Irak ve Suriye tezkereleri birleştirildi ve tezkere gerekçesi olarak da "Türkiye'nin ulusal güvenliğini koruma hakkı" vurgusu yapıldı.Ne garip bir durum; taşeron siyasilerimiz tarafından ulusal güvenliğimizin bozulması için her türlü gayret sarf ediliyor, sonra da güvenliğimiz tehdit altında denilerek feveran edilip tezkere peşinde koşuluyor.Ulusal güvenliğimizi tehdit eden unsurlardan daha fazla, uyguladıkları ABD ve AB talimatlı politikalarla bu tehditleri oluşturanlar bir tezkereyi hak etmiyor mu sizce?Hazırlanan tezkerede, "Türkiye'nin sınırlarında gittikçe artan tehditler"den bahsediliyor.Bu tezkereyi hazırlayarak Türkiye'yi, Türk milletini kan gölüne dönen Ortadoğu bataklığına çekmek isteyen siyasilerimize şunları sormamız lazım:Bundan dört yıl önce Esad'ın hakim olduğu Suriye'de böyle hadiseler var mıydı?Tehditler gittikçe artıyorsa bu sizin övünerek bahsettiğiniz "komşularla sıfır sorun" politikalarınızın bir neticesi değil mi? Bölgeye Esad'ın hakim olduğu dönemlerde milyonlarca Suriyeli kaçıp ülkemize girmiyordu, sonra sizler Esad'ı zalim ilan ettiniz ve sınırımıza yakın bölgeleri Esad için uçuşa yasak bölge ilan ettiniz ve hava harekatı yapılamayan bu bölgelere terör unsurları yerleşti. Bu da yetmedi Batı basınında sık sık yayınlanan haber ve görüntülere göre bu terör unsurlarına sınırlarınızı açtınız, silah ve erzak desteği yaptınız. Şimdi kimi kime şikayet ediyorsunuz?Tezkerede Irak'ın kuzey bölgesinde, PKK terör örgütünün varlığını sürdürdüğü belirtildi.Günaydın? Daha yeni mi öğrendiniz?Irak'ın kuzey bölgesi dediğimizde Barzani'nin hakim olduğu bölge ifade ediliyor.Yani PKK buradaki varlığına devam etmesini Barzani'ye borçlu.Bu Barzani'yi siz AKP toplantısına onur konuğu olarak davet ederek "Türkiye sizinle gurur duyuyor" sloganları attırmadınız mı? Şivan Perver ile gelen Barzani'yi Diyarbakır'da dostça kardeşçe karşılayıp bağrınıza basmadınız mı?Bütün dünya tepki göstermesine rağmen Barzani'nin petrollerini uluslar arası hukuku da çiğneyerek dünyaya pazarlamadınız mı? Türk milletine sattığınız elektrik fiyatından daha uygun fiyata Barzani'ye elektrik sağlamadınız mı?PKK'yı besleyen, büyüten, içinde barındıran Barzani'ye bu kadar ilgi ve alakadan sonra, bütün bunlara APO ile kol kola çöz(ülü)m sürecini de ilave edersek söyler misiniz Irak'ın kuzeyinde PKK hala varlığını sürdürüyor gerekçesiyle bir tezkere çıkarmaya çalışmak ne kadar samimidir?Yoksa ABD ve İsrail adına ilişkilerimizi bozduğumuz Esad'a yine ABD ve İsrail adına savaş açmak için IŞİD ve PKK kılıfları mı kullanılıyor?Tezkerede bir madde var ki oldukça dikkat çekici?"TSK'nın gerektirdiği takdirde sınır ötesi harekat ve müdahalede bulunmak üzere yabancı ülkelere gönderilmesi ve aynı amaçlara yönelik olmak üzere yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunması?"Bu madde "Dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan olma" anlamına geliyor.Yani TSK'ya Suriye ve Irak'ta operasyon izni verirken, yabancı askerlerin ülkemizi resmen işgal etmesinin önü açılıyor. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken, TSK'ya Irak ve Suriye'de operasyon yetkisini TBMM veriyor bu bizim hukukumuza göre uygun olabilir ama karar uluslar arası hukuka uygun değil? Uyguladığımız takdirde Türkiye'yi suçlu, işgalci duruma düşürecektir.Fakat yabancı askerlere ülkemizde konuşlanma yetkisi vermemiz ve bu gerekçeyle bunların ülkemize yerleşmeleri izni Türkiye verdiği için uluslararası hukuka uygun?Tezkereyle kendimizi hukuksuzluğa doğru iterken, ülkemizin işgalini de hukukileştirmiş oluyoruz.Bugün bu tezkere TBMM'de oylanacak, inşallah vekillerimiz 1 Mart tezkeresinde gösterdikleri duyarlılığı gösterirler ve tezkereyi ellerinin tersiyle iterler. Eğer böyle olmazsa Türk milletini çok kötü şeyler bekliyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- “MEM, ulusal egemenliğin iktisadi karşılığını ortaya koyar” / 27.02.2026
- “Sorun kaynak yokluğu değil, talebi hesaba katmayan verimsiz sistemdir” / 26.02.2026
- MEM, ülkeler için ekonomik bağımsızlığın yol haritasıdır / 25.02.2026
- 'MEM, tüm ülkelere ilham kaynağı olmalıdır' / 24.02.2026
- 'Milli Ekonomi Modeli refah artışını toplumsal tabana yayar' / 21.02.2026
- 12. MEM Kongresi için Buhara’dan davet / 20.02.2026
- Dünyada barış ve huzur MEM ile sağlanır / 19.02.2026
- Bilim insanları Viyana’da ‘MEM’ dedi / 18.02.2026
- ‘Talep olmazsa arzın hiçbir anlamı yoktur’ / 17.02.2026
- "Milli Ekonomi Modeli bir zorunluluktur" / 14.02.2026
- “Sorun kaynak yokluğu değil, talebi hesaba katmayan verimsiz sistemdir” / 26.02.2026
- MEM, ülkeler için ekonomik bağımsızlığın yol haritasıdır / 25.02.2026
- 'MEM, tüm ülkelere ilham kaynağı olmalıdır' / 24.02.2026
- 'Milli Ekonomi Modeli refah artışını toplumsal tabana yayar' / 21.02.2026
- 12. MEM Kongresi için Buhara’dan davet / 20.02.2026
- Dünyada barış ve huzur MEM ile sağlanır / 19.02.2026
- Bilim insanları Viyana’da ‘MEM’ dedi / 18.02.2026
- ‘Talep olmazsa arzın hiçbir anlamı yoktur’ / 17.02.2026
- "Milli Ekonomi Modeli bir zorunluluktur" / 14.02.2026




























































