HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 EYLÜL 2021, CUMA

Ulusal bağımsızlığa karşı duranlar

14.06.2001 00:00:00
Prof. Dr. Haydar Baş Bey uzunca bir süredir, ülkede hiç bir kesimi dışarda tutmaksızın bir tehlikeyi haber veriyor: Türkiye'nin bağımsızlığı.

Yabancı askeri postalların küreselleşmeyle yerini, cilalı kunduralara bıraktığı ve bu nedenle de oynanan oyunların çetrefil ve çok bilinmeyenli olduğu denklemde bir işaret feneri rolü oynuyor, Prof. Dr. Haydar Baş. Küreselleşme siyaseti, ekonomisi ve kültürel boyutlarıyla ülkeyi kuşatırken bir tek gür seda çıkıyor: Prof. Dr. Haydar Baş.

Baş AB'ne karşı çıkıyor, tam bağımsızlığı savunuyor, birlik ve beraberliğimizin altını çizerken Kuvay-ı Milliye ruhunu da tüm boyutlarıyla diriltmeye çalışıyor. Adeta tek başına büyük bir mücadelenin içinde.

Türkiye'nin tam anlamıyla kıskaç altına alındığı bir ortamda bu kadar kritik gündeme değinmek, kuşkusuz her babayiğidin kârı değil.

Prof. Dr. Haydar Baş Bey'e benimde iştirak ettiğim bir TV programında bu soru soruldu:

Efendim, Türkiye'de öyle bir çevre var ki, ülkenin meselelerine sahip çıkmayı suç kabul ediyor. Yarış milli projeler arasında değil dışarıdan gelen yada ayağı dışarda olan senaryolar arasında yaşanıyor. Küreselleşmeye hayır demek, AB'ye hayır demek kolay değil. Siz bu misyonu üstlenmiş durumdasınız. Aldığınız risk çok büyük.

Baş'ın cevabı son derece net.

Hepsini biliyoruz ve farkındayız. Ancak Allah Teala bizi doğruyu söylemekten alıkoymasın. Bu millet büyüktür!

Devlet-millet kaynaşması

Ulusal Bağımsızlık adıyla Türkiye'nin yakından izlediği 3 miting düzenlendi. Şehirler malum Trabzon, İstanbul ve Ankara. İştirak olağanüstü boyutlarda gerçekleşti. Bizzat katıldığım için biliyorum, Trabzon, İstanbul ve Ankara'nın en büyük meydanları, bu meydanlara açılan caddeler sokaklar, parklar, bahçelerde dahil izdiham boyutlarında dolduruldu.

Yoğun ilginin oluşturduğu dalganın nedeni, her 3 mitinge de katılarak konuşma yapan Prof. Dr. Haydar Baş Bey. Mitinglerdeki Baş fotoğrafını, İstanbul mitingine katılan bir üst düzey bürokratın şu sözleri tamı tamına anlatıyor.

"Çeşitli siyasi eğilimlere yakınlık içinde oldum. Milliyetçiyken, dini yanlış anlattılar. Diğer taraftayken de Türküm demeyi, devleti, vatanı sevmeyi suç gibi gösterdiler. Haydar Bey bize ülkemi ve dinimi aynı anda sevebileceğimizi gösterdi."

Büyük oyunu bozan galiba bu cümleler. Mitingdeki Ulusal Bağımsızlık temel vurgusu birilerini rahatsız etmiş olacak ki, 60 bin kişilik mitingi 500 (yazıyla beş yüz), 500.000 ve 300.000 kişilik mitingleri de 5000 (yazıyla beşbin) kişi gösterme yarışına girdi bir kısım çevreler.

Milli bütünlüğün savunulduğu, Ermeni Soykırım iddialarına hayır denilen programları adeta küçük gösterme telaşı...

İşin ilginç tarafı organizasyon komitesinin asla böyle bir derdi yok. Hatta toplantılar için önceden basını davet etme lüzumu dahi duymamışlar.

Nedeni şu; iftiharla söylüyorum benimde içinde bulunduğum Meltem TV, bu programları canlı olarak yayınladı. Organizasyon komitesi açıkçası Meltem TV bu programları canlı yayınladığına göre, bize yeter düşüncesindeler. Hatta mitinglerin Meltem TV ve Yeni Mesaj dışında bir grupta yer almasını, medyanın temel meselelerde yitirmiş olduğu itibar nedeniyle olumluda bulmadılar.

Çölaşan'ın memuriyeti

Ancak ilginçtir buna rağmen Emin Çölaşan, mitingden duyduğu muhteva rahatsızlığını örtmek için bir iftira tezgahı açmaya çalışıyor.

Müslüman mahallesinde salyangoz satmak misali niçin bu mitingler düzenleniyor, niçin izin veriliyor havasıyla kendince mesaj uçurmaya çalışıyor. Bilinen kimliğine uygun, memuru olduğu odağa bilgi notu düştüğünü zannediyor.

Yapılan şeyin gazetecilik olmadığı, Çölaşan'ında bu mesleği icra etmediğini bilmeyenimiz yok. Eğer yazılan yazının köşe yazarlığıyla bir ilgisi olsaydı, otobüslere takılan pankartlar için ne kadar ücret ödendiği için bir tek telefon kafi gelirdi.

Yapılan medya ahlaksızlığı bir yana bu kişileri çatlatacak bir not aktarayım.

Emniyet görevlileri mitinglerdeki düzen ve rahatlık nedeniyle organizasyon komitesini tebrik ettiler. Üstelikte mitinglerdeki bayrak görüntülerinin Türkiye'yi uluslararası alanda tanıtması için izin istediler.

Yalan ve yönlendiren gazeteciliğe milletin cevabı aslında son derece net. Mitinglere katılan milyonlar ve medyanın en güvenilmez kurumlar araştırmasında sonuncu olmasıyla herşey ortaya çıkıyor.

Ders almak isteyene ders çok!
 
Ahmet Erimhan / diğer yazıları

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

14.06.2000, 14.06.1999, 14.06.1998, 14.06.1997, 14.06.1996, 14.06.1995, 14.06.1994, 14.06.1993, 14.06.1992, 14.06.1991, 14.06.1990, 14.06.1989, 14.06.1988, 14.06.1987, 14.06.1986, 14.06.1985, 14.06.1984, 14.06.1983, 14.06.1982


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.