logo
04 HAZİRAN 2026

Türkiye'de iki cephe var

31.10.2006 00:00:00
Bağımsız Türkiye Partisi(BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ülkemizi yakından ilgilendiren her türlü mesele hakkında dikkat çekici, altı defalarca çizilmesi gereken mesajlar vermeye devam ediyor.Bu tespitlerden en önemlilerinden birisi de "Türkiye'de iki cephenin bulunduğu ve bunlardan birisinin, her şeyi dış güçlere havale eden mandacı cephe, diğerinin ise her şeyi milletten bekleyen ulusalcı cephe olduğu" gerçeğidir.Sayın Baş'ın bu konudaki görüşlerine Tercüman gazetesinden Behiç Kılıç geçtiğimiz hafta bir yazısında güzel bir şekilde ele almıştı. Öncelikle diğer basın mensupları gibi kör-sağır ve dilsiz rolü oynamayıp doğruları olduğu gibi aktardığından dolayı kendisini tebrik ederim. Sayın Baş'ın vurguladığı bu konu o kadar önemli ki, bugün sürekli gündemde tutulmalı ve de doğru stratejiler belirlenerek Osmanlı'nın son dönemlerinde Osmanlı'yı yıkıma sürükleyen hatalar yapılmamalı.  Zira o dönemlerde de bu iki cephe oluşmuştu: mandacılar ve ulusalcılar. Ulusalcı olanlar, başını Mustafa Kemal Atatürk'ün çektiği ve aziz Türk milletinin de destek verdiği grup; mandacı olanlar ise Mondros'u ve Sevr'i imzalayarak, işgal kuvvetleriyle kol kola aziz milletimizi karanlığa mahkum etmek isteyen Damat Ferit ve yandaşları. Evet. Sayın Baş'ın da ifade ettiği gibi tarih yeniden tekerrür ediyor.Prof. Dr. Haydar Baş ilaveten şu önemli tespitleri sıralıyor: "Mandacı cephe; ulusal duygudan, milli birlik ve bütünlükten mahrumdur. Bu bakış açısı, tamamen yabancı iradenin hakim olduğu bir düşüncedir. Ulusalcı cepheye gelince, milliyetçi, her şeyi milletten bekleyen, millete inanan bir oluştur. Geçmişte hatırlarsanız sağ-sol vardı, şimdi ise ulusal düşüncenin ve mandacı kesimin hakim olduğu cepheler var."Sayın Baş durumu son gelişmelerden yola çıkarak şu şekilde örneklendiriyor:  "Şimdi Sayın Ağar ile Sayın Büyükanıt'ı bir yere koymamız gerekiyorsa, Ağar mandacı; Genelkurmay Başkanımız ise ulusalcı cephenin düşüncesini seslendirdi. Olay budur."Büyükanıt Paşa'nın konuşmasını hatırlayacak olursanız, ülkemizin tehdit altında olduğunu, terörle sonuna kadar, bir terörist kalmayıncaya kadar mücadelenin devam edeceğini, Batılı ülkelerin ise ülkemiz üzerinde planlar peşinde olduğunu vurgulamış ve bu konularda TSK'nın görevini de ifade ederek konuları delilleriyle ortaya koymuştur.Büyükanıt Paşa'nın konuşma metninin altına, ulusal düşünceye sahip, vatanına, bayrağına değer veren her Türk vatandaşı imza atabilir.Peki ya Ağar'ın sözünün altına? Dağdaki teröristleri ovada siyaset yapmaya davet, PKK'nın ve de ülkemiz üzerinde menfur hesapları olan Batılı dostlarımızın(!) ekmeğine yağ süren sözlerinin altına kim imza atabilir? Başta 40 bin masumun katledilmesinden sorumlu teröristbaşı olmak üzere ülkemiz üzerinde hesabı olan herkes zaten bu neticeye ulaşmak için yıllarca planlar kurup, milletimizi uğraştırmadı mı? PKK'nın siyasallaşması, PKK terörünün, TSK karşısında silahla elde edemediğine, AB'yi ve de ABD'yi arkasına alarak aynen Irak'ta olduğu gibi ulaşabilmesi anlamına gelmiyor mu?Bunu Büyükanıt Paşa konuşmasında ifade etti, Prof. Dr. Haydar yıllarca bu siyasal sürecin tehlikelerinden bahsediyor, bizlerse sık sık bu konuyu gündeme taşıyoruz; peki Sayın Ağar bu gerçekleri bilmiyor mu?Eğer bilmiyorsa siyasette ne işi var, eğer biliyorsa sizin takdirinize bırakıyorum.Görünen o ki, artık gerek siyasette gerekse diğer sahalarda artık muhafazakar, sağcı, solcu, sözde milliyetçi gibi ayrımlar kalmadı.Ülkemiz üzerinde hesabı olan Batılı ülkeler emellerine ulaşabilmek için ülkemizdeki eğilim hangi yöndeyse ona göz kırpıyorlar.Ya bu göz kırpmaya aldanıp mandacı cepheye dahil olunuyor ve geçici şahsi hevesler tatmin ediliyor, ya da onurlu bir duruşla vatanın bölünmez bütünlüğü ve milletin birlik ve beraberliği tercih ediliyor. Mandacılığın Osmanlı'yı hangi noktaya getirdiğini gördük. Atatürk'ün vefatından sonra gelen siyasilerimiz, özellikle de son 4 yıllık dönemimizde ülkemizi aynı noktaya doğru getirdi.Milletimizi ayağa kaldıracak, ülkemizi kainat devleti yapacak anlayış, ulusalcı anlayıştır. Bağımsızlığımızı kazandığımız ve bütün borçlarımızı ödeyerek güçlü bir ülke olduğumuz Atatürk'ün başta olduğu Cumhuriyet dönemi bunun en büyük ispatıdır.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.