HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 14 AĞUSTOS 2022, PAZAR

Bedelsiz aldım!

22.01.2012 00:00:00
Tarihte öyle kahramanlar vardır ki değerleri ancak toprağa girince anlaşılır. Hele bu şahsiyet size su gibi, hava gibi hayat veriyorsa; o zaman, bu hazine gün geçirmeden ortaya çıkmalıdır.
Bu er kişi, bu kibar adam, koç kişi; suyu ta ötelere billur gibi akan bu pınar, Edirne Müdafii Erzurumlu Şükrü Paşa'dır.
Hayatına yüklenen anlama bakıldığında, yön veren, yol gösteren, tutan, inandığı dava uğruna yardan ve serden geçen, insanı kazanmadan yana olan, bir subay, bir paşa ve gönül adamıdır.
Erzurum'un Koşapınar köyünde (o gün ki ismi Çağdarış) 1857 yılında dünyaya gelmiştir. Askerliğe merakından önce idadi'ye sonra 'da Topçu Okuluna giderek iyi bir subay olarak mezun oldu. Korgeneralliğe (Birinci Ferik) kadar yükseldi.
Harbiye'de şekillenmeye başlayan duruşu ile kısa zamanda dikkatleri üzerine topladı.
Matematik'çi yetiştirebilecek kadar güçlü bilgisi, birkaç lisanı konuşacak kadar kuvvetli ve pratik dil yeteneği, kuvveti bir hafızası var. Bunun yanında dürüstlüğünden, efendiliğinden, cesaretinden, disiplininden toz zerresi kadar taviz vermeyen izzet ve vekar sahibi…
O'nu bu kısa yazıda anlatmak mümkün değildir.
O, şanlı Edirne Müdafaası ile ancak görülebilmişken, sadece nefsi çıkarlarının peşinde, saray merdivenlerinin tozunu yalayarak şeref kazanma peşinde olanlar, maalesef bu güzide kahramanı örtmek, gizlemek istemişlerdir. Bunda da başarılı olmuşlardır. Sofya'dan, altı aylık esaretinden dönüşte, Sirkeci'de etrafı perdelerle örtülü bir arabaya bindirilerek Şişli'deki evine götürülmüş ve emekliliğe sevk edilmiştir.
Böyle bir engin insanın, karşılarına çıkacağından, halkın iltifatından korkmuşlardır. Onlar için önemli olan devletin bekası değil kendi iktidarlarıdır.
O, Edirne'yi, öyle bir şan ve şeref ile müdafaa etmiştir ki Haçlıların bir gecede alacaklarını zannettikleri kale'yi 5,5 ay savunarak havsalalarını sarsmış, iştahlarını kursaklarında bırakmış, hayallerini bozmuştur. Bulgar kıralı Şükrü Paşa'nın kılıcını kendisine iade etmiştir. Bu kılıç düşman eline dar gelmiştir. Askeriyle halkıyla beraber süpürge tohumundan, arpa ve yulaftan karma ekmekleri, savaşta ölmüş at etlerini yiyerek, soğuk ve fırtınalara göğüs gererek Edirne'yi şanına layık bir şekilde kınalı kuzuları ve silah arkadaşlarıyla yiğitçe savundu.
İnanmış adam, hedefine kilitlenmiş adam, bahaneleri yıkan adam vasiyetinde şöyle diyordu:
''Düşman hatlarımızı geçtikten sonra ölürsem kendimi şehit kabul etmiyorum. Beni mezara koymayın. Etimi itler ve kuşlar çeke çeke yesinler. Fakat müdafaa hattımız bozulmadan şehit olursam kefenim, lifim, sabunum çantamdadır. Beni bu mahalle gömeceksiniz''
Mehmet Şükrü Paşa hakkında kıymetli Aziz Karaca'nın teşvikleri ile başladığım çalışmam devam etmektedir. Gördüm ki bir umman var önümüzde. Günümüz şartlarına bakılarak böyle bir şahsiyet bir solukta okunmalıdır.
Komşu köylüm olan Şükrü Paşa'nın bu gün yaşayan torunlarından Yalçın ÖZYAPAR beyefendi bana bir kitap gönderdi. Ve şöyle dedi: ''Bu kitap için ne kargo ne de herhangi bir ücret ödemeyeceksin. Benim dedem bedelsiz savaştı'' dedi.
Şükrü Paşa'nın nesline bu yakışır. Ben de yazımın başlığını ''Bedelsiz aldım'' koydum.
Bizde, üzeri örtülerek saklanan hakikati ortaya çıkarmak için bedelsiz olarak örtüyü kaldırmaya karar verdik. Savunduğu tabyaların önünde aslan gibi kükreyen Şükrü Paşa, bağımsızlığın, kuva–yı milliye ruhunun, ehl–i beyt aşkının, milli duruşun, bilginin, asil Türk evladı örneğinin temsilcisi olarak, şimdi arzu ettiği mevkide yatmaktadır.
Görülen bir rüya üzerine mezarı Merkez Efendiden alınarak Edirne'ye, şanlı bir destan yazdığı yere nakledildi.(1998)
Ne hazindir ki Alman arkadaşları, adına hatıra taşı dikmiş, Fransızlar, takdir, yazı ve imzaların tonladığı Altın Kitap hediye etmiş, Bulgar kıralı, kılıcını iade etmiş bir şahsiyeti, daha memleketine döner dönmez, çıkar hesapları yüzünden sessizliğe mahkûm etmişlerdir. O böyle bir zamanda bile çıkarcıkların tezgâhlarına alet olmadı. Yine kitaplarına koştu. Deryasında gemiler yüzdürülmedi.
Yalçın bey:''Bizim masrafımız gönül aşkıdır. Onlar aç kaldılar, açıkta kaldılar değerlerini satmadılar. Gönül besmelesi onların karınlarını doyurdu'' diyor.
Bu milletin mayasında bu aşk ve gönül besmelesi vardır.
Şükrü Paşa'nın doğduğu yerlerde hep alperenlerin ayak izleri vardır. Nefesi ve eserleri vardır. Ne hazindir ki Rumeli'de binlerce km arazilerini bırakmak zorunda kalanların, canlarını, civanlarını, hatıralarını Bulgarların vahşetine kurban verenlerin, hazin göçlerinin daha bir filmi ve belgeseli yoktur.
Ayazbaba Tabyası tek başına binlerce filme bedeldir.
Bedeldir vatanın her karışı…
Kara Fatma'lar, Şerife bacılar, Şahin Beyler…
Aliş'ler… Yörük Ali Efeler…
Bedeldir Gazi Mustafa Kemal Atatürk.
Bedeldir ninelerimiz, dedelerimiz, bacı ve kardeşlerimiz
Öyleyse:
Şükrü Paşam:''Bedelini ödediğiniz hayatınızı, milletime anlatmak için bende yola çıktım.''
Dikkat! Bedelsizdir.
Bunun bedeli Edirne'de Kıyık tabyasında… Edirne Kalesi'nde, Müstahkem Mevkii Kumandanı Erzurum Aşkaleli Şükrü Paşa, kahraman Edirne halkı ve silah arkadaşları tarafından ödenmiştir.
 
Feyyaz İnanç / diğer yazıları
- ‘Işıkları açın’ / 07.05.2021
- Kulluğun gerçek tarifi / 06.05.2021
- Asli ihtiyaçlar / 30.04.2021
- Mecnun’un Leylası / 29.04.2021
- Rahman Suresi-II / 21.04.2021
- Rahman Suresi / 19.04.2021
- 14 Nisan / 15.04.2021
- İmam Muhammed Et-Takî’nin (a.s) Öğütleri / 14.04.2021
- Sağlam kale Ehl-i Beyt / 12.04.2021
- Bizi deryaya salan / 08.04.2021
- Çözümün adresi BTP / 08.11.2020
- ‘Defineye malik viraneler var’ / 07.11.2020
- Var bir hayalimiz / 21.10.2020
- Kadının yeri ve önemi -III- / 12.10.2020
- Kadının yeri ve önemi II / 07.10.2020
- Kadının yeri ve değeri / 04.10.2020
- Yaprağın düşmesi / 27.09.2020
- Atatürk’ün tavsiye ettiği kitap / 20.09.2020
- ‘Devlet benim’ / 19.09.2020
- Buyurun beraber dilenelim / 13.09.2020
- Kastamonu Çatalzeytin / 12.09.2020
- İş bilenin kılıç kuşananın / 07.09.2020
- Durum vaziyet / 06.09.2020
- Bir kıssa bir hisse / 05.09.2020
- Kurallar insan içindir / 04.09.2020
- İmam Hüseyin’in cömertliği / 31.08.2020
- Ahlak ve ekonomi / 30.08.2020
- Ağlayarak adam kazanan / 29.08.2020
- Kitabı tahrif eden, dalalette olandır / 28.08.2020
- Ehl-i Beyt medeniyeti / 11.07.2020
- Kavuşmak / 10.07.2020
- Hali pür melalimiz / 23.06.2020
- ‘Örtüsüne bürünen…’ / 07.06.2020
- Müslüman Türk’ün ahlakı / 31.05.2020
- Elveda / 23.05.2020
- Bizleri merhaba ile karşılardın / 05.05.2020
- Değerleri bayraklaştırdı / 18.04.2020
- Hz. Ebu Talib (r.a) / 12.04.2020
- Hakkı, sahibine teslim etmek / 05.04.2020
- ‘Bir millet kendini değiştirmedikçe…’ / 04.04.2020
- Haklar / 30.03.2020
- Bundan korkmayalım / 29.03.2020
- Savaşlar / 24.03.2020
- Çanakkale geçilmez / 23.03.2020
- Millet devlet / 18.03.2020
- Eminönü’nden Üsküdar’a / 16.03.2020
- Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in faziletleri / 07.03.2020
- Ezan ile salâ arası / 09.02.2020
- Değerler adamı olmak / 01.02.2020
- Mutlu etmek için / 25.01.2020
- Dost acı söyler / 24.01.2020
- Notlar… / 11.01.2020
- Sohbet / 03.01.2020
- İmtihan edenden razı olmak / 21.12.2019
- Kalem / 02.12.2019
- Diyalog tuzağı / 01.12.2019
- Avrupa’dan nazar / 24.11.2019
- Yaşananlar ve ahir zaman alametleri / 18.11.2019
- Avrupa’dan bakış / 16.11.2019
- Avrupa’dan yorum ve değerlendirme / 10.11.2019
- Ehl-i Beyt’in fazileti / 05.11.2019
- Avrupa’da din eğitimi / 03.11.2019
- Amelleri boşa çıkanlar / 20.10.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’ın eserlerinde 12 İmam-II / 13.10.2019
- Prof. Dr. Haydar Baş’ın eserlerinde 12 İmam / 12.10.2019
- Sarp yokuşları kimler aşar? / 30.09.2019
- Avrupa'dan Türkiye manzarası / 29.09.2019
- Sabrın sonu / 16.09.2019
- ‘Padişahlar halkın bekçisidir’ / 15.09.2019
- Cabir bin Abdullah Ensari / 08.09.2019
- Bu yıl şu üç sureyi ezberleyelim / 01.09.2019
- Nahl sûresinden ayetler / 25.08.2019
- Eğitimin önemi / 24.08.2019
- Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi-VI / 16.08.2019
- Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi-V / 15.08.2019
- Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi-IV / 09.08.2019
- Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi-III / 08.08.2019
- Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi-II / 07.08.2019
- Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi-I / 06.08.2019
- İşi ehline vermek / 03.08.2019
- Köpüren gazoz / 30.07.2019
- Cafer-i Tayyar / 27.07.2019
- Gaye ve vasıta / 21.07.2019
- İşinde dürüstlük / 20.07.2019
- Tozlu raflardan / 11.07.2019
- Ali Fuat Başgil’den gençlere öğütler-II / 09.07.2019
- Ali Fuat Başgil’den gençlere öğütler-I / 07.07.2019
- İzzet / 06.07.2019
- Bu inatla bu çorap örülmeyecek / 02.07.2019
- Çıkış yolu / 30.06.2019
- On iki imam / 25.06.2019
- Avrupa’dan manzaralar / 22.06.2019
- Nefret / 16.06.2019
- Öfke / 15.06.2019
- Şiir dili ile sohbet / 08.06.2019
- Kimler hoş seda bırakır? / 17.05.2019
- Dergâhın Kuyusu / 08.05.2019
- Müslümanlar için en tehlikeli terörizm: Münafıklık / 05.05.2019
- Hutbeler / 29.04.2019
- İnanmak inandırmak / 28.04.2019
- Okundukça okunan eserler / 21.04.2019
- Fezkuruni dedi efendim Kur’an içinde / 20.04.2019
- Sen varsın, gayrisi aciz / 02.10.2015
- Bedelsiz aldım! / 22.01.2012
- Saat 01.10... Regaib gecesi / 14.08.2005
- Köprüden köprüye / 11.04.2005
- Hendek'ten günümüze sırlar, mesajlar... / 06.01.2005
- Hendek'ten günümüze / 05.01.2005
- Hendek Savaşı'nın verdiği mesajlar / 02.01.2005
- Kocatepe'de bir sabah namazı / 22.12.2004
- Yoldaki kandiller / 21.12.2004
- Allah'ın yardımı / 20.12.2004
- Ramazan düşünceleri / 15.10.2004
- Sesler ve renkler / 06.10.2004
- Sirtlanlar konseyi / 05.10.2004
- Yalan yalantalan talan / 24.09.2004
- Eğitim ve öğretim anlayışı üzerine / 23.09.2004
- İncirler konuşuyor / 21.09.2004
- Şehitleri öven Allahtır / 16.09.2004
- Bir pazaryürüyüşü / 15.09.2004
- Cennet kuşu / 07.09.2004
- O isterse olur / 04.09.2004
- Okula başlama merasimi / 02.09.2004
- Dünkü tomurcuk...Şu esmer çocuk!.. / 30.08.2004
- Orhangazi'nin abideleri / 29.08.2004
- "Hikmetin Sırları" / 20.08.2004
- "Süleymaniye'de bayram sabahı" / 08.08.2004
- Bu millet büyük millettir / 27.07.2004
- Manzara / 13.06.2004
- Ashabın hadis ve sünnete bakışı / 04.06.2004
- "Buradan Hak sözden başkası çıkmaz" / 03.06.2004
- Ashabın hadis ve sünnet üzerindeki titizlikleri / 02.06.2004
- Bizi kandırmaya çalışıyorlar / 26.05.2004
- Bağdat düştü... / 25.05.2004
- Hz. Peygambere uyma zorunluluğu / 19.05.2004
- Başörtüleri... / 16.05.2004
- Allah'ın kitaplarına iman-II / 14.05.2004
- İnsan hakkı / 10.05.2004
- Bir demet gül-III / 09.05.2004
- Bir demet gül-II / 08.05.2004
- Bir demet gül-I / 07.05.2004
- Iraklı bacıma... / 06.05.2004
- Eserlerin dilinden kutlu doğum-I / 30.04.2004
- "Sen onları sevdiğin gibi Allah da seni sevsin" / 29.04.2004
- Allah Resulü'nün tavsiyeleri / 28.04.2004
- Gözyaşlarım içime akar / 26.04.2004
- Saadet Asrı'ndan yüce tablolar / 09.03.2004
- Okuyan / 17.12.2003
- Haydar Aliyev ve Saddam Hüseyin / 16.12.2003
- Ayağımdaki son kundura / 11.12.2003
- Neler oluyor? / 08.12.2003
- Türkmen Dede / 31.08.2003
- Kundak / 23.08.2003
- Üç aylar / 21.08.2003
- Solgun gelincik / 14.07.2003
- Şehitlerin gül kokusu / 13.07.2003
- Şehitler / 12.07.2003
- Şehitler / 11.07.2003
- Taşıyamayacağım yükü yükleme / 10.07.2003
- Sahabe hayatından / 08.07.2003
- Saadet Asrın'dan / 07.07.2003
- Takvaya eren genç / 04.07.2003
- Spor ve cihan hakimiyeti / 03.07.2003
- Bakış açısı / 01.07.2003
- Ulu Çınar'ın Ulu Dalı / 30.06.2003
- Ömer'in annesi / 29.06.2003
- Çalışkanlık mirası mı? / 11.05.2003
- "İki haber arası" / 04.05.2003
- Yalan ve Talan / 26.04.2003
- Fena alimler / 14.04.2003
- Unuttuk!.. / 13.04.2003
- Kim kabirde; ölüler kim? / 12.04.2003
- Ne yaptık mukaddes emaneti / 07.04.2003
- Bu diyarın hani sahipleri / 06.04.2003
- Visal / 05.04.2003
- İcmal ile Hicret yazıları / 07.03.2003
- Adım adım Hicret / 05.03.2003
- Hicret / 03.03.2003
- Adam kıtlığı / 22.02.2003
- Tarih'te oyunlar, entrikalar ve petrol / 19.02.2003
- Abdulhamid'in Hatıra Defteri'nden / 18.02.2003
- Bir demet şiir Rapor ve Çile'den / 15.02.2003
- 1962 yılında bir Hutbe: Dini Varlık ve Milli Bütünlüğümüz / 08.02.2003
- Hz. Peygamberle (sav) Veda Haccı / 07.02.2003
- Ahiret kapısı / 31.01.2003
- Seviyemiz / 21.01.2003
- Bir başucu kitabı: Sahih-i Buhari Tercemesi / 20.01.2003
- Müminin dermanı İlahi yardımlar / 17.01.2003
- En hayırlı kardeş, en hayırlı arkadaş / 16.01.2003
- Ya Rasulallah, bana tavsiyede bulun... / 15.01.2003
- Ne söylüyoruz ne yapıyoruz? / 12.01.2003
- Besmele / 11.01.2003
- Öğretme sorumluluğumuz / 08.01.2003
- Öğretme sorumluluğumuz / 07.01.2003
- Nasılsınız diyemedi / 06.01.2003
- Vaveylâ / 05.01.2003
- Vahdetimiz tek yürekliliğimiz ne haldedir / 04.01.2003
- Özürlü kim? / 02.01.2003
- Özürlü kim? / 01.01.2003
- Özürlü Kim / 31.12.2002
- Reformcular üzerine / 30.12.2002
- Cehl-i mürekkep dedikleri / 29.12.2002
- Reformcular üzerine-II / 28.12.2002
- Reformcular üzerine / 27.12.2002
- Nafile ibadetler / 24.12.2002
- Birlikte okuyalım / 22.12.2002
- Deste deste sevap dermeye... Nafile ibadetlere... / 21.12.2002
- Bugün ahvalimizden yazdık / 20.12.2002
- Kutlu kervanın mukaddes çilesi / 17.12.2002
- Dini bilgiler / 13.12.2002
- Tesbih'lerimiz / 11.12.2002
- Mecidiyeköy-Ortaçeşme hattı / 10.12.2002
- Elveda diyemedim / 08.12.2002
- Bayram esintileri / 05.12.2002
- Resulullah'ı vitrinleyen sahabîler / 04.12.2002
- Onların tahsil ettiği, aşk ve takvâdır / 03.12.2002
- Allah'tan gayrisini bilmeyenler... / 01.12.2002
- Rahle önünde mukabelemiz / 29.11.2002
- Tüm güzellikler O'nda toplanmıştır / 28.11.2002
- Doyulur mu Muhammed'e, doyulur mu can Ahmed'e / 26.11.2002
- Gönül yandı şevkinden ya Resulullah / 23.11.2002
- Namaz, cennetin anahtarıdır / 21.11.2002
- Hadis-i Şerifler ışığında Ramazan ve Oruç / 16.11.2002
- Kara kız da yanında / 12.11.2002
- Gözümüzün nuru namaz / 09.11.2002
- Şehr-i Kur'an-II / 08.11.2002
- Şehr-i Kur'an / 06.11.2002
- Ereğli'deyiz, yürekler hep O'nu bekliyor / 16.10.2002
- Gökçebey'den; trenden / 09.10.2002
- Zonguldak'ta köşe köşe / 04.10.2002
- Zonguldak'ta adım adım / 29.09.2002
- Kangal / 19.09.2002
- Yandım, yandım, yandım / 18.09.2002
- Diyarım Şehr-i Dadaşım / 31.08.2002
- Yolcu nereye gidiyorsun! Şaşırdım, sanki o kitaptaki bendim / 30.08.2002
- Vaizi dinledim sonra bir not yazdım / 25.08.2002
- Özürlü acil şifa / 24.08.2002
- Konfeti seyri / 23.08.2002
- Başbaşa söyleştik / 22.08.2002
- Niçin kaldırımdan yürümezler / 21.08.2002
- Canlar bir oldu / 20.08.2002
- Zikir ağacı cennet fidanı / 18.08.2002
- "Hidayete vesile mukaddes çile" / 09.08.2002
- Masum Anadolu'da saf çocuk / 08.08.2002
- Minik Kuş / 31.07.2002
- Para, şöhret, iktidar: Beykoz'u yağmalayan üç kafadar / 25.07.2002
- Üç kısa ünlem vay, hay, haydi!.. / 21.07.2002
- Garip sözlerin anlamı / 16.07.2002
- Bir nefes sıhhat için / 05.07.2002
- Üç haber / 03.07.2002
- Bu bir milli marştır / 30.06.2002
- Fazla değil bir ev ve bir iş / 28.06.2002
- Elif-ba cüzlerimiz / 25.06.2002
- Amasya'da Kuvay-ı Milliye'ninilk adımlarıydı / 20.06.2002
- Hıristiyanlar'ın İslam'a itirazları! / 18.06.2002
- Tatilde kitapları unutmayın / 16.06.2002
- Karne günü / 15.06.2002
- Karne'nin kırıkları / 12.06.2002
- Eğitim dönemi ve yaklaşan karneler / 11.06.2002
- Beykoz'da tarihe kayıt düşüldü / 07.06.2002
- Minik kelimeler silinmeyen izler / 06.06.2002
- Ah sarı çiçek, sen işe yaradın, ya ben! / 28.05.2002
- Bu yazıyı ve bu kitabı dikkatle okuyun / 13.05.2002
- Gazeteci'nin namusu / 10.05.2002
- "Düşman dost olmuş" hadi canım sen de / 09.05.2002
- Nur Harmanı'ndan / 04.05.2002
- Coşku, bayram, ümit... / 30.04.2002
- Mukaddes çile / 25.04.2002
- Kendi malımız keser sapımız / 23.04.2002
- Orman canavarları / 20.04.2002
- Saadet çilesiydi dünyayı gül bahçesine döndüren / 18.04.2002
- Ebu Cehil'in eziyetleri / 16.04.2002
- Günü kurtarmak yerine asırlara proje sunmak / 14.04.2002
- Baba'nın fotoğrafından eğitime bakış / 13.04.2002
- Utanma kültürü / 12.04.2002
- Bahçede gülde, gönül seli her yerde / 11.04.2002
- "Mevlana'yı anlamak" / 08.04.2002
- Filistin'e bakış, güçlü irade ve net tavır / 05.04.2002
- Hafız-ı Kütüpler ve kütüphanelerimiz / 31.03.2002
- Kitap okumalı... mı... yız!.. / 28.03.2002
- "Derman ve acizlik" / 27.03.2002
- Konuştuk yazdık / 25.03.2002
- II. Abdulhamid anlatıyor / 24.03.2002
- II. Abdulhamid anlatıyor / 22.03.2002
- Çanakkale geçilmez, şehitler unutulmaz / 21.03.2002
- Basından notlar... Siz yorumlayın... / 18.03.2002
- Damlalar düşüyor bir umman için / 17.03.2002
- "Notlar" / 14.03.2002
- "Mahalledeki yangın" içimdeki köz / 13.03.2002
- "Bir kaç sahifeden notlar" / 11.03.2002
- Ytong / 08.03.2002
- Bir kitap aldım anılara daldım / 07.03.2002
- Sobe, sobe sobe / 03.03.2002
- Hayata bakışımız / 01.03.2002
- Demek istiyorum ki? / 28.02.2002
- Hastaya ilaç / 27.02.2002
- Üç kelime / 26.02.2002
- "Eğer seviyorsan" / 20.02.2002
- Kurban bayramına doğru / 18.02.2002
- Niyet ettik vatandaşın cenazesine / 17.02.2002
- Köşede bir yazı / 16.02.2002
- Ulu çınar / 15.02.2002
- Hafta sonu iki mühim konu / 13.02.2002
- Minik bedenlerin büyük dünyası / 12.02.2002
- Resûlullah'ın (sav) süt annelerine olan saygısı / 11.02.2002
- Peygamberimizin anne sevgisi / 10.02.2002
- "Bu adam ağaçların terbiyesi ile konuşur" / 08.02.2002
- "Sakın Terk-i Edepten" / 06.02.2002
- Haydi gönüller hacca / 05.02.2002
- Haydi gönüller hacca / 04.02.2002
- "Öyle güzel mekân ki" / 03.02.2002
- Aldanmak, Aldatmak / 01.02.2002
- "Hzurumuz" / 30.01.2002
- "Mevla'ya emanet olsun Erzurum" / 28.01.2002
- Bezm-i Alem Kıymetli Sultan / 27.01.2002
- Bezm-i Âlem "Ana" Sultan / 26.01.2002
- İstanbul bahçe ise Beykoz gülüdür / 23.01.2002
- Tarihten günümüze Beykoz / 22.01.2002
- Tarih ve kültür varlığımız / 20.01.2002
- Ayağımızdaki kundura / 19.01.2002
- Hırsızın hesabı / 18.01.2002
- At şaha kalkarGül tebessüm eder / 17.01.2002
- İleriyi görmek / 16.01.2002
- Bir nine duydumOna hikâye buldum / 15.01.2002
- Vezirin teklifiYa halkın tedbiri / 14.01.2002
- İnsandaki tecelli / 13.01.2002
- Kültürümüz can evimiz / 12.01.2002
- Yeni bir eser / 10.01.2002
- "İşi ehline verin" / 08.01.2002
- "Kadı kılığındaki hırsız" / 07.01.2002
- 2002'nin ilk fotoğrafı: Mes'ullerin kanı dondu mu? / 05.01.2002
- "Kuyruk kavgası" / 02.01.2002
- Ayık olan yayık olmaz / 01.01.2002
- Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa Camii / 31.12.2001
- Heybeden çantaya / 30.12.2001
- Eminönü'nden Üsküdar'a / 29.12.2001
- Taklit nakaratı / 28.12.2001
- Davulun sesini yarın duyarsın! / 27.12.2001
- Peygamberimizin (sav) sabrı / 25.12.2001
- Üç kademeli vazife bilinci / 24.12.2001
- Fıkra'dan hisse / 23.12.2001
- Milli irade / 21.12.2001
- Erzurum'a bilet aldılar / 29.10.2001
- Zonguldak'tan / 28.10.2001
- "Zonguldak'tayız" / 26.10.2001
- Fehmi Dede Emine Teyze / 15.10.2001
- Ereğli'de Kuvayı Milliye abidesi / 08.10.2001
- Zonguldak'tan İncivez'den / 04.10.2001
- Üç aylar: Rahmet, mağfiret, af ve kurtuluş / 26.09.2001
- Ağacın gölgesinde / 17.09.2001
- Bir filmin ardından / 25.08.2001
- Kazancı yıkmak kolay; israfın çarkı yürüsün dursun / 24.08.2001
- Bir eser hakkında / 22.08.2001
- Yarının ertesi / 21.08.2001
- Ne oldu, neler kaldı / 20.08.2001
- İlerlemiş yaş Ağır söz ağır baş / 17.08.2001
- Daha ne olacak? / 16.08.2001
- Hocaların kıymetini anlamak / 15.08.2001
- İki hadise / 14.08.2001
- Cennet tebessümü / 13.08.2001
- Cehli konuşalım / 11.08.2001
- Bir yaprak daha düştü / 09.08.2001
- "Adı Şükriye" ama / 08.08.2001
- Bu inatla bu çorap örülmez / 06.08.2001
- Beyin gücü / 04.08.2001
- Dört arkadaşın esrarengiz ölümü / 16.06.2001
- Bu meydan açıldı / 13.06.2001
- Yazımı yarım bıraktım Nefsim anlasın diye / 07.06.2001
- "Kitap dünyasına" dikkat / 06.06.2001
- İmdat, imdat, imdaaat... / 05.06.2001
- Akif'in sesini duyunca / 26.05.2001

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

22.01.2011, 22.01.2010, 22.01.2009, 22.01.2008, 22.01.2007, 22.01.2006, 22.01.2005, 22.01.2004, 22.01.2003, 22.01.2002, 22.01.2001, 22.01.2000, 22.01.1999, 22.01.1998, 22.01.1997, 22.01.1996, 22.01.1995, 22.01.1994, 22.01.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.