HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

Yazar, yaşadığını yazar…

05.02.2022 00:00:00

Zonguldak…

Çocukluk günleri… Üzülmez deresi taşmış… 

Dereye kıyı ana caddeler ve hükümet meydanı su içinde… Neredeyse sandalla gezecekler… 

Yağmur bütün şiddeti ile yağmaya devam ediyor. Karadeniz'in kızgın dalgaları kıyıda ne varsa silip süpürüyor… 

Ben okulumu düşünüyorum. Oturduğumuz yer beton bina ve ikinci kattayız. Bize bir şey olmaz diye içimden geçiriyorum. Bir yandan da dua ediyorum. Allah bu yağmuru dindirsin diye…

Okulum ahşap bir bina. Gazi Lisesi'nin üstünde. Namık Kemal'in adını vermişler. Sınıfta yürüdükçe mazotla silinmiş tahtaları esner, çok koştuk mu öğretmenler hemen kızarlardı…

Ya bu yağmur okulumu yıkarsa? Ne yaparız sonra biz? Cumhuriyet döneminin bir örnek yapılmış okullarından biri olduğunu yıllar sonra öğrenecektik. 

Peki ya maden ocakları? Orayı su basar mı? Orada çalışan tanıdıklarımız var.  Halide teyzenin kocası… Yusuf emmi, Nermin ablanın akrabası Seyfettin efendi… Onlara bir şey olmasın? 

Öyle üzülürdük ki, sıra sıra geçen madenci cenazelerine… Üstlerinde ay yıldızlı bayrak şehitlik göstergesi imiş. Bilemezdik. Ancak her seferinde ölümle yeniden tanışırdık…

* * *

Ne yağmur uzun sürdü, ne ocaklara su doldu. Ertesi günü hava pırıl, pırıldı… Sokağa çıkmamıza izin verildi. Hemen dere kenarına koştuk. Liman ağzında sürüklenmiş ağaçlar, tahta parçaları, ev eşyaları toplanmış, derenin ağzını tıkayan envaı çeşit malzeme üst üste yığılmıştı. Madenciler ve itfaiye görevlileri, askerler canla başla çalışıyorlardı. Polis ve bekçiler emniyet şeridi oluşturmuşlar, meraklıları çalışmalardan uzak tutuyorlardı. 

Kıyıdaki çocuk bahçesinde arkadaşlarımızla biraz oturduk. Durumun yorumunu yaptık. Sonra okullarımız aklımıza geldi. Bülent, Mithat Paşa'da okuyordu. Sümerbank'ın aralığından, kestirmeden bir solukta önce benim okulumu sonra Bülentlerin okulunu görmeye gittik. 

Bizim okulda hummalı bir çalışma vardı. Her zaman öğle yemeğini yediğimiz bodrumdaki mutfağı su basmıştı. Dağdan gelen sel, okulun derme çatma duvarlarını aşmış içeri girmişti. Onu boşaltmakla meşgullerdi. Bahçedeki birkaç ağaç devrilmiş, neyse ki kimseye bir şey olmamıştı. Mithat Paşa daha şanslı idi. Okula yakın ağaçların dalları birkaç sınıfın camını kırmış, rüzgâr kiremitleri yerinden oynatmış ama binaya bir zarar vermemişti. 

Karnımızın acıktığını, poğaça fırınından birkaç tane alıp yiyerek eve döndüğümüzü hatırlıyorum. 

* * *

Şimdi ne zaman o aşırılıkta bir yağmur yağsa çocukluğuma dönerim. İçimi bir hüzün kaplar. Yılların birbiri üstüne nasıl devrildiğini, geçen bunca zamana rağmen anıların belleğimde nasıl ilk günkü canlılığı ile durduğunu düşünür hayret ederim. 

Eğitimciliğimizde bize ilk öğretilen şey, çocukların kişiliğinin on yaşına kadar şekillendirildiği, o yaşa kadar hangi iyi ve güzel davranışları, hisleri, düşünceleri aşılarsanız bunun bir ömür boyu devam edileceği anlatılmıştı. 

Milli bir duruş sergilemek, güzel anılar oluşturmak, güzel alışkanlıklar kazandırmak, geleceğe hazırlanmak ancak bu yaşlarda ektiğiniz tohumlar ile mümkün oluyor. Genç dimağlara yerleştireceğiniz korkular, sevinçler, güven veya güvensizlik duyguları, yabancı dil öğrenimi, yaşam alışkanlıkları bir ömür boyu sermayesi oluyor. 

Boşuna dememişler. Yazar; yaşadığını yazar diye…  

Siz ne yaşadı iseniz sizden sonrakilere de aynı şeyleri aktarıyorsunuz. Cumhuriyet eğitiminin aksatılması, o yıllardaki müfredatın yok edilmesi, köylerin kalkınması için başlatılan Köy Enstitüleri, köy kooperatifleri, her köyde bir okul açılması, her köye bir ebe ve hemşirenin zorunlu hizmet kapsamında gönderilmesi, nüfusu az olan veya yolu olmayan mezra ve yerlere katır sırtında gezici köy öğretmenliği ihdas edilerek okuma yazma seferberliği düzenlenmesi az buz işler değilmiş.  Bazı köylerde bugün bile bu hizmeti getiren insanların anılması hiç de tesadüf değildir. 

İnsanları kaderciliğe ve kedere teslim etmek yerine onlara yaşama sevinci aşılamak, birey olarak neler yapabileceğini fark ettirmekle mümkündür. Onları sürekli korkutarak sindirmeye çalışmak, erkekleri kahveye, kadınları çifte çubuğa mahkûm etmek bizim gibi köklü bir geçmişi olan bir ulusun kaderi olamaz. 

Bir avuç topraktan bir vatan yaratan, bir lokma tahıldan bir ambar yaratan, bir satır sözden bir ulus yaratan atalarımıza selam olsun. 

Yaşadıklarımızı yazmaya, yazdıklarımızı yaymaya devam etmek, bizim işimize yaramasa da okurların edinimler çıkartmasına hizmet etmeye devam etmek en güzeli…

Kalın sağlıcakla… 

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

05.02.2021, 05.02.2020, 05.02.2019, 05.02.2018, 05.02.2017, 05.02.2016, 05.02.2015, 05.02.2014, 05.02.2013, 05.02.2012, 05.02.2011, 05.02.2010, 05.02.2009, 05.02.2008, 05.02.2007, 05.02.2006, 05.02.2005, 05.02.2004, 05.02.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.