancak bugün gelinen noktada, şiddete yönelik alınan tedbirlerin ve mevcut yasal düzenlemelerin yeterli olmadığı açıkça görülmektedir. Eğitim kurumlarımızda görev yapan her bir öğretmenimizin, eğitim çalışanımızın ve eğitim gören her öğrencimizin hayatı ve güvenliği en kıymetli öncelik olmalıdır. Bu nedenle okulların güvenliğinin sağlanması, şiddetin önlenmesine yönelik yasal tedbirlerin daha da güçlendirilmesi bir zorunluluktur. Öte yandan ülkemizde eğitim kurumlarında şiddete karşı kapsamlı bir "Güvenlik Zirvesi" düzenlenerek, konuyla ilgili tüm kurum, kuruluş ve paydaşların bir araya gelmesi sağlanmalı; zirvede sorun tüm yönleriyle etraflıca ele alınmalı, adeta bir seferberlik anlayışıyla kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır. Öğretmenlik Meslek Kanunu ile artırılan cezaların etkin ve tavizsiz bir şekilde uygulanması sağlanmalı; bunun yanı sıra caydırıcı ve etkili tedbirler ivedilikle hayata geçirilmelidir. Devletimizin ve toplumumuzun bu konuda etkin rol üstlenmesi, şiddeti önleyici kapsamlı tedbirlerin hayata geçirilmesi bir zorunluluktur. Unutulmamalıdır ki, eğitimcilerimizi ve öğrencilerimizi şiddetten korumak hepimizin asli görevidir. Şayet onları şiddet sarmalından uzak tutamazsak, okullarımız güvenli alanlar olmaktan çıkar ve adeta Teksas'a döner; böylece geleceğimiz de ciddi şekilde tehdit altına girer. Öğretmenler ve öğrenciler, okullarında kendilerini güvende hissetmeli; eğitim kurumlarında huzur içinde eğitim ve öğretim faaliyetlerini sürdürebilmelidir."İHA

Kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin aile avukatından açıklama

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku'nun ailesinin avukatı Ali Çimen, "İntihar tezi dosyanın 7'nci ayında çökmüştü. Geldiğimiz bu aşamada son 1,5 yıldır dosyamız artık insan öldürme şeklinde ele alındı ve tüm taleplerimiz kabul edildi" dedi

14.04.2026 12:57:00
Anadolu Ajansı
Kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin aile avukatından açıklama
Kayıp Gülistan Doku'ya ilişkin aile avukatından açıklama

Gülistan Doku'nun kaybolmasına ilişkin soruşturma kapsamında 12 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından anne Bedriye ve baba Halit Doku ile Tunceli Adliyesi'ne gelen avukat Çimen, burada gazetecilere yaptığı açıklamada, Gülistan'ın 5 Ocak 2020'de kaybolduğunu ve bir gün sonra soruşturmanın başladığını hatırlattı.

Soruşturmanın sürdüğünü ifade eden Çimen, şöyle konuştu:

"Biz barajda aramaya neden olan tutanağa itiraz ettik. İtirazımız üzerine dosya Ulusal Kriminal Büro'ya gitmişti. Ulusal Kriminal Büro'nun kesin ve kati raporuna göre o sırada suya düşen bir nesnenin olmadığı aslında soruşturmanın erken aşamasında ortaya çıkmıştı. Aslında intihar tezi dosyanın 7'nci ayında çökmüştü. Geldiğimiz bu aşamada son 1,5 yıldır dosyamız artık 'insan öldürme' şeklinde ele alındı ve tüm taleplerimiz kabul edildi."

Çimen, "Bu aşamada da bize göre soruşturmanın birinci dalgası diyebiliriz. Gözaltı kararları verildi ve bu kararın tutuklamaya yönelik olduğunu değerlendiriyoruz. Tabii şu an tutuklanmamış failler de var. Dosyada gizlilik de var. Gizlilik olduğu için çok ayrıntılı bilgi veremeyeceğiz ama geldiğimiz bu aşamada gerçekten Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı etkin ve etkili bir soruşturma yapmış. Biz bugün dosyayı tartışmaktan ziyade onlara destek amacıyla aile olarak buradayız." dedi.

Olay

Tunceli'de üniversitede okuyan kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuştu. 21 yaşındaki genç kızın arkadaşlarıyla görüşen ve cep telefonu sinyallerini izleyen ekipler, arama başlatmıştı. Aramalardan bir sonuç elde edilememişti.

Soruşturma kapsamında, dönemin Tunceli Valisinin oğlu Mustafa Türkay S. ve Gülistan Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal A'nın aralarında bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alınmıştı. 

İstanbul'da 91 tabanca ele geçirildi

İstanbul'un Zeytinburnu ve Sultangazi ilçelerinde yasadışı silah kaçakçılarına yönelik bir araca ve iki eve yapılan operasyonda, 91 ruhsatsız tabanca ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı

14.04.2026 11:01:00
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da 91 tabanca ele geçirildi
İstanbul'da 91 tabanca ele geçirildi
İstanbul'un Zeytinburnu ve Sultangazi ilçelerinde yasadışı silah kaçakçılarına yönelik bir araca ve iki eve yapılan operasyonda, 91 ruhsatsız tabanca ele geçirildi, 3 şüpheli gözaltına alındı.

Emniyet kaynaklarına dayanan bilgilere göre, Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Zeytinburnu'nda yasadışı kaçak silah ticareti yapıldığı bilgisi üzerine harekete geçti.

Savcılık tarafından alınan izinle ilk olarak Zeytinburnu'da silah ticareti yapmakla suçlanan bir kişi takibe alındı. Takibe alınan şüphelinin Sultangazi ilçesindeki 50. Yıl Mahallesi'nde irtibatlı olduğu 1 araca ve 2 adrese 11 Nisan Cumartesi günü baskın yapıldı. Düzenlenen operasyonda A.Ö. (46), M.T. (45) isimli şahıslar ile Ö.T. (39) isimli kadın şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Araçta ve adreslerde yapılan aramalarda ise 91 ruhsatsız tabanca ve bu silahlara ait 205 şarjör ele geçirildi.

Yasadışı silah ticareti suçu kapsamında yakalanan şüpheliler, sorgulanmak üzere Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Zanlılar, haklarında ''6136 SKM'' suçundan yürütülen soruşturma doğrultusunda Pazar günü sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.