logo
29 KASIM 2025


Kuraklık tehlikesine niçin hiçbir hazırlık yok?

15.01.2021 00:00:00
'Kuraklık tehlikesine niçin hiçbir hazırlık yok?' seslendirme dosyası:

Küresel ısınmanın sebep olduğu iklim koşullarındaki bozulma, dünyanın her ülkesini farklı bir şekilde etkiliyor. 

Ülkemizde de bizzat yaşadığımız ve şahit olduğumuz gibi, mevsimlerde ve yağışlarda ciddi bir değişikliğe, daha önceleri yaşamadığımız doğal afetlere neden olmaktadır.

Küresel ısınmanın artmaması için Türkiye olarak elimizden geleni yapabiliriz ama bilindiği gibi bu, tüm dünya ülkelerinin ortak adım atmasını gerektirdiği için tek başımıza halledebileceğimiz bir mesele değildir.

Küresel ısınmaya neden olan sera gazlarını en çok atmosfere salan gelişmiş ülkeler de iklim konusunu sadece masa başında tartışmayla geçiştiriyor.

Bunlardan ABD gibi bazı ülkeler ise mücadeleden elini zaten çekmiş durumda.

O halde Türkiye olarak öncelikli atmamız gereken adım, küresel ısınmanın ülke topraklarımızda yapacağı olumsuz etkileri ciddi bir bilimsel çalışmayla tespit edip, bunlara karşı acil önlemler almamızdır.

Ülkemizi bu kapsamda en çok tehdit eden tehlike "kuraklık"tır.

Sivas Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meltem Sarıoğlu Cebeci, bu konuda şunları söylüyor: "Bildiğiniz üzere son günlerde ülkemizde kuraklık sorunu gündemde. Bunun en önemli nedenlerinden bir tanesi atmosferdeki sera gazlarının karbondioksit ve metan gazlarının teknolojik çalışmalar ve birçok nedenden dolayı artması. Bu artış sonunda küresel ısınma dediğimiz aşırı ısınmanın ve ayrıca iklim değişikliğinin meydana gelmesinden kaynaklıdır. Yani zaman zaman sel, zaman zaman da kuraklık gibi."

Ve ardından da Sayın Cebeci çözüm önerilerini sıralıyor:

Suyumuzu tasarruflu kullanmak, atık sularını arıtarak tekrar kullanmak, yağmur sularının depolanmasını sağlamak, deniz suyundan kullanım ve içme suyu elde etmek.

Prof. Dr. Cebeci, eğer gerekli önlemler alınmazsa, 20-25 yıl içinde Türkiye'nin tam bir kuraklığa gidebileceğini belirtiyor. Bence bu oldukça iyimser bir zaman; bu gidişatla, gelen tehlikeyi fark etmemeye, önlem almamaya devam edersek, bizler çok daha kısa zaman içinde maalesef kuralık tehlikesiyle karşılacağız.

Sayın Cebeci'nin bahsettiği çözümler dikkate alınmalı.

Su tasarruflu kullanılmalıdır. Diğer önerilerde bahsedilen çözümler özellikle kullanım suyu olarak değerlendirilerek, doğal tatlı su kaynaklarımız tamamen içme suyuna tahsis edilebilir. Tarımsal sulama ciddi manada su tüketmektedir, devletin desteğiyle tüm tarım sektörü damlama yöntemine geçebilir.

İkinci çözüm, atık sularının arıtılarak yeniden değerlendirilmesi. Bu sular içme suyu olarak değerlendirilemeyeceği için yangın söndürmede, araç yıkamada, temizlik işlerinde, bahçe sulamada ve benzeri sahalarda kullanılabilir.

Bu ve benzeri kullanım sahalarında oldukça çok miktarda su tüketilmektedir. Dolayısıyla içme sularının buralara harcanması önlenmiş olur.

Üçüncü çözüm, yağmur sularının depolanması. Küresel ısınmaya bağlı değişen iklim şartlarında bu seçenek çok önemli, çünkü yağmurlar bir anda yağıyor, sele dönüyor, akıp gidiyor. Bu suların akıp gitmesini engelleyip, devasa kapalı depolarda bunları toplayabilirsek önemli bir tatlı su kaynağı daha elde etmiş oluruz.

Hatırlarsanız eskiden sarnıçlar yapılırdı. Örneğin Yerebatan Sarnıcı en iyi bildiğimiz tarihi bir sarnıçtır. O dönemin ilkel şartlarında bu başarılabilmiştir, bugün neden başarılamasın? Üstelik yağmur suları bu şekilde kapalı depolarda toplandığında, buharlaşıp eksilmesinin de önüne geçilmiş olur.

Denizin içinde konumlanmış olan Venedik, yüzyıllardır su ihtiyacını bu yöntemle temin etmiştir. Bizler Türkiye genelinde, özellikle de büyük şehirlerde bu seçeneği neden değerlendirmeyelim? Evlerin çatılarından akan sular, dağlardan sele dönüşen sular hep bu kapsamda değerlendirilebilir.

Ve ülkemiz için en önemli çözümlerden birisi de deniz suyunun arıtılmasıdır. Suudi Arabistan bu seçeneği yıllardır kullanmaktadır. İsrail su ihtiyacının dörtte üçünü bu yolla temin etmektedir. KKTC'deki Doğu Akdeniz Üniversitesi de su ihtiyacını böyle sağlamaktadır.

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde bu seçenek bu güne kadar hiç değerlendirilmemiştir. Ama bugünün kuraklığa giden olumsuz şartlarında geç kalmadan şimdiden buna yönelik çalışmalara başlanmalıdır. Ters ozmoz yöntemiyle arıtılan deniz suyunu hem kullanım hem de içme suyu olarak kullanabiliriz.

Yap-işlet-devret yöntemleriyle milyarlarca lira harcayarak devasa yatırımlara para harcarken, bunlardan çok daha elzem konunun kuraklık ve su meselesi olduğunu tekrar hatırlatmak isteriz. Üstelik İstanbul Havalimanı, Kanal İstanbul gibi projeler, orman alanlarının devre dışı kalması ve içme suyu bölgelerinin zarar görmesi sebebiyle İstanbul'un su sorununu daha fazla artıracak adımlardır.

Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'nin devlete kazandırdığı güçle kuraklıkla mücadele konusunda birçok adım kolaylıkla atılabilir. Tabii ki, tercihimizi gerçekten milletine hizmet edenlerden yana kullanabilirsek, çözümün adresinde buluşabilirsek.

Milli Ekonomi Modeli'ni parti programına alan tek siyasi hareket olan Bağımsız Türkiye Partisi iktidarında öncelikli konular, milletin gerçek sorunlarının çözümleri olacaktır.

Bunların başında da kuraklık meselesi gelmektedir.

Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Yorumlarınızı paylaşın

--
 
Murat Çabas / diğer yazıları
Vahşiler ateşi hiç kesmedi
Gazze'deki can kaybı 70 bin 100'e çıktı
Patrik eşlik etti
Papa fesat yuvasında
'Adayımız Ekrem İmamoğlu'
Özel, CHP kurultayında konuştu
Mesut Barzani Şırnak'ta
Peşmerge lideri neden geldi?
'Bu kriz bambaşka'
Maliyet artışları sanayiciyi bunaltıyor
İsrail, Batı Şeria'ya saldırılarını yoğunlaştırdı
Tubas'ta 26 Kasım'dan bu yana 130 Filistinliyi yaraladı
Havayolu şirketlerinden seri açıklamalar
Havacılıkta Airbus A320 paniği
ABD, Afgan pasaport sahiplerinin vizelerini askıya aldı
Gerekçe: Ulusal ve kamu güvenliğini korumak
NYT: Trump, Maduro ile telefonda görüştü
Maduro'nun Trump'a bazı teklifler sunduğu iddia edildi
30 bine ramak kaldı
Açlık sınırı Kasımda resmen uçuşa geçti
Savaş listesinde ABD üçüncü sırada!
İspanya'yı şok eden anket
'Çok vahim hatalar yapıldı'
Erdoğan'dan terörle mücadele mesajı
BTP'de kongre hazırlığı
9. Olağan Kongre 7 Aralık'ta
CHP'de yine kurultay var
39. Olağan Kurultay başladı
Esenyurt’ta korku dolu anlar
Otele el bombası atıldı
Vahşiler ateşi hiç kesmedi
Gazze'deki can kaybı 70 bin 100'e çıktı
Patrik eşlik etti
Papa fesat yuvasında
'Adayımız Ekrem İmamoğlu'
Özel, CHP kurultayında konuştu
Mesut Barzani Şırnak'ta
Peşmerge lideri neden geldi?
'Bu kriz bambaşka'
Maliyet artışları sanayiciyi bunaltıyor
İsrail, Batı Şeria'ya saldırılarını yoğunlaştırdı
Tubas'ta 26 Kasım'dan bu yana 130 Filistinliyi yaraladı
Havayolu şirketlerinden seri açıklamalar
Havacılıkta Airbus A320 paniği
ABD, Afgan pasaport sahiplerinin vizelerini askıya aldı
Gerekçe: Ulusal ve kamu güvenliğini korumak
NYT: Trump, Maduro ile telefonda görüştü
Maduro'nun Trump'a bazı teklifler sunduğu iddia edildi
30 bine ramak kaldı
Açlık sınırı Kasımda resmen uçuşa geçti
Savaş listesinde ABD üçüncü sırada!
İspanya'yı şok eden anket
'Çok vahim hatalar yapıldı'
Erdoğan'dan terörle mücadele mesajı
BTP'de kongre hazırlığı
9. Olağan Kongre 7 Aralık'ta
CHP'de yine kurultay var
39. Olağan Kurultay başladı
Esenyurt’ta korku dolu anlar
Otele el bombası atıldı
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2025

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.