HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 22 HAZİRAN 2021, SALI

Bir ulus yok ediliyor

10.08.2001 00:00:00
Dünyanın gözü önünde bir ulus yok ediliyor. Gerçekten şu Çeçenistan'da olup bitenler insanın içini matkap gibi deliyor. Ne var ki; tüm dünya bu vahşeti seyrediyor.

En son Cenova'da yapılan G-8 Zirvesine Çeçenistan Cumhuriyeti İşveriye Cumhurbaşkanı Arslan Mashadov yazdığı mektupta bu acı tabloyu ifade eden şu satırlara yer veriyor; "Umarım bu cinayetler dünyanın vicdanını uyandıracaktır. Siz ne kadar zengin, güçlü, bağımsızsanız, biz o kadar mutsuz, kan ve acı içindeyiz. Moskova bana katil diyor, terörist diyor. Küçük ülkemin sınırları dışında sözlerim fazla birşey ifade etmiyor. Sizin kulaklarınıza ulaşan öldürülen Çeçen halkının sesi sizin için bir şey ifade etmemektedir. Ancak sessizliğin bozulmasına kadar yazmaya devam edeceğim.

"Neden bize sırt çeviriyorsunuz?" diye soran Mashadow, mektubuna şu cümlelerle devam ediyor: "Biz Kremlin'in kirli savaşının ateşinde ölüyoruz; daha az merhameti mi hak ediyoruz? Bizi sizler için görünmez kılan nedir? Korkuyorum ki, ben cevabı biliyorum ve gerçek siyasetin soğuk hesabı sizin hareketlerinizi belirliyor. Rusya ile ilişkilerinizi bozmamak için, halkımın yok edilmesini göz ardı edebilirsiniz. Gözlerinizde büyük çıkarlar için harcanan ulus oluyoruz."

Şu satırlar insanın ciğerini dağlıyor; "Bir zamanlar bir milyondan fazla olan Çeçen halkının yedide biri öldü" diyen Mashadow, şöyle devam ediyor: "250 bin vatandaşımız mülteci. Çeçenler açlıktan ve hastalıklardan ölüyorlar, en çok acıyı çekenler yaşlılar ve çocuklar. 20 binden fazla Çeçen sivil ve asker, yeni Gulag olan filtre kamplarında bulunuyor. Sigara söndürme, elektrik işkenceleri, boğma, hayvanca denemeler, bıçaklarla kesme ve tecavüzler... Bunlar Rusların filtre kamplarında kullandıkları işkence metotlarından sadece bazıları. Kadınlarımız kitlesel tecavüze uğruyor. Yok olan ulusum adına sizi bizi daha fazla yalnız bırakmamaya çağırıyorum. Stalin'in kamplarını, tellerini ve mezarlıklarını hatırlıyoruz. Kitlesel soykırımın acısını daha önce de yaşadık. Siz bu mektubu okuyana kadar kaç Çeçen daha ölecek? Sizin üst düzeydeki toplantınız bitene kadar kaç insanı daha gömeceğiz?"

Mektubunu "her gün yok edilen, soykırım yaşayan, savaş kurbanı olan Çeçen halkının adına" yazdığını belirtiyor. Bu mektup İtalya'nın Cenova Kenti'nde toplanmış olan kırk haramilerin kılını bile kıpırdatmamıştır.

Avrupa böylesine duyarsız da ABD bundan farklı mı? Nitekim Çeçen vahşeti bir çok kez ABD yönetimine de taşındı. Daha geçen gün, Nobel Ödülü sahibi Rus yazarı Andrey Saharov'un dul eşi Elena Bonner de, Çeçenistan'daki savaş konusunda dünyanın suskunluğunu, İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan Yahudi soykırımı karşısındaki suskunluğa benzeterek Rusya'nın yaptığı soykırımını dile getirdi. Bu sözlerini Amerikan Temsilciler Meclisi üyelerine hitaben yaptı. Konuşmasında, Rusların temizlik operasyonlarından birinde, askerlerin 30-35 derece sıcakta tarlada topladıklarını, çırılçıplak soyduklarını ve kızgın saçlara çıkardıklarını anlattı. Bonner konuşmasının sonunda Uluslararası Topluluğu Çeçenistan konusunda çifte standart uygulamakla suçladı ve Amerikan Kongresi'nin bu vahşeti durdurmak için harekete geçirmesi çağrısında bulundu.

Tüm bu çığlıkları duyarken, Türk Dünyası'nın, Türkiye'nin ve Arap aleminin sessizliği, ne Avrupa'nın ne de Amerika'nın sessizliğine benziyor. Bu suskunluğun açtığı yara bir başka uluyor. Rusya'nın, Türkiye'deki PKK olayı ve Güneydoğu sorunu ile bağ kurması gibi bir saçmalığa inanan yöneticiler bir ulusun yok oluşuna seyirci kalıyor. Bir ulus diyoruz; gerçekten de Çeçenistan Rusya tarafından zorla toprakları işgal edilmiş bir ulustur.

Aslan Mashadov'un mektubunu okurken, Kızılderili şefi Seattle'nin 1845'de topraklarını isteyen ABD Başkanı'na gönderdiği mektuba başlarken yazdığı şu satırlar aklıma geliverdi: "Beyaz saraydaki Büyük Beyaz Reis, Gökyüzü'nü, toprağın sıcaklığını nasıl satabilir ya da satın alabilirsiniz? Bunu anlamak bizler için çok güç. Washington'daki büyük Beyaz Reis, Beyaz adam topraktan istediğini alınca başka serüvenlere atılır. Anası olan toprağa ve kardeşi olan gökyüzüne, alınıp satılacak, işlenecek ve yağmalanacak gözüyle bakar. Onun bu ihtirasıdır ki, toprakları çölleştirecek ve her şeyi yiyip bitirecektir. Şu gerçeği iyi biliyorum: Bu dünyadaki her şey, bir ailenin bireylerini birbirlerine bağlayan kan gibi ortaktır ve birbirlerine bağlıdır. Bu nedenle de dünyanın başına gelen her felaket, eninde sonunda insanoğlunun başına gelmiş demektir."

Şu halde, Aslan Mashadov'un bu mektubunun zihniyeti böyle olan, kan, gözyaşı ve soykırımı üzerine oluşmuş olan bir Avrupa ve ABD üzerinde maalesef hiç bir etkisi olmayacaktır. Rusya aleyhine bir koz elde etme durumu gündeme gelmedikçe, vicdansız Batı dünyasının çıldırtan bu suskunluğu devam edecektir.

Ey utanmaz Batı, hayali Ermeni soykırımı iddiaları peşinden koşacağına, şu anda tüm dünyanın şahit olduğu Çeçen soykırımını durdurun da samimi olduğunuzu sembolik de olsa bize görme fırsatı verin.
 
Burhan Kuzu / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.