HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 20 HAZİRAN 2021, PAZAR

Üretim etkenlerinden iklim

18.05.2021 00:00:00
'Üretim etkenlerinden iklim' seslendirme dosyası:

Orman ekosistemindeki canlı ve cansız tüm elemanların karşılıklı ilişki ve etkileşimleri sonucu üretim gerçekleşmektedir. Sonsuz sayıdaki bu ilişki ve etkileşimlerin çok karmaşık olması nedeniyle belirtilmesi ve denetlenmesi mümkün görülmemektedir. Üretimin arttırılması yollarını bulmak ve miktarını tahmin edebilmek için, yetişme ortamı (iklim, yeryüzü şekli, toprak) özellikleri, üreticilerin üretim kabiliyetleri ve ormanın yapısı-bileşimi hakkında yeterince bilgi sahibi olmak gerekir. Bu hususta önce, üretimi sınırlayıcı etkenleri incelemek çok daha önemli olmaktadır. Bir yetişme ortamında, üretimin en üst sınırını doğa yasaları belirlemekte ve bunu teknik imkanlarla aşmak mümkün olamamaktadır. Üretimi, teknik imkanlarla ancak en üst sınıra kadar arttırmak mümkündür. Üretim miktarındaki değişiklikler de birim alan (hektar) üzerinden ifade edilmektedir.

Orman ekosisteminde üretim olabilmesi için, ekosisteme dışarıdan su, ısı, ışık, karbondioksit, mineral besin maddeleri ve tohum girdilerinin olması zorunludur. Bu girdilerin hangi düzeyde olması gerektiğini, iklim koşulları, hava hareketleri, arazi biçimi ve anakaya belirlemektedir. Bunun yanında, ekosisteme dış ortamdan girenlerin ve ekosistemde yapılan teknik müdahalelerin de üretimi olumlu veya olumsuz olarak etkilemeleri söz konusudur. 

İklim: Bitkilerin fotosentez yapabilmeleri için gerekli olan elemanlar, ısı, ışık, karbondioksit ve su olmaktadır. Bitkisel üretim miktarı, bu elemanların belirli oranlarda bir araya gelmesi ile mümkün olmaktadır. Ancak, her bitki için öyle bir optimum sıcaklık vardır ki, bitki bu sıcaklıkta en yüksek üretimi yapar (maksimum üretim noktası). Bu optimum sıcaklıktan azalarak veya artarak uzaklaştıkça, bitkisel üretim miktarı düşer ve öyle sınırlara gelinir ki, artık bu sınırlarda üretim durur (üretimin başladığı veya durduğu sınır noktaları). Üretimin durduğu bu en düşük ve en yüksek sıcaklık sınırlarının dışındaki sıcaklıklarda, ısı, ışık, karbondioksit ve su mevcut olsa dahi, bitki üretim yapamaz. Bu söz konusu sıcaklık sınırlarının daha dışında öyle birer minimum ve maksimum sınır noktaları vardır ki, bu sınır noktalarının dışında bitki canlılığını koruyamaz (canlılık sınırları). Bu durum bütün canlılar için geçerlidir.

Anakayanın parçalanarak toprak oluşmasına, sıcaklık ile hava ve sudaki değişiklikler neden olmaktadır. Bu değişiklikler ise, güneş ışınları ile atmosferin sürekli olarak karşılıklı ve rastgele ilişki ve etkileşimleri sonucu ortaya çıkan atmosferik olaylar nedeniyle olmaktadır. Atmosferik olaylar benzerlik durumlarına göre sınıflandırılmakta ve ortalama değerler halinde ölçülebilmektedir. Bu ölçülere iklim verileri adı verilmiştir. Örneğin, yağış, sıcaklık, bulutluluk, hava nemi, rüzgâr, donlu günler sayısı gibi atmosferik olaylar günlük, aylık ve yıllık ortalamalar veya sınır değerler halinde ölçülmektedir. 

Atmosferik olaylar, canlıların yaşamı ve üretim miktarı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Ancak bu etki, atmosferik olayların bileşkesi halinde olan bir etki olup, ölçülmesi mümkün değildir. Bu nedenle buradaki sebep sonuç ilişkisi, matematik olarak ifade edilememekte ancak, istatistik ortalama değerler halinde açıklanmaktadır. Ayrıca bitkisel üretime, atmosferik olaylar dışında başka birçok etken de etki etmektedir. Diğer taraftan iklimin sınır değerleri de üretimi tamamen durdurabilmektedir. Burada, her türün genetik özelliklerinden dolayı, yaşam ve üretim koşullarının birbirinden çok farklı olması, yaşam ve üretimin sürekliliğini sağlamaktadır. Yani, doğal koşullara uyum gösteremeyen canlılar ölmekte, uyum gösterenler ise yaşamaya ve üretim yapmaya devam etmektedir.

Vejetasyon döneminde canlıların yaşam ve üretimi üzerinde etkili olan atmosferik olaylardan, gün uzunluğu, bulutlu süreler, sıcaklık ve sınır değerleri, donlu günler, yağış ve hava nemi, rüzgâr şiddeti ve yönü çok önemlidir. Ayrıca atmosferik olaylar, enlem derecesine, denizden yüksekliğe, denizden uzaklığa, arazinin bakış yönüne (bakıya) ve orman ekosistemindeki iç ilişkilere göre, mevsimsel ve düzenli bir değişim göstermekte ve canlılar da bu değişime uymaktadır. Kışın ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe, gündüzlerin uzunluğu kısalır. Buna karşın yazın, vejetasyon döneminde gündüzlerin uzunluğu artar. Bu durum ise, bitkisel üretimin artmasına neden olur. Diğer taraftan, yazın kutuplara doğru gidildikçe, sıcaklığın azalması nedeniyle, terleme ve solunumla olan enerji kaybı azaldığı için, bitkisel üretimin aşırı düşmesi önlemiş olmaktadır.

Bir enlem derecesinde deniz seviyesinden yukarılara çıkıldıkça, sıcaklığın düşmesi nedeniyle yazın vejetasyon süresi kısalır ve aşırı sıcaklıklar görülmez. Bu durum, terleme ve solunumla enerji kaybını azalttığı için, bitkisel üretimin aşırı düşmesine neden olmaz. Enlem dereceleri ve denizden yükseklik bitkisel üretimi etkilediği gibi, bitki türlerinin coğrafi dağılımlarını da etkiler. Böylece, değişik bitki toplumları ve orman şekilleri ortaya çıkar. Bitkiler genetik özelliklerinin izin verdiği ve en iyi üretim yaptığı sıcaklık kuşaklarını işgal ederler.

İklim koşullarının ortaya çıkardığı doğal bitki toplumlarının yıllık bitkisel üretimi birbirinden çok farklıdır. Örneğin, ılıman bölge kayın ormanlarında yıllık bitkisel üretim ortalama olarak hektarda 13 ton iken, yine ılıman bölge meşe ormanlarında bu miktar 9 tondur. Buna karşın, tropik yağmur ormanlarında bu miktar 32,5 ton ve kurak step bitki toplumunda 4,2 ton olmaktadır. Hektardaki yıllık bitkisel ürün miktarını en çok etkileyen iklim etkenleri sıcaklık ve yağış olmaktadır.

 
Prof. Dr. Ömer Saraçoğlu / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.